26 Ağustos 2015 Çarşamba

Bankacılık Hikayeleri - 5 - Zor Müşteri


Güneydoğu Anadolu’da faaliyet gösteren bir şubenin sorunlu bir kredi işlemi olur. Kredi tahsil edilemez ve temerrüde yani gecikmeye düşer. Şubenin karlılığını olumsuz etkileyen ve aynı zamanda performans anlamında da olumsuz not almasına neden olan bu durumdan dolayı şube müdürü yanına pazarlamacısını alıp müşteriyi ziyarete gider.

Öncelikle sıcak başlayan sohbet esas konuya gelindiğinde biraz soğumaya başlamıştır. Bundan sonrasını dinleyelim:

Şube müdürü “Efendim her şey için teşekkür ederiz. Biz vaktinizi fazla almadan konuya gelelim. Biliyorsunuz bizim bankadan geçen zaman içerisinde birçok kredi kullandınız ve bunların ödemelerini gerçekleştirdiniz. Fakat son kredi kullanımında yapılması gereken ödemeler gecikti ve bundan dolayı özellikle genel müdürlük tarafından çok ciddi baskı altına alındık. Bu konuda sizden geciken ödemelerinizi yapmanızı rica edeceğim.”

Müşteri “Müdür bey, ödemelerimizi yapacağız. Neden bunu bu kadar sorun haline getirdiniz?”

“Efendim biz de biliyorsunuz bu bankanın çalışanlarıyız, bize ne deniyorsa onu yapmaya çalışıyoruz. Elbette müşterimiz ile böyle bir ortamda karşılaşmak istemeyiz ama maalesef bu konuları da çözmemiz gerekiyor. Ödenemeyen her krediden dolayı bankamız bir karşılık yazmaya başlıyor. Bundan oluşan zarar da şubemizin karını azaltıyor.”

“Bu sene de kar etmeyiverin, bugüne kadar ettiklerinize sayarsınız”

“Öyle şey olur mu? Biz sonuçta kar etmek üzere faaliyet gösteriyoruz, eğer kar edemezsek bize mevduatlarını yatıran hesap sahiplerine nasıl uygun getiriler sağlayabiliriz?”

“Müdür Bey, sonuçta ne demek istiyorsun?”

“Demem o ki, bizim bu krediyi tahsil etmemiz lazım. Eğer edemezsek teminata aldığımız ipoteği nakde döndürmek için icra yoluna gitmek durumunda kalacağız. Bunu ne siz istersiniz, ne de biz isteriz…”

“Yani sen benim bu evimi haczedeceksin öyle mi?”

“Yapmak istenmiyoruz ama başka çare kalmazsa maalesef öyle olacak”

“Yani beni buradan atacaksın öyle mi?”

“Dediğim gibi bu benim kararım değil, ama bu süreç bu şekilde işleyecek…”

“O zaman artık misafirlik bitti müdür bey”

“Ne demek istiyorsunuz?”

O sırada elini arka cebine doğru götürüp masanın üzerine bir silah koyar

“Hadi bakalım şimdi gelin”

“Ama bu şekilde davranmanız çok yanlış. Siz beni tehdit mi ediyorsunuz?”

“Bilmem sence ne yapıyorum?” …

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder