8 Mayıs 2018 Salı

Chris Skinner'ın "ValueWeb" Adlı Kitabının Özeti

Merhaba kıymetli okuyucularım,


Bugün de sizlere uzun bir aradan sonra yine bir kitap özeti yapmaya çalışacağım. Aslında bu seferki kitap oldukça kapsamlı ve birkaç paragrafta özetlenebilecek kadar basit bir kitap değil. Chris Skinner'ın yazdığı Değer İnterneti olarak dilimize çevirebileceğimiz ValueWeb adlı kitaptan bahsediyorum. Chris Skinner dünya çapında bankacılığın geleceği üzerine yazdığı kitaplar ve makaleleri ile tanınıyor.


Kitapta göze çarpan başlıkları kısaca aşağıdaki gibi özetlemeye çalışayım.


Bundan yaklaşık 10 yıl kadar önce internete 1 milyar insan bağlanabilirken bu rakam şimdilerde 7 milyar insana yükselmiş durumda. Bu nedenle artık insanlar arasında P2P (peer to peer veya person to person) işlemlerin gittikçe yaygınlaşmaya başladığı görülüyor. Bu işlemler değer takasları, para transferleri, mesajlaşmalar vb. olarak karşımıza çıkıyor. Temmuz  istatistiklerine göre dünyada yaşayan insanların yarısında cep telefonu var. Bu da gittikçe mobil işlemlerin artacağını bize gösteriyor. Mobil cihazlardaki artışla birlikte de P2P işlemler daha da yaygınlaşacak gibi görünüyor. Bu cihazlar hem ödeme aracı (kart, cüzdan vb.) hem de POS (mobil POS vb) gibi kullanılabiliyor. O nedenle aslında ödemeler için mobil cihaz dışında başka bir cihaza da ihtiyacımız yokmuş gibi görünüyor.


Mobil telefonlar yüz yüze iletişim kurmak için sizin şubelere gitmenize gerek bırakmadan video konuşması aracılığı ile istediğiniz yerden istediğiniz insanla sizi bir araya getirebiliyor. Bunun yanında mobil telefonlar birer kimlik doğrulama aracı olarak da çalışıyor. Bazı bankalar; ATMden para çekecekseniz, ATM lokasyon bilgisi ile cep telefonu lokasyonunu eşleştirmeye çalışıyor.  


Gelişen bir diğer trend de mobil cüzdanlar olarak karşımıza çıkıyor. İnsanlar mobil cüzdanlarına koydukları kartları ile mobil ödeme kabul eden yerlerde kartlar yanlarında olmasa dahi ödemeler yapabiliyorlar. Bu nedenle artık cüzdan taşımak da anlamsız hale geliyor. Mobil cüzdanlar saatler ve ses tanıma teknolojileri ile biyometrik onaylar vererek daha kolay bir onay süreci ile satın alma deneyimi oluşturuyorlar. Örneğin bir insan taşıdığı dijital bileklik veya saat ile mobil cüzdanını eşleştiriyor. Mobil ödeme yaparken bileklik nabız atışına göre bu insanın gerçekten doğru insan olup olmadığını anlıyor.


Mobil kullanımı ve mobil ödemeler aslında çok farklı bir alanda da hizmet veriyor. Yoksulluğun azaltılması konusunda dijitalleşmenin ve mobil kullanımının önemli etkileri olduğu gösteriliyor. Sadece bir cep telefonu üzerinden Kenya'da mobil ödemeler yapılabiliyor. Bu da insanların paralarını zamanında almalarına sebep oluyor. Bu nedenler dünyada insanlığın açlıktan kurtulması için dijitalleşmenin geliştirilmesi üzerine çalışmalar yapan vakıflar bulunuyor.


İnsanlar arasındaki değer takasının önemli olmasının yanında bu takasın hızlı, şeffaf, güvenilir ve maliyeti düşük şekilde gerçekleşmesini sağlamak gerekiyor. Geleneksel çözümler (içinde kredi kartı işlemlerinin yapıldığı, Swift mekanizmasının çalıştığı vb.) ise bunların hepsini bir arada sağlayamıyor. O nedenle blockchain ve bitcoin son dönemlerde oldukça popüler hale geldi. Çünkü blockchain sistemi ve üzerinde çalışan bitcoin ödeme aracı insanlara yukarıda saydığımız; hızlı, şeffaf, güvenilir ve maliyeti düşük işlemler vaad ediyor. Bitcoin ilk defa 2008 yılında Satoshi Nakamoto kullanıcı alındaki biri tarafından kaleme alınana bir makalede ortaya çıktı. Daha sonra da birçok alternatifi meydana geldi. Dünyanın ilk merkezi olmayan para birimi olan bitcoinler zorlu matematik problemlerini çözen bitcoin madencileri tarafından oluşturuluyor. 21 milyon bitcoin oluşturulabileceği ifade ediliyor. Bitcoin üzerine tartışmalar halen devam ediyor. Bir kısım insanlar bunun merkezi bir otorite tarafından kontrol edilememesinden dolayı karanlık işlerde kullanılabileceğini ifade ediyor. Fakat birçok ülke ve şirket de bitcoini kullanabileceklerini söylüyor.


Bir diğer önemli konu da nesnelerin interneti yani Iot (internet of things) dediğimiz gelişmedir. Makinaların içerisine yerleştirilecek çiplerle makinalar, diğer makinalarla veya tedarikçilerle bağlantıya geçip insanların rutin şekilde yaptıkları işleri (örneğin satınalma) insanların bunlara vakit ayırmasına gerek kalmaksızın halletmesine olanak tanıyacaktır. Fakat anlamsız bir sipariş geldiğinde yine son kullanıcı olarak insanın onayına sunulacak ve oldukça kolaylaştırılmış bir onay süreci ile bu işlem tamamlanacaktır. Örneğin buzdolabınız, buzdolabınızın açılış sıklığına, yumurta kefesindeki ağırlığa, sizin yumurta yeme sıklığınıza vb. bakarak marketten yumurta siparişi geçebilecektir. Fakat alışılmadık bir sipariş olması durumunda bunu size bildirecek ve onayınız talep edilecektir.


Kitapta bahsedilen önemli konulardan bir tanesi de Fintek (Fintech) lerdir. Fintek finans ve teknoloji kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Fintekler finans şirketlerinin hali hazırda yapmakta olduğu uygulamalardan (örneğin ödeme, para transferi, kredi kullandırma vb.) bir veya birkaçını hedefleyip daha hızlı, daha az maliyetli, kolay ve pürüzsüz şekilde yerine getirmeye gayret ediyor. Bankaların özellikle ödemelere yaptıkları aracılık konusunda çalışmaya başlayan birçok fintek var ve ödemelere birer alternatif getirmeye çalışıyorlar. Böylece daha hızlı ve daha az maliyetli olacak şekilde insanlar veya kurumlar arasında ödemeler gerçekleşmiş oluyor. Fintekler bu aşamada bankalarla rekabet etmek yerine onların taşeronu gibi çalışmaya çalışıyorlar diyebiliriz. Fakat ileride gerekli yasal mevzuata da kavuştuklarında bankalarla rekabet etme potansiyelleri yok değil. Finteklerin 1 milyar dolar büyüklüğe erişenlerine Unicorn deniyor. Uber, Airbnb bunlardan bazılarıdır.


Finteklerin temel özellikleri bankaların yapmakta zorlandıkları veya hantal yapıları ile müşteri memnuniyetsizliği oluşturdukları alanlara hitap etmeleridir. Örneğin Zopa bir P2P kredi platformudur. Bir insan başka bir insana bu platform üzerinden kredi vermektedir. Ortada ise çok gelişmiş bir risk değerlendirme yazılımı vardır. Bu sayede bankalarda haftalar bulan kredi değerlendirme işi Zopa'da çok çabuk sonuçlanmaktadır. Zopa ve diğerleri kredi değerlendirme yaparken bankaların çok kullanmadığı metotları da kullanabilmektedirler. Örneğin bir şirkette çalışıtğınızı söylüyorsanız linkedin hesabınızda o şirketle bağlantılı olarak kaç arkadaşınız var. Linkedin hesabınız kaç yıllık gibi kontroller yapılabilir. Ayrıca bir serbest text yazı yazmışsanız büyük küçük harf kullanımı, virgül kullanımı vb. bile oldukça önemli olabilir.


Bankalar da bu değişime ayak uydurabilmek için yapılarını yenilemeleri gerekir. Bu nedenle dijitale ayak uydurmak şarttır. Bankalar tüketicilerin finteklerden beklediğini belki ilk aşamada hızlı şekilde vermezler ama süreçlerini müşterilerinin beklentilerine uygun hale getirebilirler. Örneğin banka müşterilerinin bir gece önce yaptığı Google aramalarından mortgage tekliflerine baktığını, sabah mobil uygulamasından bankaların fiyatlarını kontrol ettiğini öğrenmeyi başarabilir. Sonrasında müşteri şubeye girerse mortgage uzmanı orada hazır olarak kendisini bekleyebilir.


Evet sevgili dostlar, dediğim gibi bu kitabı özetlemek çok zor. Eğer bu teknolojilere ilginiz varsa alıp okumanızı tavsiye ediyorum. Hatta şunu da belirteyim, Pandora yayınevinde satılan bu kitap muadillerine göre oldukça uygun fiyatlı, o sebeple almamanız için hiçbir sebep yok.


Hepinize güzel günler dilerim.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder