29 Aralık 2012 Cumartesi

Türkiye Ekonomisi'nde 1994 Yılı Krizi ve Yaşanan Ekonomik Gelişmeler

Ülkemizi 1994 yılındaki döviz krizine doğru sürükleyen göstergelere ve bu aşamaya gelinirken yaşanan gelişmelere önceki yazılarda yer verilmiştir. Bu verilerden de anlaşılabileceği gibi 1994 yılının ilk yarısı ekonomik sorunların kriz boyutuna ulaştığı ve ciddi kısa ve orta vadeli istikrar programının kaçınılmaz hale geldiği bir dönem olmuştur. Bu göstergelerdeki olumsuzluklar ve trendin gittikçe negatife dönmesi üzerine, 14 Ocak 1994 günü uluslararası denetim kuruluşları ülkemizin kredi notunu düşürmüş, bu da krizin başlangıcı olmuştur. Türkiye'nin kredi imkanlarının daralacağı ve devalüasyon yapılacağı beklentisi döviz piyasasına talebi hızla artırmış, Merkez Bankası uzun zaman döviz piyasasına müdahaleden kaçınarak faizleri yükseltme yoluna gitmiş, likiditeyi bu araçlarla yönlendirmeye çalışmıştır. Ancak % 100'ü geçen kamu borçlanma faizleri dövize talebi önleyememiş, 26 Ocak 1994'de Hükümet devalüasyon yapmak zorunda kalmış ve döviz fiyatları %12,6 oranında arttırılmıştır.[1]

1994 yılında yaşanan kriz ortamında meydana gelen başlıca gelişmeler aşağıda özetlenmeye çalışılmıştır:[2]
  • 19 Ocak tarihinde dolar 22 Bin TL’ye tırmanmıştır. Merkez Bankası bunun üzerine devreye girip 20 Ocak tarihinde yükselişi frenlemeye çalışmıştır.
  • 25 Mart tarihinde bankalar arası piyasada gecelik faizler %1,000’ler seviyesine kadar çıkmıştır. Dolar da 25,600 TL seviyesine yükselmiştir.
  • 5 Nisan tarihinde ekonomiyi darboğazdan çıkarmayı hedefleyen hükümet tarihe 5 Nisan kararları olarak geçen bir dizi sert ekonomik tedbiri almıştır.
  • 20 Nisan 1994 yılında Marmarabank iflas etmiştir.
  • 17 Mayıs 1994 tarihinde Türkiye 14 yıl aradan sonra tekrar IMF gözetimine girmiştir.
1994 krizinin iki temel nedeni bulunmaktadır. Birincisi, 1989 yılında sermaye hareketlerinin liberalleştirilmesi ve bankaların yurtdışından sağladıkları ucuz kaynaklarla Hazine’yi fonlaması ile Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele çerçevesinde TL’yi değerli tutmaya çalışma politikasının yarattığı bankaların açık pozisyonları, diğeri ise 1989 yılında şok olarak verilen yüksek ücret zamlarının iç talebi körüklemesidir.[3]

Bu olumsuzluk ortamında bankalar arası piyasayı düzenleyen ve çeşitli tedbirler ile buradaki işlemleri kontrol eden Merkez Bankası da aşağıdaki çalışma prensiplerini izlemiştir:[4]
  • Piyasa ekonomisinden taviz verilmemesi,
  • Tüm ekonomik işlemlerin Merkez Bankası para politikası tedbirleri çerçevesinde işlemesi,
  • Türk Lirası işlem yapma ve Türk Lirası tasarrufun özendirilmesi,
  • Piyasalaşmanın genişletilmesi,
  • Kalıcı tedbirlerin alınması.
Görüldüğü üzere yıllarca süren yanlış politikalar ve finansal serbestleşmenin istenilen ölçüde uygulanamaması sonucu ülkemiz ekonomisi 1994 yılında önemli bir darboğazla karşı karşıya gelmiştir. Bu yıla 73 Trilyon TL açık pozisyonla giren bankaların borç yükleri döviz kurlarındaki ani yükseliş nedeniyle artarken, bankalar kaynaklarının önemli bir kısmını da borç ödemek için kullanmışlardır. Yaşanan güven bunalımı nedeniyle ciddi bir kaynak sıkıntısı ile karşılaşan bankacılık sisteminde ortaya çıkan likidite krizi sonucu bu dönemde döviz borcu yüksek olan Marmarabank, TYT Bank ve İmpeksbank’ın faaliyeti son bulmuştur.[5] Faiz oranlarının yüksekliği ve iç piyasa talebinin de düşüklüğü nedeniyle kredi hacmi daralırken, artan kaynak maliyeti bankacılık sisteminin zarar etmesine neden olmuş ve sistem ciddi bir öz kaynak erozyonu ile karşı karşıya kalmıştır. Ayrıca sistemden fon çıkışını önlemek amacıyla mevduata sınırsız garanti getirilmiştir. Bu garanti ancak 5 Temmuz 2004 tarihinde yapılan 50 Milyar TL’ye kadar olan sınırlı garanti ile ortadan kaldırılabilmiştir (CNN Türk, 2004)[6].


[1] Zeyyat Hatipoğlu, Mustafa Aysan, Türkiye Ekonomisinde 1994 Bunalımı, (İstanbul: Beta, 1994), 51.
[2] Mustafa Sönmez, Türkiye Ekonomisi’nin 80 yılı, (İstanbul: İTO, 2004), 147.
[3] Şükrü Binay, Kürşat Kunter, Mali Liberalleşmede Merkez Bankası’nın Rolü, 1998
<http://www.tcmb.gov.tr/yeni/evds/teblig/98/gece2.html>
[4] Yaman Törüner, Akşam Yazıları, (İstanbul: İnkılap, 2000), 264.
[5] Bülent Öz, “Türkiye’de Ticari Banka Başarısızlığında Etkili Olan Faktörlerin Çok Değişkenli İstatistik Yöntemlerle İncelenmesi” (İstanbul: İstanbul Üniversitesi, 2005), 13.
[6] CNNTurk, Mevduata Sınırsız Güvence Uygulaması Sona Erdi,
<http://cnnturk.com/EKONOMI/GENEL/haber_detay.asp?PID=40&HID=1&haberID=17927>

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder