18 Aralık 2012 Salı

Türkiye'de Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 17/09/2012 tarihinde yayımlanan “2011 Yılı Gelir
ve Yaşam Koşulları Araştırması Sonuçları” haber bültenine göre ülkemizde aşağıdaki gelişmeler olmuştur.

·         Türkiye genelinde hane halkı başına ortalama kullanılabilir yıllık gelir 2010 yılından 2011 yılına  %10,3 oranında artış göstererek 22,063 TL’den 24,343 TL’ye gelmiştir.
·         Türkiye genelinde en fakir %20’lik grubun ortalama yıllık eşdeğer hane halkı kullanılabilir geliri %10,2 artışla 3.129 TL’ye yükselmiştir. Buna karşın Türkiye genelindeki en zengin %20’lik grubun hane halkı yıllık ortalama kullanılabilir geliri ise bir önceki yıla göre %11,5 oranında artış göstererek 22.573 TL’den 25.172 TL’ye yükselmiştir.
·         En zengin ve en yoksul arasındaki gelir farklılığını P80/P20 göstergesi ifade edilen yüzde paylardır. Yüzde payları, kişisel gelir dağılımını ölçmede kullanılan ölçütlerden biridir. %20’lik fert / hane halkı gruplarının toplam gelirden aldıkları paylara göre; “Son %20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay / İlk %20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay” formülünden hesaplanarak, geliri daha yüksek olan son %20’lik grubun, geliri düşük olan ilk %20’lik gruba göre toplam gelirden kaç kat daha fazla pay aldığını göstermektedir. P80/P20 göstergesi Türkiye genelinde 2010 yılında 7,95 iken, 2011 yılında gelirdeki adaletsiz yapının daha da arttığına işaret etmek üzere 8,04 değerine ulaşmıştır.
·         Gini katsayısı gelir dağılımındaki eşitsizliği ölçmek için kullanılan bir araçtır. Bir toplumda gelir adaletli olarak paylaşılmışsa yani herkesin geliri eşitse Gini katsayısı “0” değerini almakta, toplumdaki gelirler yalnızca 1 kişi tarafından alınmışsa Gini katsayısı “1” değerini almaktadır. 2011 yılında ülkemiz Gini katsayısının artması gelir dağılımının az da olsa bozulduğu ve zenginlerin daha da zenginleştiği anlamına gelmektedir.
·         Gini katsayısı, 2010 yılı için Türkiye genelinde %40.2 iken 2011 yılında %0.2 puanlık artışla gelirin adil dağılımında çok az oranda da olsa bozulma olmuş ve katsayı %40.4 olarak hesaplanmıştır.
·         Türkiye’de hane halkı başına düşen ortalama yıllık kullanılabilir gelir 24.343 TL iken, ortalama yıllık eşdeğer hane halkı kullanılabilir gelir ise 10.774 TL’dir. İstanbul Bölgesi 14.873 TL ile ortalama yıllık eşdeğer hane halkı kullanılabilir geliri en yüksek olan bölge durumundadır. Bunu, 12.924 TL ortalama gelir ile Ege Bölgesi izlemektedir. En düşük ortalamaya sahip bölge ise 5.418 TL ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir.
·         Maaş-ücret gelirleri % 44,8’lik oranla toplam gelir içerisinde en fazla paya sahiptir. Bunu % 21,4 ile müteşebbis gelirleri ve % 19,4 ile sosyal transferler izlemektedir.
·         Toplam gelir içinde en fazla pay maaş-ücret gelirlerine aittir. Nüfusun % 16,1’i yoksulluk sınırının altındadır. Sürekli yoksulluk riski altında bulunanların oranı % 18,5’dir.
·         Kurumsal olmayan nüfusun;
o   % 59,6’sı kendilerine ait konutta oturmaktadır.
o   % 61,8’inin hanesinin taksit ödemeleri ve borçları (konut alımı ve konut masrafları dışında) bulunmakta, bu borç ödemeleri, % 26,2’sinin hanesine çok yük getirmektedir.
o   % 86,5’i “evden uzakta bir haftalık tatili”, % 67,6’sı “beklenmedik harcamalarını” ve % 80,3’ü “yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileme ihtiyacını” ekonomik nedenlerle karşılayamamaktadır.

Yazan: Tunahaz Öz 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder