17 Şubat 2026 Salı

Augmented Adlı Kitaptan Notlar

Augmented: Life in the Smart Lane, Brett King tarafından yazılmış; teknolojinin insan yaşamını, ekonomiyi ve kurumları nasıl dönüştürdüğünü anlatan kapsamlı bir gelecek vizyonudur. Kitap üç ana bölümde, geçmişteki teknolojik yıkımı, akıllı dünyanın nasıl öğrendiğini ve artırılmış çağın nasıl şekilleneceğini analiz eder.

1. Kısım: Yıkımın 250 Yılı

Bu bölüm, son 250 yıl boyunca teknolojik dönüşümlerin toplumları nasıl altüst ettiğini ve yeniden şekillendirdiğini anlatır. Sanayi Devrimi’nden günümüze kadar gelen süreçte her teknolojik sıçrama, iş modellerini, ekonomiyi ve günlük yaşamı yeniden tasarlamıştır.

Teknoloji karşıtları 19.yy ın başındaki eylemlerden dolayı Luddistler olarak bilinirler. Bunlar sadece teknolojinin işgücündeki dönüşümü tetiklediğinden dolayı bu eylemlere başlamadılar. Aynı zamanda kalifiye iş gücüne olan ihtiyacı ortadan kaldırdığı için de teknolojiye karşıydılar. Bugün GenAI da aynısını yapıyor. Kalifiye insanların yaptığı işler her geçen gün YZ tarafından yapılır hale geliyor.

Yeni teknoloji işleri yok ettiği gibi yeni işler de oluşturuyor. İnternet örneğinde şunu görüyoruz. Her yok ettiği bir iş için 2,6 iş oluşturmuş. Fakat 1940 lardan 2000 lerin başına kadar üretimdeki artış istihdam ile paralel olmuştu. Bundan sonra istihdam GSYF artışı kadar hızlı ilerlemedi.

Önümüzdeki en büyük risk hizmet sektörü gibi görünüyor. Üretimdeki makineleşme hizmet sektörüne istihdam kaymasını pekiştirdi. Eğer önümüzdeki dönemde hizmet talebine bağlı olan bir sektör bulunamazsa istihdamdaki artış olumsuz etkilenmeye devam edecek.

Teknolojik Yıkım Döngüsü

King, teknolojik ilerlemenin doğrusal değil, yıkıcı sıçramalar şeklinde ilerlediğini savunur:

                    Buhar makinesi → üretimi makineleştirdi

                    Elektrik → şehir yaşamını ve üretimi dönüştürdü

                    Otomobil → mekânsal düzeni değiştirdi

                    Bilgisayar → bilgi işleme hızını devrimsel biçimde artırdı

                    İnternet → iletişimi ve ticareti küreselleştirdi

                    Akıllı telefon → dijital dünyayı cebimize taşıdı

Her dalga yeni fırsatlar yaratırken eski meslekleri ortadan kaldırdı.

Kurumların Dönüşümü

Bankalar, perakende, medya ve eğitim gibi kurumlar teknolojik dalgalarla sürekli değişti. Örneğin:

                    Fiziksel şubeler → dijital bankacılık

                    Basılı medya → çevrimiçi içerik

                    Mağazalar → e-ticaret platformları

King’e göre teknolojiye direnç gösteren kurumlar yok olmaya mahkûmdur.

Teknolojinin Sosyal Etkileri

Teknolojik yıkım yalnızca ekonomiyle sınırlı değildir. Kentleşme arttı, yaşam süresi uzadı, eğitim demokratikleşti ve küresel orta sınıf büyüdü. Ancak aynı zamanda gelir eşitsizliği ve iş gücü dönüşümü gibi sorunlar da ortaya çıktı. Bugünün üniversite mezunları ileride birden fazla işte çalışıyor olabilir.  Diğer taraftan bundan birkaç on yıl önce odlara sığmayan teknolojiler bugün cebimize sığıyor. Bu demektir ki ileride de bunlar kan hücrelerimize sığar hale gelebilir.

Dijital Dönüşümün Hızı

Geçmişte teknolojik adaptasyon nesiller alırken, bugün dönüşüm yıllar hatta aylar içinde gerçekleşiyor. Bu hız farkı kurumları hazırlıksız yakalayabilir.

İnsanlar teknolojiyi kullanırken zorluklar yaşıyordu. Gittikçe arayüzlerin yapabildikleri ile kullanım kolaylıkları birbirlerini destekler hale geldi. Diğer bir tabirle, kullanım kolaylığı az olan derin bir teknoloji içeriyor olabilirdi. Oysa şimdi çok daha rahat kullanılan ve yetenekleri en üst düzeyde olan cihazlar kullanıyoruz.

İlerleyen dönemlerde insan yaşam sürelerinin artması ile birlikte yaşlı bakımı çok daha önemli hale gelecektir. Bu sebeple robot hasta bakıcılara çok ihtiyaç olacak. Onların insan özellikleri ile üretilmeleri gerekiyor çünkü fiziksel hayat insan özelliklerine sahiptir. Bu robotlar ile ilgili temel sıkıntının insanların duygularını anlamakta zorlanmaları olacağı ifade ediliyor. 

Bu bölümden çıkarılacak özet şu şekildedir.

                    Teknolojik yıkım kaçınılmazdır; direnmek yerine adapte olmak gerekir.

                    Her teknolojik devrim yeni ekonomik fırsatlar yaratır.

                    Kurumların hayatta kalması dijital adaptasyon hızına bağlıdır.

                    Geleceği anlamak için geçmiş dönüşümleri incelemek kritik önem taşır.

                    Teknoloji ilerledikçe sosyal yapı da dönüşür.

2. Kısım: Akıllı Dünya Nasıl Öğreniyor?

Bu bölüm, verinin ve yapay zekânın dünyayı nasıl “öğrenen bir sisteme” dönüştürdüğünü anlatır. King, sensörler, büyük veri, makine öğrenmesi ve bağlantılı cihazların dünyayı gerçek zamanlı analiz edilebilir hale getirdiğini vurgular. Veri yeni petrol değildir ama yeni oksijendir.

King’e göre veri artık ekonomik değer yaratan bir kaynak değil; sistemlerin çalışması için hayati bir unsurdur. Veri kaynaklarına örnek olarak akıllı telefonlar, IoT cihazları, finansal işlemler, sosyal medya davranışları ve sağlık sensörleri verilebilir.

Bu veri, algoritmalar sayesinde anlamlı içgörülere dönüşür.

Hatta öyle bir aşamaya gelinebilir ki, insanlar DNA larındaki kodları çözdürüp ileride başlarına hangi hastalıkların geleceğini öngörebilir ve bunlara bugünden önlem alabilir. Diğer taraftan DNA larındaki bozuk veya riskli kodları değiştirebilirler. Çin’de talasemi hastalığını önlemek için CRISCR tekniği kullanılmıştır.

DNA sarmallarının en ucunda bulunan yapılara telomer adı verilir. Telomerler ne kadar uzun olursa o kadar uzun ömürlü olmak mümkün hale geldiğine dair araştırmalar vardır. Telomerleri onaracak teknolojiler insan ömrünü uzatabilir.

Yapay Zekâ ve Öğrenen Sistemler

Makine öğrenmesi sayesinde sistemler davranışları tahmin eder, riskleri önceden tespit eder, kişiselleştirilmiş hizmet sunar ve hataları otomatik düzeltebilir. Sahtekârlık tespiti, kredi risk modelleme, trafik optimizasyonu ve sağlık teşhis destek sistemleri bunlara güzel örneklerdir.

Bağlantılı Dünya (IoT)

Sensörler ve bağlantılı cihazlar sayesinde fiziksel dünya dijital hale gelir. Buna örnek olarak akıllı şehirler, enerji verimliliği sistemleri, akıllı ev teknolojileri ve otonom araç altyapıları verilebilir. Bu sistemler veriyi sürekli işleyerek kendini optimize eder. İleride bu dünya öyle bir deneyim ile bize sunulabilir ki önümüzde bir ekran olmadan, bir uygulama olmadan tamamen biyolojimiz içerisine entegre edilen cihazlar ile bu mümkün hale gelebilir. APPless, Screenless, frictionless…

Öğrenen Ekonomiler

Şirketler artık veri temelli kararlar alır. Böylece, müşteri davranışı analiz edilir, talep tahmini yapılır, operasyonlar optimize edilir ve bunun sonucu olarak maliyetler azaltılır. King, veri kullanmayan kurumların rekabet avantajını kaybedeceğini savunur.

İkinci kısımı özetlersek şunları söyleyebiliriz.

                    Veri, dijital ekonominin temel yakıtıdır.

                    Yapay zekâ sistemleri öğrenerek performansını sürekli geliştirir.

                    IoT fiziksel dünyayı veri üreten bir platforma dönüştürür.

                    Veri temelli karar alma rekabet avantajı sağlar.

                    Öğrenen sistemler insan karar süreçlerini destekler ve dönüştürür.

3. Kısım: Artırılmış Çağ

Kitabın son bölümü, insan ve teknolojinin birleştiği “artırılmış çağ”ın nasıl bir yaşam ortaya koyacağını anlatır. King, teknolojinin yalnızca araç değil, insan yeteneklerini genişleten bir katman haline geleceğini savunur. Bu çağ öncekilerden çok farklıdır çünkü insanlar artık paylaşım ekonomisine geçmiş ve kendilerine ait araç, cihaz vb. Elde etmeye çabalamıyor olabilirler. Çünkü araç sahibi olup onun tüm sorunları ile uğraşmaktansa Uber kullanmak daha mantıklı gelebilir.

Artırılmış İnsan

Giyilebilir teknolojiler, biyometrik sensörler ve artırılmış gerçeklik sayesinde insanlar sağlık durumlarını sürekli izleyebilir, gerçek zamanlı bilgiye erişebilir, fiziksel performanslarını artırabilir ve bilişsel destek sistemlerinden faydalanabilir. Bu durum insan kapasitesinin teknolojik olarak genişlemesini sağlar.

Artırılmış Gerçeklik ve Mekânsal Bilgi

Artırılmış gerçeklik (AR) dünyayı bilgi katmanlarıyla zenginleştirir. Bunların arasında navigasyon yönlendirmeleri, ürün bilgileri, eğitim simülasyonları ve               uzaktan teknik destek sistemleri sayılabilir. Kısacası dijital ve fiziksel dünya iç içe geçer.

Otonom Sistemler ve Karar Otomasyonu

Artırılmış çağda sistemler sürücüsüz araçlar, otomatik finansal yönetim, akıllı asistanlar ve robotik hizmetler ile günlük yaşamın görünmez altyapısı haline gelir.

Güven, Kimlik ve Dijital Vatandaşlık

Gelecekte kimlik doğrulama biyometrik ve blokzincir tabanlı olabilir. Bu da dolandırıcılığın azalmasını, güvenli dijital işlemleri ve sınır ötesi hizmetleri kolaylaştırabilir. Bundan kırk yıl önce insanlar kendi telefonlarının sarı sayfalarda yer almasından rahatsız olmuyorlardı. Oysa şimdi sosyal medyada telefonlarımızı ve e-maillerimizi kullanmıyoruz.

İş ve Ekonominin Geleceği

Artırılmış çağda rutin işler otomatikleşir, yaratıcılık ve problem çözme değer kazanır, sürekli öğrenme zorunlu hale gelir ve insan + makine iş birliği standart olur. Örneğin Uber üzerinden servis bankacılığı ile hesap açan şoförler sayesinde Uber en büyük esnaf bankası olabilir. Diğer taraftan ürünlere ulaşmak da çok farklı hale gelebilir. Örneğin herkesin bir 3D yazıcısı olursa kod bilgisini satın aldığımız bir telefonu evimizde basabiliriz.

Son kısımdan alınabilecek dersler şunlar olabilir:

                    Teknoloji insan yeteneklerini artıran bir katman haline geliyor.

                    AR ve giyilebilir teknolojiler günlük yaşamı dönüştürecek.

                    Otonom sistemler karar süreçlerini otomatikleştirecek.

                    Güven ve kimlik dijital altyapı üzerinden yeniden tanımlanacak.

                    Gelecekte başarılı olmak için insan–makine iş birliği kritik olacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Merhaba kıymetli okuyucularım,
Yorumları denetlemeden siteye koyamıyorum. Maalesef uygun olmayan içerikler paylaşan kullanıcılar oluyor ve bunun siteyi ziyaret eden insanları olumsuz etkilemesini istemiyorum. Vaktimin darlığından her zaman yorumlarınıza da yanıt veremiyorum. Anlayışınız için teşekkür ederim.