Augmented: Life in the Smart Lane, Brett King tarafından yazılmış; teknolojinin insan yaşamını, ekonomiyi ve kurumları nasıl dönüştürdüğünü anlatan kapsamlı bir gelecek vizyonudur. Kitap üç ana bölümde, geçmişteki teknolojik yıkımı, akıllı dünyanın nasıl öğrendiğini ve artırılmış çağın nasıl şekilleneceğini analiz eder.
1.
Kısım: Yıkımın 250 Yılı
Bu
bölüm, son 250 yıl boyunca teknolojik dönüşümlerin toplumları nasıl altüst
ettiğini ve yeniden şekillendirdiğini anlatır. Sanayi Devrimi’nden günümüze
kadar gelen süreçte her teknolojik sıçrama, iş modellerini, ekonomiyi ve günlük
yaşamı yeniden tasarlamıştır.
Teknoloji
karşıtları 19.yy ın başındaki eylemlerden dolayı Luddistler olarak bilinirler.
Bunlar sadece teknolojinin işgücündeki dönüşümü tetiklediğinden dolayı bu
eylemlere başlamadılar. Aynı zamanda kalifiye iş gücüne olan ihtiyacı ortadan
kaldırdığı için de teknolojiye karşıydılar. Bugün GenAI da aynısını yapıyor.
Kalifiye insanların yaptığı işler her geçen gün YZ tarafından yapılır hale
geliyor.
Yeni
teknoloji işleri yok ettiği gibi yeni işler de oluşturuyor. İnternet örneğinde
şunu görüyoruz. Her yok ettiği bir iş için 2,6 iş oluşturmuş. Fakat 1940 lardan
2000 lerin başına kadar üretimdeki artış istihdam ile paralel olmuştu. Bundan
sonra istihdam GSYF artışı kadar hızlı ilerlemedi.
Önümüzdeki
en büyük risk hizmet sektörü gibi görünüyor. Üretimdeki makineleşme hizmet
sektörüne istihdam kaymasını pekiştirdi. Eğer önümüzdeki dönemde hizmet
talebine bağlı olan bir sektör bulunamazsa istihdamdaki artış olumsuz
etkilenmeye devam edecek.
Teknolojik
Yıkım Döngüsü
King,
teknolojik ilerlemenin doğrusal değil, yıkıcı sıçramalar şeklinde ilerlediğini
savunur:
•
Buhar
makinesi → üretimi makineleştirdi
•
Elektrik
→ şehir yaşamını ve üretimi dönüştürdü
•
Otomobil
→ mekânsal düzeni değiştirdi
•
Bilgisayar
→ bilgi işleme hızını devrimsel biçimde artırdı
•
İnternet
→ iletişimi ve ticareti küreselleştirdi
•
Akıllı
telefon → dijital dünyayı cebimize taşıdı
Her
dalga yeni fırsatlar yaratırken eski meslekleri ortadan kaldırdı.
Kurumların
Dönüşümü
Bankalar,
perakende, medya ve eğitim gibi kurumlar teknolojik dalgalarla sürekli değişti.
Örneğin:
•
Fiziksel
şubeler → dijital bankacılık
•
Basılı
medya → çevrimiçi içerik
•
Mağazalar
→ e-ticaret platformları
King’e
göre teknolojiye direnç gösteren kurumlar yok olmaya mahkûmdur.
Teknolojinin
Sosyal Etkileri
Teknolojik
yıkım yalnızca ekonomiyle sınırlı değildir. Kentleşme arttı, yaşam süresi uzadı,
eğitim demokratikleşti ve küresel orta sınıf büyüdü. Ancak aynı zamanda gelir
eşitsizliği ve iş gücü dönüşümü gibi sorunlar da ortaya çıktı. Bugünün
üniversite mezunları ileride birden fazla işte çalışıyor olabilir. Diğer taraftan bundan birkaç on yıl önce
odlara sığmayan teknolojiler bugün cebimize sığıyor. Bu demektir ki ileride de
bunlar kan hücrelerimize sığar hale gelebilir.
Dijital
Dönüşümün Hızı
Geçmişte
teknolojik adaptasyon nesiller alırken, bugün dönüşüm yıllar hatta aylar içinde
gerçekleşiyor. Bu hız farkı kurumları hazırlıksız yakalayabilir.
İnsanlar
teknolojiyi kullanırken zorluklar yaşıyordu. Gittikçe arayüzlerin
yapabildikleri ile kullanım kolaylıkları birbirlerini destekler hale geldi.
Diğer bir tabirle, kullanım kolaylığı az olan derin bir teknoloji içeriyor
olabilirdi. Oysa şimdi çok daha rahat kullanılan ve yetenekleri en üst düzeyde
olan cihazlar kullanıyoruz.
İlerleyen
dönemlerde insan yaşam sürelerinin artması ile birlikte yaşlı bakımı çok daha
önemli hale gelecektir. Bu sebeple robot hasta bakıcılara çok ihtiyaç olacak.
Onların insan özellikleri ile üretilmeleri gerekiyor çünkü fiziksel hayat insan
özelliklerine sahiptir. Bu robotlar ile ilgili temel sıkıntının insanların
duygularını anlamakta zorlanmaları olacağı ifade ediliyor.
Bu
bölümden çıkarılacak özet şu şekildedir.
•
Teknolojik
yıkım kaçınılmazdır; direnmek yerine adapte olmak gerekir.
•
Her
teknolojik devrim yeni ekonomik fırsatlar yaratır.
•
Kurumların
hayatta kalması dijital adaptasyon hızına bağlıdır.
•
Geleceği
anlamak için geçmiş dönüşümleri incelemek kritik önem taşır.
•
Teknoloji
ilerledikçe sosyal yapı da dönüşür.
2.
Kısım: Akıllı Dünya Nasıl Öğreniyor?
Bu
bölüm, verinin ve yapay zekânın dünyayı nasıl “öğrenen bir sisteme”
dönüştürdüğünü anlatır. King, sensörler, büyük veri, makine öğrenmesi ve
bağlantılı cihazların dünyayı gerçek zamanlı analiz edilebilir hale getirdiğini
vurgular. Veri yeni petrol değildir ama yeni oksijendir.
King’e
göre veri artık ekonomik değer yaratan bir kaynak değil; sistemlerin çalışması
için hayati bir unsurdur. Veri kaynaklarına örnek olarak akıllı telefonlar, IoT
cihazları, finansal işlemler, sosyal medya davranışları ve sağlık sensörleri
verilebilir.
Bu
veri, algoritmalar sayesinde anlamlı içgörülere dönüşür.
Hatta
öyle bir aşamaya gelinebilir ki, insanlar DNA larındaki kodları çözdürüp
ileride başlarına hangi hastalıkların geleceğini öngörebilir ve bunlara
bugünden önlem alabilir. Diğer taraftan DNA larındaki bozuk veya riskli kodları
değiştirebilirler. Çin’de talasemi hastalığını önlemek için CRISCR tekniği
kullanılmıştır.
DNA
sarmallarının en ucunda bulunan yapılara telomer adı verilir. Telomerler ne
kadar uzun olursa o kadar uzun ömürlü olmak mümkün hale geldiğine dair
araştırmalar vardır. Telomerleri onaracak teknolojiler insan ömrünü uzatabilir.
Yapay
Zekâ ve Öğrenen Sistemler
Makine
öğrenmesi sayesinde sistemler davranışları tahmin eder, riskleri önceden tespit
eder, kişiselleştirilmiş hizmet sunar ve hataları otomatik düzeltebilir. Sahtekârlık
tespiti, kredi risk modelleme, trafik optimizasyonu ve sağlık teşhis destek
sistemleri bunlara güzel örneklerdir.
Bağlantılı
Dünya (IoT)
Sensörler
ve bağlantılı cihazlar sayesinde fiziksel dünya dijital hale gelir. Buna örnek
olarak akıllı şehirler, enerji verimliliği sistemleri, akıllı ev teknolojileri ve
otonom araç altyapıları verilebilir. Bu sistemler veriyi sürekli işleyerek
kendini optimize eder. İleride bu dünya öyle bir deneyim ile bize sunulabilir
ki önümüzde bir ekran olmadan, bir uygulama olmadan tamamen biyolojimiz
içerisine entegre edilen cihazlar ile bu mümkün hale gelebilir. APPless,
Screenless, frictionless…
Öğrenen
Ekonomiler
Şirketler
artık veri temelli kararlar alır. Böylece, müşteri davranışı analiz edilir, talep
tahmini yapılır, operasyonlar optimize edilir ve bunun sonucu olarak maliyetler
azaltılır. King, veri kullanmayan kurumların rekabet avantajını kaybedeceğini
savunur.
İkinci
kısımı özetlersek şunları söyleyebiliriz.
•
Veri,
dijital ekonominin temel yakıtıdır.
•
Yapay
zekâ sistemleri öğrenerek performansını sürekli geliştirir.
•
IoT
fiziksel dünyayı veri üreten bir platforma dönüştürür.
•
Veri
temelli karar alma rekabet avantajı sağlar.
•
Öğrenen
sistemler insan karar süreçlerini destekler ve dönüştürür.
3.
Kısım: Artırılmış Çağ
Kitabın
son bölümü, insan ve teknolojinin birleştiği “artırılmış çağ”ın nasıl bir yaşam
ortaya koyacağını anlatır. King, teknolojinin yalnızca araç değil, insan
yeteneklerini genişleten bir katman haline geleceğini savunur. Bu çağ
öncekilerden çok farklıdır çünkü insanlar artık paylaşım ekonomisine geçmiş ve
kendilerine ait araç, cihaz vb. Elde etmeye çabalamıyor olabilirler. Çünkü araç
sahibi olup onun tüm sorunları ile uğraşmaktansa Uber kullanmak daha mantıklı
gelebilir.
Artırılmış
İnsan
Giyilebilir
teknolojiler, biyometrik sensörler ve artırılmış gerçeklik sayesinde insanlar sağlık
durumlarını sürekli izleyebilir, gerçek zamanlı bilgiye erişebilir, fiziksel
performanslarını artırabilir ve bilişsel destek sistemlerinden faydalanabilir. Bu
durum insan kapasitesinin teknolojik olarak genişlemesini sağlar.
Artırılmış
Gerçeklik ve Mekânsal Bilgi
Artırılmış
gerçeklik (AR) dünyayı bilgi katmanlarıyla zenginleştirir. Bunların arasında navigasyon
yönlendirmeleri, ürün bilgileri, eğitim simülasyonları ve uzaktan teknik destek sistemleri
sayılabilir. Kısacası dijital ve fiziksel dünya iç içe geçer.
Otonom
Sistemler ve Karar Otomasyonu
Artırılmış
çağda sistemler sürücüsüz araçlar, otomatik finansal yönetim, akıllı asistanlar
ve robotik hizmetler ile günlük yaşamın görünmez altyapısı haline gelir.
Güven,
Kimlik ve Dijital Vatandaşlık
Gelecekte
kimlik doğrulama biyometrik ve blokzincir tabanlı olabilir. Bu da dolandırıcılığın
azalmasını, güvenli dijital işlemleri ve sınır ötesi hizmetleri kolaylaştırabilir.
Bundan kırk yıl önce insanlar kendi telefonlarının sarı sayfalarda yer
almasından rahatsız olmuyorlardı. Oysa şimdi sosyal medyada telefonlarımızı ve
e-maillerimizi kullanmıyoruz.
İş
ve Ekonominin Geleceği
Artırılmış
çağda rutin işler otomatikleşir, yaratıcılık
ve problem çözme değer kazanır, sürekli öğrenme zorunlu hale gelir ve insan +
makine iş birliği standart olur. Örneğin Uber üzerinden servis bankacılığı ile
hesap açan şoförler sayesinde Uber en büyük esnaf bankası olabilir. Diğer
taraftan ürünlere ulaşmak da çok farklı hale gelebilir. Örneğin herkesin bir 3D
yazıcısı olursa kod bilgisini satın aldığımız bir telefonu evimizde
basabiliriz.
Son
kısımdan alınabilecek dersler şunlar olabilir:
•
Teknoloji
insan yeteneklerini artıran bir katman haline geliyor.
•
AR
ve giyilebilir teknolojiler günlük yaşamı dönüştürecek.
•
Otonom
sistemler karar süreçlerini otomatikleştirecek.
•
Güven
ve kimlik dijital altyapı üzerinden yeniden tanımlanacak.
•
Gelecekte
başarılı olmak için insan–makine iş birliği kritik olacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Merhaba kıymetli okuyucularım,
Yorumları denetlemeden siteye koyamıyorum. Maalesef uygun olmayan içerikler paylaşan kullanıcılar oluyor ve bunun siteyi ziyaret eden insanları olumsuz etkilemesini istemiyorum. Vaktimin darlığından her zaman yorumlarınıza da yanıt veremiyorum. Anlayışınız için teşekkür ederim.