İletişim Bilgileri / Communication Details

Bana soru sormak isterseniz aşağıdaki kanalları kullanabilirsiniz.

Mail Adresi: drokanacar@gmail.com
Twitter: @DrOkanAcar

If you need further information please do not hesistate to write me through

e-mail: drokanacar@gmail.com
Twitter: @DrOkanAcar

25 yorum:

  1. sayın hocam, tartılı reel efektif kur hesaplanırken95 yıllı baz alınıyordu, şimdi2003 yıllı baz alınmaya başlandı, acaba bu reel efektif kurun değerini etkilermi,aklıma bunu daha düşük çıkarmak içinmi yaptılar gelmiyor değil bu arada, yorumlarsanız sevinirim saygılarımı sunuyorum siteniz çok güzel sayın hocam

    YanıtlaSil
  2. merhaba, mail olarak da cevap vermiştim burada da olsun diye tekrar yazayım istedim.

    Siteyi beğendiğinize çok sevindim. 1995 yılında kullanılan bazı 2003 te değiştirmek elbette bir kaç nedenden kaynaklanabilir. birincisi bence 1995 aslında krizin hemen sonrası olduğu için iyi bir yıl zaten değil. O sebeple 1995te yapılan bir endekslemenin yenilenmesi gerekmesi normaldir. Bir de açıkçası bu tür endeksler zaman zaman yenilenmelidir çünkü çeşitli finansal gelişmeler ve para birimlerindeki hareketlilik baz yılın eski kalmasına ve yeni değerlerin gerçeği yansıtmamasına sebep olabilir. Elbette bu tür endekslemeler yapmanın ve varsayımlar ile oynamanın siyasi boyutu da olması normaldir. Aslında bu sadece bizde değil tüm dünyada da yapılmaktadır.

    İlginiz için teşekkür ederim. Umarım açıklayıcı olmuştur.

    Saygı ve selamlarımla

    YanıtlaSil
  3. sayın hocam klr modeline göre türkiye 12 veya 24 ay içersinde büyük bir krize gircektir, öncü göstergeler bu modele göre sinyal vermektedir. sizinde bu konuda fikrinizi almak istiyorum saygılarımla

    YanıtlaSil
  4. Merhaba,

    öncelikle geç yanıt verdiğim için kusuruma bakmayın.

    Aslında bildiğiniz gibi bir çok ekonomik model ile finansal krizleri tahmin etmeye çalışmak ekonomi ve finans literatüründe çok popüler bir konudur. Bu modellerden bir kısmı belli finansal krizleri iyi şekilde açıkalrken bazılarını açıklamakta yetersiz kalmıştır. Örneğin birinci nesil kriz modelleri 1982-1994 arası krizleri açıklamakta kullanılabilirken ikinci nesil kriz modelleri 1994 krizini 3.nesil modeller ise 1997-8 yıllarındaki krizleri açıklamakta kulanılmıştır. bunun temel sebebi bir kriz modelinni kendisinden sonraki yıllardaki krizleri açıklamada yeterisz kalmasından kaynaklanmaktadır. Bunun en temel sebepleri de ekonomik değişkenlerin değişmesi, bu değişkenlerin önemlerinin değişmesi, ülkelerin giderek birbirine bağlı hale gelmesi şeklinde açıklanabilir.

    Sorunuza geldiğimde ise Kaminsky, Lizondo ve Reinhart yani KLR Modeli çeşitli ekonomik göstergelerin verdiği sinyalleri baz alan bir model olduğundan temelde diğer finansal kriz modellerine benzemektedir. Örneğin cari açık / GSYİH oranı belli bir tutarın üzerinde olduğunda model sinyal verip belli dönem içerisinde kriz oluşuyorsa bu doğru kabul edilmektedir. Bu yaklaşımların doğru çıkarımları olduğu gibi ekonomik göstergelerin zaman zaman ifade ettikleri olgu farklılık gösterebilir. mesela yukarıdaki örnekte cari açık / GSYİH oranı sabit kur rejimi ülkelerde kriz için çok önemli bir gösterge olarak kabul edilebilirken değişken kur uygulayan ülkelerde bir kriz göstergesi anlamında en iyi göstergelerden sayılmayabilir. Mesela 2001 yılında bu oran %6 lar civarında iken diyelim kriz oluşmuşsa bugün %10 lara varmasına rağmen ülkemizde bir kriz oluşmamıştır.

    Kısacası bunların haklı oldukları noktalar olduğu gibi yanlış çıkarımlara yol açtıkları noktalar da olabilir. Bize düşen eğer olumsuz bir sinya alırsak bunları düzeltici aksiyonlar almaya çalışmaktır. Örneğin TCMB de bunu yapmaktadır.

    İyi çalışmalar dilerim.

    YanıtlaSil
  5. sayın hocam teşekkür ederim, brüt merkez bankası rezervlerinin 108 milyar dolar kısa vadeli dış borcun 122 milyar dolar olduğunu görüyoruz, ve kredi bölü mevduat oranı yüzde yüzü gecmiş durumda. bu dış borcu verenler bir gün türkiye bunu ödeyemez demicekmi acaba, sanırım kırılganlık kısa vadeli dış borcta ve döviz borcu olan şirketlerde, sanırım hocam yabancıların eline gecen çok şirket görcez sizinde bu konuda fikrinizi alabilirimiyim saygılarımla

    YanıtlaSil
  6. Merhaba, aslinda dedikleriniz teorik olarak kesinlikle doğru. Buna mali verilerin oran analizinden cari oran analizi ile ornek verebilirim. Kisa vadeli borclarin donen varliklara bolumu olarak formule edilen bu analizde analistler temelde oranin sizin belirttiginiz nedenlerden dolayi 1 den fazla olmasini isterler. Fakat isletmelere uygulanan cari oran ile sizin belirttiginiz kisa donem borclar / reservler analizinde fark birinde isletmeler birinde ise devletlerin soz konusu olmasidir. Bu su demektir ki devletler icin biraz daha esnek davranilabilir. Cunku devletlerin borclanma, para basma gibi bir cok sanslari vardir. Oysa isletmeler icin bunlar zor veya imkansizdir. Yalniz dediginiz gibi yatirimcilarin menfi kararlar almalarini da bu oranlar elbette tetikleyebilir. Hatta dusuj doviz rezervi son 2-3 haftada goruldugu gibi asiri doviz taleplerinde ytersiz de kalabilir. Konuya makro cercevede bakarsak diger bir cok kunuda ulkemiz olumlu rasyolara sahiptir. Ornegin kamu borcu dusuk, butce acigi maastrict kriterlerihin cok altindadir. Bu sebeplerle dediginiz riskler var olmakla beraber bu diger bir cok ulkeye gore kanaatimce dusuktur, ilginiz icin tesekkur ederim, iyi calismalar

    YanıtlaSil
  7. sayın hocam 2002den 2013 yılına kadar paranın iç değerinin düştüğünü görmekteyiz, peki dış değerinde çok fazla bir değişiklik olmadığını görmekteyiz. acaba 1929 büyük buhrandaki gibi paranın iç değeri artıyordum amerika paranın dış değerini korumya çalışıyordu, sonuc malum türkiyede sanki bu yola girmiş gibi bu konu hakkındaki fikrinizi merak ediyorum saygılarımla

    YanıtlaSil
  8. Merhaba, uzatmadan hemen şunu söyleyeyim. Herhangi bir emtianın 2 ayrı piyasada farklı fiytları varsa "tek fiyat kanunu" der ki bunlar mutlaka eşitlenecektir. Budurumda paranın da klasik iktisatta alınıp satılabilen bir meta olduğunu düşünürsek mutlaka bu arbitraj imkanı (düşük piyasada al yüksek piyasada sat)sonsuza kadar devam etmez ve bunlar eşitlenir. Bu eşitleme para rejiminin dalgalı olduğu ekonomilerde zamana yayılarak yavaş yavaş gerçekleşir fakat sabit kur ekonomilerinde ise bir anda yapılacak bir develüasyon ile olur. O sebeple her ne kadar ükemizin dalgalı kur uygulamasından dolayı böyle bir riski büyük ölçüde taşıdını söylememiz doğru olmasa da son zamanlarda yaşadığımız gibi kısa veya orta vadeye yaygın olarak paranın değerinin düşmesini akabinde döviz borçlularının zor durumda kalmasını bekleyebiliriz. Bu da elbette ekonomide zor günleri işaret edbilir.

    YanıtlaSil
  9. sayın hocam taylor yasasına göre politika faizi 9.6 olması gerekiyormuş yabancı kuruluşlar böyle hesaplamış. hesaplama nasıl yapılıyor ve bulunuyor yardımcı olurmsunuz saygılarımla hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, taylor yasası hakkında maalesef ciddi bir bilgim yok. O sebeple yardımcı olamayacağım. Fakat http://www.tcmb.gov.tr/yeni/evds/yayin/finist/bolumIV-11.pdf adresinde taylor yasası ile politika faizi belirleme amaçlarından bahsedilmektedir. Belki o kaynak işinize yarayabilir.

      Sil
  10. çok teşekür ederim sayın hocam, şu an merkez bankası rezervleri net 40 milyar dolar civarında, peki yurt dışına 30 milyar dolar çıkarsa neler olabilir size göre sayın hocam ben bunu düşünmek bile istemiyorum ama malesef düşünüyoruz

    YanıtlaSil
  11. Merhaba, öncelikle geç yanıt verdiğim için kusuruma bakmayın. TCMB den 30 milyar doların yurtdışına çıkması elbette sıkıntılı bir durumu da beraberinde getirecektir. Açıkçası ben kamu maliyesi fena gitmeyen, döviz kuru belli ölçüde stabilize olmuş bir türkiyeden bu kadar paranın çıkacağını düşünmüyorum. zaten merkez bankası bu tarz bir durumda daha 5 - 10 milyar dolar arası paranın çıkması muhtemelken bile faiz silahı gibi silahlarını hemen çekecektir. bu da 1 ay kadar önce yaptığı gibi kuru baskılar, döviz rezervlerini de korur. ayrıca tüm dünyaya bakıldığında nispeten iyi performans sergileyen bir ülkeden başka bir ülkeye sermaye akımlarının olması sadece yüksek ve global risk beklentisi olduğu durumlarda gerçekleşir. bu tarz durumları zaten geçmiş 5 yılda yaşadık ve halen yaşıyoruz. o sebeple ülkemizden bu tarz büyük bir çıkış olacağını düşünmüyorum. saygılarımla

    YanıtlaSil
  12. sayın hocam merhaba;
    ben 2007 yılında yapıkredi bankasından tik. kulllandım fakat taksitlerde gecikme yaşadığım için takibe düştüm 2009 yılında bankanın avukatına kredi tutarının tamamını ödeyip kapattım o süreden bu güne kadar kredi kullanmadım fakat ocak ayında bir tik başvurum oldu kkb sorgusunda açık takip görünüyordu bununda yapıkredi bankasının olduğunu tespit ettim bankayı aradım güncelleme yaptılar şuan kkb sorgusunda hiç bir bankadan dolayı RED çıkmıyor fakat TCMB memzuç kayıtlarında RED çıkıyor bu sebepten kredi kullanamıyorum bu memzuç kayıtlarını güncelletmek ve RED sonucunu KABUL sonuca degiştire bilmem için ne yapmalıyım.
    Hocam birde yapıkredi bankasının 5 yıldır güncellme yapmadığından kredi sicilim olumsuz çıkıyor bu bankaya karşı yapabilecegim bir şey varmıdır.Yardımlarınız ve ilginiz için şimdiden teşekkür ederim saygılarımla.

    YanıtlaSil
  13. Merhaba, geç cevap verdiğim için kusuruma bakmayın. Sorularınıza bildiğim kadarıyla cevabını vereyim. Ama teyit edilmesinde fayda var. Sanırım protestolu çek kayıtları KKB gibi 5 yıl içinde siliniyor. Memzuçta yer alan temerrüt kayıtları hep korunuyor ve geçmiş bilgilerde risk santralizasyon ekranında dönem seçilerek bakılabiliyor.




    Protestolu senetler ile ferdi kredi ve kredi kartı borçlularına ilişkin ödenen kayıtlarda 3 takvim yılını, ödenmeyen kayıtlarda ise 5 takvim yılını doldurmuş olanlar, Merkez Bankası nezdindeki protestolu senetler ile ferdi kredi ve kredi kartı borçlularına ilişkin kayıtlardan silinmektedir.

    YanıtlaSil
  14. Sayın hocam
    öncelikle Bize bilgilerinizi paylaştığınız bir blok sitesi armağan ettiğiniz için teşekkür ederim.
    soruma gelmek istiyorum.
    Ben ve arkadaşım ortak bir şirket kurmak istiyoruz ve bu şirketi en kısa sürede büyütmek istiyoruz bu konuda banka bize yüklü bir miktarda krediyi hangi şartlarda ve nasıl verebilirveya işimizi büyütebilmemiz için bize bankalar nasıl yardımcı olabilir.
    şimdiden ilginiz için çok teşekkür ederim.
    kadir BASINLI

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadir Bey merhaba, bu konuda bankalar ile standart bir ilişki içine girerseniz size muhtemelen yardımcı olmayacaklardır veya çok fazla teminat isteyeceklerdir. Ama bazı bankaların özellikle TEB gibi girişimcilere özel kredi imkanları var. Veya hazine müsteşarlığının başlattığı melek yatırımcı programında yer alan yatırımcılara ulaşmayı başarırsanız buralardan sermaye de elde edebilirsiniz. bunun için hazinenin melek yatırımcı programını takip edebilir veya TEB ile görüşebilirsiniz. Bunun dışında bildiğim kadarıyla özellikle bir buluş veya patentiniz varsa veya almak istiyorsanız Aktif bankın bu konuda bir programı var. Aklıma gelenler şimdilik bunlar. Hakkınızda hayırlı olsun

      Sil
  15. hocam ilginiz ve bilgilendirdiğiniz için çok teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  16. sayın hocam,1994 yıllıdaki dış borc rasyolarından tutunda, yine modyste 94 yıllında negatif izlemede ve fed faizi artışı yine gündemdeydi, sanırım 1994 yıllıyla 2015 kaderi aynı olcak ben piyasayı fed faiz artırdıktan sonra görmüyorum sizinde fikriniz alabilirmiyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, bence ülkemizin 1994 yılı ile 2015 yılı arasında bazı farklar mevcut. Bir kere dalgalı bir kur rejimi o zaman mevcut değildi ve TL nin değerlenmesi engellenememekteydi. Zaten bundan dolayı da 5 nisan kararları alınmak zorunda kalınmıştı. Ayrıca enflasyon yanlış hatırlamıyorsa %100 ler seviyesindeydi. bugünkü ortamda %7-8 civarında bir enflasyon, bütçe açığı oldukça azalmış hatta bazı dönemler bütçe fazlası verebilen bir mali disiplin söz konusu. Ülkemiz elbette cari açık gibi %11 ler seviyesindeki işsizlik gibi halen çözememiş olduğu sorunlara sahiptir ama bence 1994 yılındaki durumdaki gibi de değildir. Tabii bunun yanında her gelişmekte olan ülke gibi FED hapşırsa hasta olacak durumdadır. Ama hastalığın düzeyi 1994 yılına yatağa düşmekse bugün sanırım hastalanıp öksürüp hapşırıp ayakta atlatmak gibi olacaktır.

      Saygılarımla

      Sil
  17. Okan bey merhabalar,

    Turkiye'de Wealth Management konusundaki gelismeler ve bireysel yatirim bankaciligi kapsaminda ozellikle yabanci ortakli bankalarin bu konudaki sansini nasil goruyorsunuz? Bu bankalarin Turkiye'deki varlikli kisilere verecegi hizmetlerin tipi konusunda bir bankaci olarak bilginiz oldugunu dusunuyorum. Sektordeki alternatif yatirim yontemleri veya yeni varlik yonetim trendleri sizin fikrinizce hangi yonde gelismektedir.

    Degerli vaktiniz ve cevabiniz icin simdiden tesekkurler.

    YanıtlaSil
  18. Merhaba, ben açıkçası o alanda çalışmıyorum ama yine de fikirlerimi beyan edeyim. türkiyede değil dünyada wealth management özellikle yüksek gelir segmentinde olan HNWI (high net worth individuals) dediğimiz müşteriler konusunda büyük bir gelişme göstermektedir. Burada özellikle yabancı müşterilerin odaklandığı stratejiler görüyorum. elbette yerli varlıklı insanlar da burada hedefleniyor ama özellikle son dönemde ülkemiz coğrafyasında yaşanan bir çok sorundan dolayı yabancıların yatırımlarını ülkelerinden başka ülkelere kaydırdıkları süreçte yabancılar hakikaten önemli bir hale gelmiş durumda. Bu konuya bankalar özelinde baktığımızda da karşıma şu çıkıyor. eğer yurtdışında herhangi bir temsilciliğiniz, iştirakiniz veya sizin hisselerinize sahip bir banka yoksa o zaman yurtdışından yurt içine yatırım yapılmasında aracılık rolünüz genellikle olamıyor. bu kapsamda yabancı ortaklı bankaların ve özellikle coğrafi problemlerden dolayı ülkemize gelmekte olan yatırımcıların ülkelerinde var olan bankaların türkiye iştiraklerinin daha şanslı olduklarını düşünüyorum. Türkiye'de özellikle varlık yönetimi konusunda halen istediğimiz aşamayı kaydettiğimizi de düşünmüyorum. bunun sebeplerinden bazıları olarak yatırım alternatiflerinin halen gelişmiş ülkeler kadar olmaması, faizsiz yatırım alternatiflerinin halen oldukça az olması, risk-getiri dengesizliğinin var olması diyebiliriz. bence varlık yönetimi özellikle faizsiz bankacılık anlamında oldukça bakir bir alandır. burayı keşfetmeye başlayan bankalar var. bu tarz yapıların kurulması da yetmiyor mutlaka alternatif yatırım ürünleri çıkartılması gerekiyor. Devlet de bu konuyu teşvik ediyor. Bence yakın zamanda özellikle bu alanda çok büyük gelişmeler göreceğiz diye düşünüyorum.

    İyi çalışmalar

    YanıtlaSil
  19. geriye dönük 10 yıllık kredi kredi kartı borcunu TBB risk merkezi raporundan görüntüleyip kayıtlarına ulaşabiliyoruz anladığım kadarıyla 10 yıllık sürenin dolmasıyla yasa kanun gereği zaman aşımına uğradığını da biliyoruz fakat benim sorum sayın hocama şu olacak peki bu yasal takibe uğramış borç durumumuzun üzerinden yıl itibari ile 11 yıl geçmişse örn:(2004-2015) risk merkzi raporunda görülürmü,eğer görülürse risk merkezinin yönetmeliğine borçlar kanunun aksine bir durum oluşmuş olmazmı şimdiden çok teşekkürler

    YanıtlaSil
  20. Merhaba,

    ikili opsiyon sitesine ben de toplamda 1250 USD yatırdım. işlemler 3dsiz gerçekleşti. Ancak benden bu işlemlerin bilgim dahilinde olduğuna dair imzalı belge istediler. Gönderdim. İtirazımı bilgim dahiinde diye mi, yoksa bilgim yok diye mi yapmalıyım? teşekkürler

    YanıtlaSil
  21. hocam merhaba internet üzerinden alışveriş yaptım ama dönüş olmadı ürün iptali istedim yine dönüş oladı iletişimden aradım kimse açmıyo telefonlarımızı nasıl bir yol izleyebilirim .

    YanıtlaSil
  22. Hocam merhaba,
    Bir rapor hazırlamam gerekiyor ve sizin yardımınıza ihtiyacım var... Mail yoluyla sizinle iletişime geçtim en yakın zamanda dönerseniz sevinirim

    YanıtlaSil