6 Ocak 2015 Salı

Patronların Duymak İstemediği Sözler


Kıymetli okuyucular merhaba, bu yazımda kariyerine yeni başlayan arkadaşlarımız için naçizane bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Bu tavsiyeleri sıralarken aslında olaya tersten bakıp bir patronun en olumsuz gördüğü konuları irdelemek niyetindeyim.

Her ne iş yaparsanız yapın, her ne ortamda çalışırsanız çalışın bence bir patronun duymak istemediği sözler hemen hemen aynıdır. Patronların ne hissettiğini anlarsanız ona göre davranmanız ve eminim kariyerinizde ilerlemeniz daha kolay olacaktır.

Peki, bu duyulmak istenmeyen sözler nelerdir? İşte yanıtları:

1-      Bu benim sorumluluğumda değil!

Bir patronun en duymak istemediği sözlerden ilkidir. Patron çalışanına bir iş verir ve yapılmasını isterse, bunun arka planında da çalışanının bunu yapacağına inanmaktadır. Fakat çalışan “bu iş benim sorumluluğumda değil”, “bu iş benim işim değil” gibi bir karşılık verirse bu aslında karşı taraftan farklı anlaşılır. Patron kendisini çalışanına iş vermeyi bilmeyen, kime ne iş yaptıracağına karar veremeyen bir yapıda olduğunu hisseder. En azından çalışanının böyle düşündüğüne inanır. Patronun bu duruma canı oldukça sıkılacaktır. Olumsuz notu vermiştir bile. Artık siz iş beğenmeyen, iş seçen, beğendiği işi yapan bir çalışan durumuna gelmişsinizdir. Oysa patronun burada yapmaya çalıştığı işi kafasından atmak, birine delege etmek ve rahat etmektir. Patron sizi siz olduğunu için değil işi devredip başka işlere odaklanmak gibi nedenler ile seçmiştir. Burada yapılması gereken patrona işi anladığınızı, ilgili birimler veya insanlar ile konuşacağınızı ve yapılmasını kolaylaştıracağınızı söylemektir. Burada patron işin hakikaten sizin sorumluluğunuzda olmadığını anlayacaktır. Ama olumlu notu da yine size verecektir. Siz artık herkesin her ortamda çalışmak istediği iş bitiren bir insansınızdır.

2-      Bu yapılamaz!

Bir patron bir çalışanına bir iş verdiğinde bunu tecrübesine dayanarak, ileride gerçekleştirmeyi düşündüğü bir amaca hizmet etmesi için verir. Normal şartlarda bir patron, çalışanının zayıf noktaları açığa çıksın diye ona kaldırabileceğinden fazla bir iş veya yapılması imkânsız olan bir görev vermez. Yalnız, çalışan işin boyutunun kendini aştığını düşünüp bunun yapılamaz olduğunu ifade ederse en baştan konuya negatif yaklaşıyor demektir. Negatif çalışan ile de kimse çalışmaz istemez. Verilen direktiflerin doğru olmadığını, yeterince analiz edilmeden verildiğini anlatmanın bir diğer yoludur “bu iş yapılamaz” demek. Patron kendini kötü hisseder, çalışanına inancı zayıflar ve bu işi yapacak başkalarını aramaya başlar. Patronun özellikle bir çalışanına inancı azaldıktan sonra o çalışanın işi hiç de kolay değildir. Bunun büyük bir organizasyon olduğunu düşündüğümüzde bu tarz bir yaklaşımda olan çalışan belki ayda bir gelen fırsatı tepmiş ve patronun gözünde büyüme fırsatını kaybetmiştir. Öbür taraftan, yapılması zor olan hatta imkânsız gibi görünen işleri çalışanın hemen üzerine alması da doğru değildir. Patron tarafından tevdi edilen görev enine boyuna analiz edilip muhtemel başarısızlık noktaları patrona gösterilebilir. Bu durumda somut ve pozitif bir yaklaşım içinde olan çalışan hem görevi yapmak için elinden geleni yapmış, hem de patronuna olumsuz sonuçlanma ihtimali olan noktaları da göstermiştir. Bu da çalışan için olumlu bir puan demektir.

3-      Bunu yapmak için zaman yok!

Her şey için aslında yeterince zaman vardır ama bunu yönetmeyi becerecek yetenek sahibi olunmayabilir. Kimse aksini ispat edemez. Bir insan zamanını iyi yönetirse yapması gereken her şeye yeterince zaman bulabilir. Tabii bunun için hakikaten gayret ediyorsa ve gerçekten bunu istiyorsa… Örneğin patron 2 hafta sonra bir reklam kampanyası yapmak isteyebilir. Evet, 2 haftada bir reklam tasarımı yapmak, metni yazmak, medya kiralamak, basılı malzemeyi çoğaltmak kolay olmayabilir. Bunun yanında 2 hafta iyi yönetilirse oldukça uzun bir zaman da demektir. Bir insan eğer zamanım bu iş için yeterli değil diyorsa patronun aklına birkaç fikir gelir. İlk önce çalışanının bunu yapmak istemediğini düşünür, sonra çalışanının gereken planlamayı en üst düzeyde yapamayacağına inanır, son olarak da çalışanının başka önemli görünen ve aslında önemli olmayacak işlerini sorgular.  Bu da çalışanı mutlaka rahatsız edecektir. Eğer bir çalışan uzun zamandır bir işi yapıyor ve deneyim sahibi olmuşsa patronun onun işine karışması kendisini oldukça rahatsız edecektir. Fakat az evvel anlattığımız gibi patron çalışanına yeterince güvenmiyorsa bunları yapacaktır. Peki, burada nasıl davranmak gerekir? Öncelikle herkesin her şeye zamanı vardır diye kabul etmek lazım. Burada önemli olan zaman yönetimini etkin kullanmaktır. Zamanı etkin kullanmak için uzun boylu eğitimler almaya da bence gerek yoktur, akıllı bir planlama yapmak ve çağımızın teknolojisini hayatımızda kullanmak bunun için ilk aşamada yeterli olacaktır. Eğer mutlaka bir kaynak isterseniz Stephen Covey’in Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı kitabını tavsiye edebilirim.

4-      Ben onlardan daha iyiyim!

Bir patronun en az duymak isteyeceği sözlerden biridir. Neredeyse bir çatışma nedenidir. Bir çalışanın patronuna “sen bu ekibi iyi yönetemiyorsun, doğru çalışan seçemiyorsun” demenin bir şeklidir. Bir çalışan kibirli bir şekilde sadece eskiden yaptıkları ile (okuduğu okul, eski işyerinde başardığı hedefler, bildiği yabancı diller vb.) kendisinin iyi olduğunu hatta diğerlerinden daha iyi olduğunu söylüyorsa patron bu çalışan ile uğraşacak demektir. Patron ise kendisini uğraştıracak çalışan istemez. Kendini beğenen çalışan hiç istemez. Gerçekte de böyle davranan çalışanlar genellikle iyi iş çıkarmazlar. Sadece sorun çıkarırlar. Çalışanlar evet iyi olmalı, en iyi okullarda okumuş olmalı ama kendini beğenmemelidirler. Çalışanın ne olduğunu patron zaten bilir. O zaman çalışan bu konudaki kararı patrona bırakmalıdır. Eğer kendisinin en iyi olduğunu savunmaya devam ederse patron muhtemelen; 1- Çalışanın işine karıştığını, 2- Diğer çalışanları sevmediğini veya çekemediğini, 3- Çalışanın işinden memnun olmadığını, 4- Beklentilerinin gereğinden fazla olduğunu vb. düşünecektir. Bu da patron ve çalışan ilişkisinin her zaman gergin olmasına sebep olacaktır. Oysa, çalışanın kendini övmeden mevcut özellikleri ile ve iş bitirerek patronun gözüne girmeye çalışması en doğrusu olacaktır. Zaten iyi bir patron çalışanlarının yeteneklerini kısa zamanda anlayacaktır.

Evet, bu yazımızda bir patronun duymaktan en nefret ettiği birkaç sözü paylaşmaya çalıştım. İyi bir çalışan sadece yaptığı işle değil tavır ve davranışları ile etik duruşu ve dürüstlüğü ile de iyidir. Sabretmesini bilir, iş bitiriciliğini patronuna mutlaka gösterir. İyi özelliklerini diliyle değil eliyle emeğiyle zekası ile ortaya koyar.
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder