28 Aralık 2014 Pazar

Gençlere Tavsiyeler


Kıymetli okuyucular, daha doğrusu kıymetli gençler desem daha doğru olur, bugün sizlere 15 yıllık iş hayatımda edindiğim tecrübeler ile bazı naçizane tavsiyeler paylaşacağım. Bu yazıyı yazmak aklıma çok değerli bir hocamın kendi üniversitelerine beni davet edip akabinde öğrencilere tavsiyelerde bulunmamı istemesiyle geldi. 15 yıl öncesine dönüp ben acaba nasıl hissediyordum, hayata nasıl bakıyordum diye düşünerek genç arkadaşlarımın özellikle ne tür tavsiyelere ihtiyaç duyacağını tespit etmeye çalıştım. Bunları da birkaç başlık halinde sizler ile paylaşıyorum:

1-      Uzun dönemli bir planlamacı olun

Bir düşünür plan hiçbir şeydir ama planlama her şeydir demiş. Bu şu demek ortamın şartlarına gore sürekli içinde bulunduğunuz durumu analiz edip ileriye dönük kısa ve uzun dönemli planlar yapın. Bunu tüm hayatınıza adapte edin. Sadece iş hayatınız olarak düşünmeyin. Örneğin eve giderken ne yiyeceğinizden ne zaman duş alacağınıza kadar her zaman bir planınız olsun. Bir yere araba ile giderken aracınızın hızına göre ne zaman varmak istediğiniz yere varabileceğinizi düşünün. Bu tarz bir yaşam sizin her zaman düşünmenize, analiz yapmanıza ve problem çözmenize sebep olur. Bunu iş hayatınıza yorumladığınızda ise ne zaman hangi pozisyona gelebileceğinize dair bir öngörünüz olsun. Bu ortam oluşmaz ise B ve C planlarınız da her zaman hazır olsun. Elbette ileride bu planlar değişebilir ama bu sizin bugünden kendinizi iyi hissetmenizi sağlar.

2-      Zamanınızı iyi yöneterek verimli çalışın ve yaşayın

Hayatınızda kaybedecek en önemli varlığınız zamanınızdır. Hiçbir zaman geri gelmeyeceğine ve bir save as tuşu ile kaldığınız yerden başlamak mümkün olmayacağına göre zamanı yönetmeyi öğrenmelisiniz. Bunu sadece iş hayatınızda yapmayın. Örneğin eve geldiğinizde yemek yiyecek, duş alacak ve çay içecekseniz, eve gelince yemeğin altını yakıp veya mikrodalgaya yemeğinizi koyup öyle duşa girin. Duştan çıktığınızda ise çayınızın altını yakıp yemeğinizi yemeğe başlayın. Bu bile size ne kadar zaman kazandırır düşünebiliyor musunuz? Ya trafikte kaybettiğimiz zamanlar? Burada seçenek sizin isterseniz facebookta 15 dk da bir check in yapın ya da daha önce indirdiğiniz ve gelişiminize katkı sağlayacak bir video serisini izleyin, ya da bir e-kitap okuyun ya da sesli kitap dinleyin. Burada tercih sizin.

3-      Farklı olun ve fark edilin

Kıymetli gençler, farklı olmaktaki kastım uzun saçlı olmak, yırtık pantolon giymek değil. Bundaki amacım yetenek, bilgi, iletişim veya diğer önemli bir konuda farklı bir duruşunuzun olmasıdır. Örneğin bilgisayar programcısı iseniz gelecekte önemli olmasını beklediğiniz bir programı bugünden öğrenin. Örneğin geleceğin Apple’da olduğunu düşünüyorsanız iyi bir IOS yazılımcısı olmaya çalışın. Siz iş aradığınızda işverenleri ikna etmeye çalışmayın bırakın onlar sizi ikna etmekle uğraşsınlar. Eğer bankacı olacaksanız veya bankada çalışmaya başladı iseniz bankacılıkta önemli olan belgeleri veya sertifikaları alın. Mesela SPK’nın birçok lisanslaması var onları alın ve farklı olun. Ben İngilizce biliyorum demeye kalmayın, TOEFL alın ve bunu ispat edin. Bazen herkes Mersin’e giderken siz tersine gidin.

4-      Pozitif olun ve gayret edin

Zorluklar ile karşılaşacaksınız, bu hayatın bir cilvesidir. Bu zorulukların işinizin bir sonucu olduğunu ve kaçınılmasının mümkün olmadığını kabul edin. Zor insanlar, zor görevler, zor mesailer, zor ulaşım şartları vb. bunların hepsine karşı olumlu bakın, bunların sizi geliştirmek noktasında birer vesile olduğunu unutmayın. Kariyerinizin alt basamaklarında karşılaşacağınız ufak zorluklar ileride yaşayacağınız büyük zorlukların birer alıştırmasıdır. Zorlukların yanında çok çalışmak zorunda olmak da kötü bir şey değildir. İnsanın en mutlu olduğu an bence yoğun geçirdiği bir günün ardından evine gidip yattığında o gün birçok işi bitirdiği ve aldığı maaşı hak ettiğini yaşadığı andır. Hep bu anın size nasıl keyif verdiğini düşünün.

Elbette başka tavsiyelerim de var ama ilk aşamada aklıma gelenler bunlar ve eminim bunlar bile yeterlidir. Bu yazdıklarını herkes okuyacak ve sonuçta herkes bunları uygulayacak, o zaman bizim ne özelliğimiz kaldı demeyin. Emin olun bu yazdıklarımın doğru olduğunu okuyucuların %50’si kabul edecek, bunların içinden %10’u bunları uygulamaya başlayacak, sadece %2-3’ü bunu bir hayat tarzı haline getirecektir. İşte bu %2-3’e giren siz olun!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder