23 Ocak 2015 Cuma

Yeni Nesil Bankacılıkta Bizleri Neler Bekliyor?


Kıymetli okuyucular merhaba,

Bugünkü yazımda daha çok Bankaların gelecek dönemdeki ilgi alanlarına değinmeyi tercih ettim. Bu nereden aklına geldi derseniz, bu hafta Efma ile Infosys Finacle tarafından 47 ülkeden 108 katılımcı ile yapılan anketin sonuçlarına göre hazırlanan “Bireysel Bankacılıkta İnovasyon-2014” başlıklı araştırma elime geçti. Açıkçası raporda yer alan bazı sonuçlar oldukça ilgi çekici. Ben de bundan hareketle sizler ile ilgili raporu değerlendirelim istedim.

Öncelikle 2009 yılına göre 2014 yılında bankaların çok daha fazla inovasyona yatırım yaptıkları ve stratejilerinde inovasyonun çok daha fazla yer edinmeye başladığı anlaşılmaktadır. 2009 yılında bankaların sadece %13’ü inovasyona yaptıkları yatırımı arttırırken bu oran 2014 yılında %84 olmuş. 2009 yılında Bankaların %37’sinin bir inovasyon stratejisi varken bu oran şimdilerde %61’e çıkmış. Günümüz dünyasında bankaların yeniliğe nasıl baktıklarını çok net gösteren bir tablo, değil mi?

Bankaların arasında inovasyon temaları içinde mobil odaklı geliştirmeler %83 ile başı çekerken, bunu big data %67, sosyal medya %63 ve oyunsallaştırma %31 ile takip etmektedir. Bunlardan belki mobiliteyi veya sosyal medyayı tahmin etmek zor olmayabilir ama özellikle big data ve oyunsallaştırma noktasında halen bankalarımızın alacağı yol olduğuna inanıyorum. Özellikle kurumsal bir anlayışa sahip Türk Bankacılık sektörünün oyunsallaştırmayı kabullenmesi bakalım ne kadar sürecek?
 
Inovasyon Şekilleniyor
 
Bankaların tehdit olarak algıladığı kurumlar arasında artık bankalar eskisi kadar yer almıyorlar. Bankacılar tehdidi bankacılık piyasasından değil başka sektörlerden özellikle teknoloji şirketleri, telekomünikasyon işletmeleri ve start-uplardan geleceğini düşünüyorlar. Bunda da haksız sayılmazlar. Özellikle Apple, Samsung ve Google gibi firmaların gittikçe gündeme gelen sosyal ve finansal çözümleri ileride bu konuların daha fazla tartışılmasına sebep oluyor.

Dış Tehditler
 
Peki, bankalar bu ortamda nerelere yatırım yapıyorlar diye sorduğumuzda karşımıza üç önemli alan çıkıyor. Birincisi %89 ile kanallar (elbette ki ağırlıklı kısmı şube dışı kanallar), ikincisi %78 ile müşteri deneyimi, üçüncüsü ise %70 ile süreçler olarak ortaya çıkıyor. Burada şube dışı kanallara yapılan müthiş yatırımı görmeden edemiyoruz. Bu yatırım aynı zamanda başka sektörlerin de oyuna dahil olmalarına sebep oluyor. Örneğin yazılım şirketleri…

Bu ortamda da bankaların yaşatmak istedikleri deneyimlerde de olgunlaşma görülüyor. Örneğin bankaların %80’i müşterilerinin kanallar arasında benzer bir deneyim yaşamasına gayret edeceklerini ifade ediyorlar.  %70’i ise self servis araçların daha fazla kullanılmasını isteyecek gibi görünüyor.

Bankalar ankete verdikleri cevaplara göre ya inovasyon lideri ya da inovatörün en hızlı takipçisi olmak istediklerini belirtiyorlar. Bankaların neredeyse yarısı (%49) inovasyonda lider olmak istediklerini, %38’i ise hızlı bir takipçi olmak istediklerini belirtiyorlar. Sadece %11’i birileri bir şey yapsın biz bir ara ilgileniriz diyor (%11). Geri kalan %2 ise ne yapmak istediğinden emin değil.

Sonuç olarak bankalar net bir şekilde inovasyonda rol almak istediklerini, geleceğin trendlerini yakalamak noktasında yatırımlarını arttırmaları gerektiğini ifade ediyorlar. Hatta rapora göre ülkemizin de içinde olduğu gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda (Brezilya, Güney Afrika gibi.) inovasyon konusunda ciddi bir açlık göze çarpıyor. Günümüzde ülkemizde bu gelişmeleri yavaş yavaş görüyoruz. İleride gelecek trendlerinin yakalanması noktasında daha büyük bir inovasyon rekabeti bizleri bekliyor gibi görünüyor. Burada bazı bankalar lider, bazıları takipçi bazıları da ilgisiz olacak. Sanıyorum lider olacaklar bir yazarın aşağıdaki sözünü dikkate aldıkları için bunu kazanmış olacaklar:

Rüzgârın yönünü değiştiremiyorsanız, yelkenlerinizi değiştirin

Yeni bankacılıkta hepinize iyi değişimler…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder