yeni nesil bankacılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni nesil bankacılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2018 Çarşamba

Motivasyon 3.0; "Drive" Kitabının Özeti

Kıymetli okuyucularım merhaba,


Bugün sizlere son zamanlarda okuduğum yeni nesil motivasyon yöntemlerinin anlatıldığı Daniel Pink'in Drive kitabından bahsetmek istiyorum.


Kitap temelde motivasyonun zaman içindeki evriminden bahsediyor. Buna göre ilk motivasyon sistemi, Motivasyon 1.0 adı verilen ve insanların çağlar önce fiziksel ihtiyaçlarını gidermek için kullandıkları harekete geçme sistemidir. Daha sonraları insanlar ödül ve ceza ile motive olmaya başlamışlar ve buna Motivasyon 2.0 adı verilmiş. Fakat günümüzde her ikisi de büyük ölçüde geçerliliğini yitirerek yerlerini Motivasyon 3.0 denilen sisteme bırakmış. Buna göre Motivasyon 3.0 insanların ödül veya ceza ile değil bir işte ustalaşmaya çalışarak, belli bir amaç ekseninde, daha özerk bir ortamda yaptıkları çalışmalar ile sağlanabiliyor. 


Ödül ve ceza hepimizin en temel motivasyon faktörleri olarak gördüğümüz önemli bileşenlerdir. Fakat yıllarca bilim adamlarının yaptığı çalışmalarda ödül ve ceza sistemlerinin sadece rutin işlerde veya kısa menzilli veya kısa sürecek projelerde bir ölçüde motivasyon sağladığı keşfedilirken daha uzun boyutlu projelerde ve özellikle yaratıcılık gerektiren beyin işlerinde bunun geçerli olmadığı görülmüştür. Hatta ödül ve cezanın insanları gayriahlaki işlere yönelttiği, içsel motivasyonu yok ettiği, performansı düşürdüğü, insanlarda ödüllere karşı bağımlılık oluşturduğu, yaratıcılığı törpülediği, kısa erimli düşünmeye sevk ettiği anlaşılmıştır. 






Kitapta eğer ödül verecekseniz bunu bir şarta bağlamayın, sürpriz şekilde verin diyor. Bu şekilde hem çalışanı mutlu edersiniz hem de onun sürekli bir ödül beklentisinde olmasının önüne geçmiş olursunuz. Eğer sürpriz ödül vermeyecekseniz bunun yerine gösterilen çabayı samimi şekilde takdir edebilirsiniz.


Kitapta ayrıca yöneticilerin temelde iki tip insan olduğundan bahsediyor. Bunlar X ve Y tipi yöneticilerdir. Bunlardan X olanlar çalışanlarını kontrol etme isteği içindeyken ve ödül-ceza uygulamasını benimserlerken; Y tipi olanlar ise çalışanlarına daha fazla özerklik sağlamak istemektedir. Bunun bir yansıması olarak da çalışanlar X tipi veya I tipi olmaktadır. X tipi olanlar ödül ve ceza ile motive edilebilen, yaratıcılık noktasında bir istekleri olmayan insanlardır. I tipi ise içsel arzularla; özerklik, ustalaşma ve bir amaçla beslenirler. 


Peki hep üzerinde durduğumuz Motivasyon 3.0'ın yapıtaşları özerklik, ustalaşma ve amaç nedir?


Özerklik çalışanların yaptıkları işte özerk bırakılması ve onların üzerindeki kontrolün kaldırılmasıdır. Personelin aslında kaytarmadığına yöneticilerin inanmasının sağlanmasıdır. Mesai saatlerinden ziyade yaptıkları işe yoğunlaşılması ve sonuçların iş yerinde oturmaktan daha fazla önemsenmesinin sağlanmasıdır. Hatta bunu Fedex günleri şeklinde uygulayan organizasyonların haftanın belli bir zamanını sadece üretmeye ayırdıkları ve çalışanlarını tamamen serbest bırakıp onların yaratıcılıklarına yatırım yaptıkları görülmüştür. Bunun bir yansıması olan %20 kuralıyla toplam mesainin sadece beşte birinde insanların serbest bırakılıp düşünmeleri ve yeni uygulamalar ortaya koymaları istenmiştir. Bu şekilde birçok önemli uygulama mesela gmail ortaya çıkmıştır.


Ustalaşma kavramı ise insanların işlerinde kendilerini geliştirmek için uzun, yorucu fakat sonuçları çok tatmin edici olan bir yolculuğa çıkmalarını öğütlüyor. Buna göre insanların yaptıkları işleri her gün aynı şekilde yapmaları onları geliştirmez ama her gün biraz daha farklı ve ne çok zor ne çok kolay işler ile mevcut yeteneklerini zamanla ustalaşma noktasında ilerletebilecekleri ifade ediyor. Bunun için de iş yapmayı zevk haline getirecek, zamanın nasıl aktığını hissettirmeyecek akış kavramına ihtiyaçları var. Bunun için de ayrıca işin oyun olarak görülmesi ve zevk alınarak yapılması gerekiyor. Hepimiz az çok bilgisayar oyunu oynamışızdır, nasıl da kendimizi kaptırıp bir akışa giriyorduk! 


Son olarak da amaç kavramı vardır. İnsanların yaptıkları işin sadece hedef tutturmak değil bunun yanında daha yüce bir amaca hizmet ettiğini düşünmeleri veya bu tarz işlerle iştigal etmeleri gerektiğini vurgular. Örneğin bir mucit gece yarılarına kadar insanlara hizmet edecek bir icat üretip yüce bir amacı gerçekleştirmeyi istemektedir.


Bu ufak özette kitabı sizlere kısa şekilde anlatmak istedim. Kitabı alır ve okursanız eminim daha faydalı olacaktır. Umarım bu kısa özet de sizler için keyifli olmuştur.

23 Ocak 2015 Cuma

Yeni Nesil Bankacılıkta Bizleri Neler Bekliyor?


Kıymetli okuyucular merhaba,

Bugünkü yazımda daha çok Bankaların gelecek dönemdeki ilgi alanlarına değinmeyi tercih ettim. Bu nereden aklına geldi derseniz, bu hafta Efma ile Infosys Finacle tarafından 47 ülkeden 108 katılımcı ile yapılan anketin sonuçlarına göre hazırlanan “Bireysel Bankacılıkta İnovasyon-2014” başlıklı araştırma elime geçti. Açıkçası raporda yer alan bazı sonuçlar oldukça ilgi çekici. Ben de bundan hareketle sizler ile ilgili raporu değerlendirelim istedim.

Öncelikle 2009 yılına göre 2014 yılında bankaların çok daha fazla inovasyona yatırım yaptıkları ve stratejilerinde inovasyonun çok daha fazla yer edinmeye başladığı anlaşılmaktadır. 2009 yılında bankaların sadece %13’ü inovasyona yaptıkları yatırımı arttırırken bu oran 2014 yılında %84 olmuş. 2009 yılında Bankaların %37’sinin bir inovasyon stratejisi varken bu oran şimdilerde %61’e çıkmış. Günümüz dünyasında bankaların yeniliğe nasıl baktıklarını çok net gösteren bir tablo, değil mi?

Bankaların arasında inovasyon temaları içinde mobil odaklı geliştirmeler %83 ile başı çekerken, bunu big data %67, sosyal medya %63 ve oyunsallaştırma %31 ile takip etmektedir. Bunlardan belki mobiliteyi veya sosyal medyayı tahmin etmek zor olmayabilir ama özellikle big data ve oyunsallaştırma noktasında halen bankalarımızın alacağı yol olduğuna inanıyorum. Özellikle kurumsal bir anlayışa sahip Türk Bankacılık sektörünün oyunsallaştırmayı kabullenmesi bakalım ne kadar sürecek?
 
Inovasyon Şekilleniyor
 
Bankaların tehdit olarak algıladığı kurumlar arasında artık bankalar eskisi kadar yer almıyorlar. Bankacılar tehdidi bankacılık piyasasından değil başka sektörlerden özellikle teknoloji şirketleri, telekomünikasyon işletmeleri ve start-uplardan geleceğini düşünüyorlar. Bunda da haksız sayılmazlar. Özellikle Apple, Samsung ve Google gibi firmaların gittikçe gündeme gelen sosyal ve finansal çözümleri ileride bu konuların daha fazla tartışılmasına sebep oluyor.

Dış Tehditler
 
Peki, bankalar bu ortamda nerelere yatırım yapıyorlar diye sorduğumuzda karşımıza üç önemli alan çıkıyor. Birincisi %89 ile kanallar (elbette ki ağırlıklı kısmı şube dışı kanallar), ikincisi %78 ile müşteri deneyimi, üçüncüsü ise %70 ile süreçler olarak ortaya çıkıyor. Burada şube dışı kanallara yapılan müthiş yatırımı görmeden edemiyoruz. Bu yatırım aynı zamanda başka sektörlerin de oyuna dahil olmalarına sebep oluyor. Örneğin yazılım şirketleri…

Bu ortamda da bankaların yaşatmak istedikleri deneyimlerde de olgunlaşma görülüyor. Örneğin bankaların %80’i müşterilerinin kanallar arasında benzer bir deneyim yaşamasına gayret edeceklerini ifade ediyorlar.  %70’i ise self servis araçların daha fazla kullanılmasını isteyecek gibi görünüyor.

Bankalar ankete verdikleri cevaplara göre ya inovasyon lideri ya da inovatörün en hızlı takipçisi olmak istediklerini belirtiyorlar. Bankaların neredeyse yarısı (%49) inovasyonda lider olmak istediklerini, %38’i ise hızlı bir takipçi olmak istediklerini belirtiyorlar. Sadece %11’i birileri bir şey yapsın biz bir ara ilgileniriz diyor (%11). Geri kalan %2 ise ne yapmak istediğinden emin değil.

Sonuç olarak bankalar net bir şekilde inovasyonda rol almak istediklerini, geleceğin trendlerini yakalamak noktasında yatırımlarını arttırmaları gerektiğini ifade ediyorlar. Hatta rapora göre ülkemizin de içinde olduğu gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda (Brezilya, Güney Afrika gibi.) inovasyon konusunda ciddi bir açlık göze çarpıyor. Günümüzde ülkemizde bu gelişmeleri yavaş yavaş görüyoruz. İleride gelecek trendlerinin yakalanması noktasında daha büyük bir inovasyon rekabeti bizleri bekliyor gibi görünüyor. Burada bazı bankalar lider, bazıları takipçi bazıları da ilgisiz olacak. Sanıyorum lider olacaklar bir yazarın aşağıdaki sözünü dikkate aldıkları için bunu kazanmış olacaklar:

Rüzgârın yönünü değiştiremiyorsanız, yelkenlerinizi değiştirin

Yeni bankacılıkta hepinize iyi değişimler…

10 Aralık 2014 Çarşamba

Yeni İş Yapış Trendleri ve Bankacılık Sektörüne Olası Etkileri


Bu yazımızda yeni yeni gelişmekte olan bazı iş yapış trendlerinden bahsedeceğiz. Bu trendlerden yola çıkarak önümüzdeki yıllarda bankacılık yapısının daha zorlu olacağını ve sektörde öne çıkmanın daha çetin olacağını söyleyebiliriz.
 
Ürünlerin satışları konusunda bu aşamada belirlenen yöntemler şöyle:
  • Müşterilerin sahip olmaya çalışacağı veya sahip olmaktan keyif duyacağı şeyler üretmek,
  • Bu ürünler hakkında olağanüstü servisler sunmak ve bunları takip etmek,
  • Kişilere önem vermek,
  • Müşteri temsilcilerini derinlemesine eğitmek,
  • Başarıları için mantıklı hedefler belirlemek ve bunları ödüllendirmek,
  • Müşteriler eskisinden daha fazla maliyet odaklı. Ürün özelliklerini araştırılması konusunda müşteriler artık daha dikkatli. Bunlara dikkat etmek,
  • Mobilleşme artık bir zorunluluk. Yeni nesil kullanıcılar tüm işlemlerini mobil kanallardan yapmak istemektedir. Mobil kanallara daha fazla önem vermek,
  • BIG DATA - Şirketlerin artık neredeyse anlık olarak strateji hareketler yapması gerekiyor.
  • Sosyal medyada tamamıyla aktif olunmalı, şirketlerde bu konuya özel departmanlar kurulmalı.
  • Şirket içi iş yapış modellerinde sürekli değişime açık olunmalı
 
Citibank yapmış olduğu uygulama sayesinde kullanıcılarına bonus konusunda daha büyük bir sadakat kazandıracak bir yöntem kullanmaya başladı. Bu uygulama sayesinde ne kadar çok ürününüz varsa, o kadar hızlı Bonus toplayabiliyorsunuz.
 
Özelleştirme konusunda Lexus isimli Amerikan firması servis konusunda müşterilerine daha kaliteli hizmet vererek, normalde 45 dakika süre servis işlemlerini 7-12 dakika arasına çekmiş. Bunun yanında Satınalma öncesi müşterilerini yarış pistlerine götürerek arabaların hızlarını birinci elden test etmelerini sağlamış.
 
Değişik düşünme konusunda 2005 Square 1 adlı bir Amerikalı banka, kurumsal kredilerde, kredi verdiği kuruluşlardan teminat yerine hisse almış. Bu sayede, kurumsal olarak şirketlere verdiği krediler ile kurumsal firmalar arasında organik bağlar kurmuş.
 
Netflix, Blockbuster adlı şirketin iş modelini geliştirerek, çok başarılı oldu fakat bunda Blockbuster’ın iş modellerini zamanında yenileyememesi de pay sahibi. Anlık olarak değişmemesi de pazardan silinmesinde katkısı var.
 
Müşterilere önden bilgi vermek, ürünlerin satış rakamlarını etkilemenin önemli bir noktası olarak görülebilir. Bu konuda verebileceğimiz en güzel örneklerden biri oyun sektörü ve fuarları. Bu fuarlara çağırılan kişiler genelde her ülkeden oyun dergisi yazarları ve bu yazarlar, bir oyunun satışı hakkındaki rakamlar konusunda, yaptığı yorumlarla ve oluşturduğu beklentilerle gerçek farklar yaratabiliyor.
 
Amazon’un dünya çağındaki başarısı, tüm kitapları bulabilmeniz olabilir ama asıl noktasında insana değer vermesi var. Amazon’dan bir sipariş verip zamanında gelmez ise, müşteri temsilcisiyle irtibata geçip durumu bildiriyorsunuz ve 1 haftada ücretsiz kargoyla aynı ürün kapınızda oluyor.
 
Bu ve buna benzer nice uygulama önümüzdeki sene rekabetin daha zorlu geçeceğinin göstergesi aynı zamanda. Akıllı ve müşterilerin sahip olmaktan zevk duyacağı ürünleri, profesyonel satış ekipleri ile müşterinin rahatça ulaşabileceği yerlerde sunmak ve bunları neredeyse tam zamanlı takip etmek, şirketlerin önümüzdeki senelerde en önemli felsefesi olabilir.

Hazırlayan: İsmail Kazan
 

10 Mayıs 2013 Cuma

Değişen Bankacılıkla Birlikte Oluşan Yeni Bir Trend: Yeni Nesil Şubeler

Yeni dönemde bankaların birbiriyle rekabet etmesi konusunda maliyetler konusunda azalışlara gitme büyük bir önem taşımaktadır. Bunun için bazı bankalar şubelerinde self-servis noktalarını arttırmayı ve normal bankacılık anlayışının dışına çıkmayı amaçlamaktadırlar. Bu çalışmalardan bazıları şöyledir:

Wells Fargo:

Wells Fargo’nun Washington’daki bir şubesinde Görüntülü ATM noktaları ve ellerinde tabletleriyle dolaşan şubeciler bulunuyor. Normal mesai saatleri içinde ATM’lerin arkasındaki hareketli duvarlar açılıyor ve şubede dolaşan pazarlamacıların müşterileri ağırlaması için odacıklar ortaya çıkıyor. Mesai saatleri dışında bu odacıklar kapanıyor ve şube sadece self-servis noktası olarak hizmet vermeye devam ediyor. Bu sayede normalde %60 pazarlama alanı, %40 self-servis alanı kısmındaki yapılarını %90 self-servis, %10 pazarlama alanı olarak kullanabilir hale getirmişler. Ayrıca şubelerdeki gişeci pozisyonlarını kaldırıp, bunların görüntülü ATM’lerden yapılması sayesinde maliyet ve şube yeri konusunda da büyük iyileştirmelerde bulunmuşlardır.



Şubeler bir yandan maliyet azaltmak için self – servise yönlendirirken bir yandan da yeni konseptleri ile farklılaşma eğilimindeler. The Financial Brand web sitesinin yaptığı araştırma Amerika, Polonya, Fransa gibi 12 ülkede çok farklı şube tasarımlarına sahip olan bankaları ve tasarımlarını göstermektedir. Farklı tasarımları ile dikkat çeken bankalar ve şubelerinden bazıları ise şu şekildedir:

Westpac (Avustralya - Sidney): 
Avustralya’nın önde gelen bankalarından olan Westpac, kültürlerine uygun olarak segmentasyon uygulamış ve üç farklı tipte şube uygulamasına gitmiştir. Şehir, banliyö ve bölgesel olarak üç farklı tipte şube tasarımı uygulamıştır. Bu bankanın Sidney’deki şubesinde şehir konsepti uygulanmıştır. Aşağıdan uygulamayı görebilirsiniz.


ING Bank (Polonya – Slaski):
ING Bank’ın bu uygulamasında şube iç kısmı üç bölüme ayrılmış. (Self-servis Alanı, Hizmet alanı ve Destek alanı) ING Bank, KIOSK cihazları sayesinde zengin bir self hizmet verebilen bu dizaynda ayrıca özel müşteri odaları, şube içi zengin bilgilendirmeleri ve yenilikçi tasarımı ile müşterilerine güzel bir deneyim yaşatmaktadır.



Skandiabanken – (İsveç – Stockholm):
Bu bankadaki örnekte doğal bir ortamın ön planda olduğu şubede ayrıca çocuklar için de özel bir bölüm yapılmış.


Conestoga Bank (Amerika – Walnut Street):
Conestoga Bank, NCR’dan almış olduğu video-ATM’ler ve uGenius yazılımı ile şube dizaynına yeni bir soluk getirmiştir. Ev ortamı gibi bir ortam yaratarak, müşterilerin kendilerini işlem yaparken rahat hissetmesini sağlamışlardır.


Unicredit Bulgaria
Unicredit, Sofia’da açtığı şubede, birçok yeniliği birleştirerek çok yenilikçi bir şube ortaya koymuş. Bu şubede:
·         Şubenin içerisinin görülebildiği cam bir yapı
·         Şube Duvarları LCD ekran ve devamlı reklam
·         Geceleyin bu duvarları saran parlak ışıklandırmalar ve ışıklı logolar
·         Yenilikçi ve estetik bir iç dizayn
·         Özel self-servis alanı, büyük dik ekran bir KIOSK ve özel aparatlar (Avuç-içi tanıma gibi)
·         Dijital kuyruk yapısı

Bulunmaktadır. Örnek resimler aşağıdadır.



Hazırlayan: Mehmet Çepni