4 Ocak 2022 Salı

“Nikomakhos’a Etik” Adlı Kitabın İçerisinden Notlar

Sevgili okuyucular merhaba,

Aristoteles'in oğlu Nikomakhos’a etik konusunda öğütler verdiği bu kitapta özellikle erdem üzerinde durmaktadır. Erdemin orta yol olduğundan bahsetmektedir. Bunu birçok örnek ve davranış ile açıklamaktadır. Bu kitap Aristoteles’in insan için iyinin ne olduğunu soruşturduğu kitaptır. O, belli bir insan için iyi olan ne ise, kent için iyi olanı da aynı şeydir diye düşünmektedir. Bu da etik aynı zamanda bir siyaset araştırması olmaktadır. 

Şimdi kitapta aldığım bazı notlara birlikte bakalım.

Mutluluk erdemin ödülü ve en iyi amaçtır.

Mutluluk için önemli olan, erdeme uygun etkinliklerdir. Erdeme aykırı etkinlikler ise mutluluğun tersini oluşturur.

Hepimiz bütün öteki şeyleri mutluluk uğruna yapıyoruz. İyi şeylerin başını ve nedenini de değerli ve tanrısal bir şey olarak kabul ediyoruz.

Biri düşünce erdemi, diğeri ise karakter erdemi olmak üzere iki tür erdem vardır. Bunlardan düşünce erdemi daha çok eğitimle oluşur ve gelişir. Bu nedenle de deneyim ve zaman gerektirir. Karakter erdemi ise alışkanlıkla elde edilir adı da bu nedenle küçük bir değişiklikle alışkanlıktan (ethos) gelir.

Hazza karşı koymak öfkeye karşı koymaktan daha güçtür.

Ruhta olup bitenler üç türlüdür. Bunlar; etkilenimler, olanaklar ve huylardır. Erdem de bunlardan biri olsa gerek. Arzu, öfke, korku, yüreklilik, kıskançlık vb. haz veya acının izlediği şeylere etkilenim diyorum. Bunlardan etkilenebilmemizi sağlayanları sözgelişi öfkelenebilmemizi, acı duyabilmemizi ya da acıyabilmemizi sağlayanlara olanak adını veriyorum. Huylar diye de etkilenimlerle ilgili olan iyi ya da kötü durumunuza diyorum. Örneğin öfkelenme ile ilgili olarak, çok ya da gerekenden az öfkeleniyorsak kötü, orta şekilde öfkeleniyorsak iyi durumdayız. Bu durumda erdemleri huy olarak sınıflandırmak gerekir.

İnsanın erdemi insanın iyi olmasını ve kendi işini iyi gerçekleştirmesini sağlayan huydur. Erdem aşırılıkların arasındaki ortadır. Ne az ne de çok. Örneğin aşırılık ile eksiklik kötülüğe, orta olma ise erdeme özgüdür. İyiler bir çeşittir, kötüler ise çeşit çeşit.

Onur ile onursuzluk konusunda orta olma yüce gönüllülüktür.

Yiğit korkağa göre cüretli, cüretliye göre korkak görünüyor. Aynı biçimde ölçülü, duygusuza göre haz düşkünü, haz düşkününe göre de duygusuz. Cömert cimriye göre savurgan, savurgana göre de cimri görünür.

Yürekli kişiler öne atılan kişilerdir. Bunlar tehlikelerden önce gönüllü oldukları halde tehlikeyi görünce kaçarlar; oysa yiğit kişiler iş başında etkindirler, daha önce ise sakin.

Zenginlik kullanılan şeylerdendir. Her konuda ona ilişkin erdeme sahip olan kişi onu en iyi şekilde kullanır, o halde zenginliği en iyi kullanacak kişi mal konusunda erdeme sahip olandır. İşte cömert kişi böyledir.

Erdemin özelliği iyilik görmekten çok, iyilik yapmak ve çirkin şeyler yapmamaktan çok güzel şeyler yapmaktır. Vermeyi iyilik yapmanın, güzel şeyler yapmanın izlediği; almanın ise iyilik görmeyi ya da kötü davranmamayı izlediğini görmek zor değildir.

Erdemlerinden dolayı en çok sevilenler galiba cömert kişilerdir. Çünkü yararlıdırlar, yararlı olan da vermedir.

Cömertlik servete göre söz konusu olur. Nitekim cömert olma verilen şeylerin çokluğunda değil, verenin huyundadır. Burada servete göre bir kıyaslama yapmak gerekir. Daha az verenin daha cömert olmasını engelleyen bir şey yok, eğer olanakları daha az ise.

Cömert kişi aynı zamanda mal konularında kolay yaklaşılabilir bir insandır, haksızlığa da uğrayabilir; çünkü mala değer vermez. Gereken bir şeyde harcama yapmamış olması, gerekmeyen bir şeyde harcama yapmış olmaktan duyduğu üzüntüden daha ağır gelir.

Muhteşem insan cömerttir fakat cömert mutlaka muhteşem değildir.

Onurlu ve onursuz kişiliklerin ortasında yüce gönüllü insan vardır. Bu insan iyilik yapmaya alışkındır, iyilik görünce de utanır. 

Öfke konusunda orta olma sakinliktir. Sakin kişi dingin olmak, duygulanımlar tarafından sürüklenmemek, aklın gösterdiği şeyleri ve aklın gösterdiği süre için öfkelenmek ister. Nitekim öfkelenmediği ve kendini savunamadığı için duygusuz olduğu ve acı da duymadığı sanılıyor. Küçük düşürülmeye katlanmak ve yakınları küçük düşürülünce bunu görmezlikten gelmek köleye özgü bir şey diye düşünülüyor.

Adalette bütün erdemler bir arada bulunur.

Erdemler içerisinde yalnızca adaletin başkalarının iyiliği için olduğu düşünülür.

Nomisma, yani paraya ismini veren kelime uzlaşı ile ilgilidir.

Arzu etmeden ya da pek az arzu ettiği için çirkin bir şey yapan kişi, çok arzu ettiğinden ötürü bunu yapan kişiden; öfkelenmeden başkasına vuran da öfkelendiği için vurandan daha kötüdür.

Her kendine egemen olamayan kişi pişmanlık duyar.

Kendisine egemen olamayan kişiler adaletsiz değil ama adaletsizlik yapıyorlar. 

Acının aşırılığından kaçılmaz, acıdan hepten kaçınılır. 

Bir yarar nedeniyle bir başkasını sevenler, kendilerine bir iyilik geldiği için bunu yaparlar. Haz nedeniyle sevenler de kendilerine bir hoşluk geldiği için bunu yaparlar. Böyle dostluklar çabuk bozulur. İnsanlar hep yararlı veya haz verici olmazlar. İyi kişilerin ve erdemli olanların dostluğu ise mükemmeldir. Bunlar iyi oldukları için karşılıklı olarak birbirleri için iyi şeyler isterler. 

En çok karşıt kişiler arasında yarara dayalı dostluk olur. Örneğin zengin ile yoksul, bilgili kişiyle cahil gibi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Merhaba kıymetli okuyucularım,
Yorumları denetlemeden siteye koyamıyorum. Maalesef uygun olmayan içerikler paylaşan kullanıcılar oluyor ve bunun siteyi ziyaret eden insanları olumsuz etkilemesini istemiyorum. Vaktimin darlığından her zaman yorumlarınıza da yanıt veremiyorum. Anlayışınız için teşekkür ederim.