28 Aralık 2013 Cumartesi

Altın Fiyatını Etkileyen Faktörler

İnsanlık tarihi boyunca altın önemli bir konuma sahip olmuştur. İlk kullanım alanları mücevherat olarak başlamış sonraki dönemlerde ise Mısır ve Lidya medeniyetlerinde para olarak kullanmaya başlaması altını ekonomik hayatın vazgeçilmez bir parçası yapmıştır.

Altın fiyatlarını etkileyen bir çok neden vardır. Bunlardan başlıcaları şu şekilde gösterilebilir; Merkez Bankaları, finansal stres sebebiyle yapılan hedging, arz-talebin oluşturduğu doğal fiyatlamalar bunlar arasında gösterilebilir.

Merkez bankalarının altın ile ilgili aldığı kararlar altın fiyatlarının belirlenmesinde önemli bir etkendir. Örneğin, 1999 yılında tarafları arasında altın ticaretini sınırlandıran Washington Altın Anlaşması imzalanmıştır. Anlaşma katılımcıları arasında Avrupa Birliği, Amerika, Japonya, Avustralya, uluslararası bankalar ve uluslararası para fonları bulunmaktadır. Anlaşma sonucu altın satışının 500 tondan az olması kararlaştırılmıştır. Bu anlaşma 2009 yılında beş yıl daha uzatılmış ama bu miktar 400 tona indirilmiştir. Bu tarihe kadar altın fiyatları dengesiz bir fiyat seyrederken sonrasında fiyat değişimleri düzene girmiştir. Merkez bankaları, bazı istisnalar hariç olmak üzere altın rezervi artışına gidileceği zaman önceden haber vermemektedir. Bu istisnalarda ise altın fiyatlarının belirlenmesinde önemli bir etken oluşturmaktadır. Örnek olarak 2005 yılında Rusya’nın ve 2006 yılında Çin’in yaptığı rezerv arttırma taleplerinin altın fiyatlarının o dönemdeki artışında bir etken olduğu belirtilmektedir. Ayrıca merkez bankalarının faiz oranlarında yaptığı değişiklikler, para piyasalarını etkilemekte bu da altın fiyatlarının değişmesine sebep olmaktadır. 2004 yılının sonunda yapılan bir araştırmaya göre, yıl içinde çıkarılan altınların yüzde 19 ‘u merkez bankalarına aktarılmıştır.

Hükümetler özellikle durgunluğun yaşandığı zamanlarda para basımına gitmeyi uygun görmektedirler. Para miktarının artması ise paranın değerini düşürmekte ve yatırımcıları daha kazançlı olarak kıymetli maden sektörüne yöneltmektedir.

Mücevherat ve endüstri sektörünün arz ve talebindeki değişmeler de altın fiyatlarını etkilemektedir. 2012 yılında Çin o zamana kadarki en fazla altın alımını gerçekleştirmiş olsa da Hindistan birinciliğini korumuştur. Altına olan talebi yüksek olan ülkelerdeki talep değişiklikleri piyasaları etklimektedir.

bir de özellikle kurumsal yatırımcıların yaptıı ve fiyatlarda istedikleri doğrultuda oynamalarına olanak veren açığa satış işlemleri vardır. Bu elde olmayan bir ürünün satılması ve geri alınması işlemi olarak tanımlanmaktadır. Vadeli işlem ve spot piyasalarda uygulanan bir yöntemdir. Bu çoğunlukla ahlaki olmayan ve altın piyasalarının manipüle edilmesi amaçlanan bir işlemdir.

Altın, istenildiği an diğer para birimlerine dönüştürülebildiği için para olarak da görülmektedir. Ama altının çalınma tehlikesi ve zorluğu kişileri paraya yöneltmektedir. Bu tehlike ve zorluğa rağmen ülkelerin ekonomilerine ve bankalarına olan güvenin zarar görmesi durumlarında değer kaybetmemesi ve daha güvenli olması dolayısıyla halk para yerine kıymetli madenlere yönelmektedir. Bu duruma örnek olarak 1930 yılındaki Amerika verilmektedir. Ekonomik gidişatın kötüye gitmesi, halkın dolara olan güvenini sarmış ve kıymetli maden taşımaya yöneltmiştir. Altın fiyatlarına olan talebin artışı, piyasalardaki altını azaltmış ve ekonomik durum daha da kötüleşmiştir. Roosevelt hükümeti soruna çözüm olarak çıkarılan yasa ile fiziki altın taşınması yasaklanmıştır. Ama bu yasak daha sonradan yasalara aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılmıştır.


Sonuç olarak;
Altın fiyatları; Merkez Bankaları, finansal stres sebebiyle yapılan hedging, arz-talebin oluşturduğu doğal fiyatlamalar gibi etkenlere göre değişebilmektedir. 2013 yılının sonunda yaşanan altın fiyatlarındaki şüş, FED‘in yaptığı para arzı azaltmaları sonucunda piyasanın olumsuz şekilde etkilenmesi ile gerçekleşmiştir.

Altın kıymetli bir maden olsa da, petrol gibi bulunması gittikçe zorlaşmakta ve maliyetleri artmaktadır. Bu da yıllar ilerledikçe çıkarılan altın miktarının azalmasına sebep olmaktadır. İlerleyen zamanlarda altın fiyatlarının daha da artabileceğini beklenebilir.

Bankalardaki altınlar zorunlu karşılıklar hesaplamasında TL zorunlu karşılıkların % 30‘u nispetinde Merkez Bankasına konulabilmektedir. Böylece bankalar ellerinde tuttukları altınlar karşılığında çok daha değerli bir fon olan TL yi serbest bırakabilmekte ve böylece maliyetlerini düşürebilmektedir.
 
Hazırlayan: Abdulkahhar Ahmet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder