28 Mart 2014 Cuma

Mobil Bankacılıkta Yeni Bir Trend: Mobil Bankacılık Uygulamasından Alış Veriş Yapmak

Mobil stratejilerini kurabilen bankalar müşterilerinin gözünde mobil bankacılık alanında neler yapabileceklerini kanıtladılar. Fakat ileriye yönelik neler yapılabileceği konusunda kesin bir doğru bulunmuyor. Bu konuda ancak mobil tüketim yapan müşterilerin davranışları analiz edilerek çeşitli stratejiler oluşturulabilir.

Mobil bankacılıkta en büyük değişikliklerden birisi sunulan hizmetleri segmente ederek farklı spesifik gruplara yönelik mobil bankacılık hizmeti sunmak olabilir.

Küçük işletmeler: Mobil POS servisleriyle birleştirilerek mobil işletme bankacılığı hizmeti sunulabilir. Yol kenarında açık olan işletmeler bu şekilde fatura kesip, ödeme alıp nakit akışlarını yönetebilirler.

Kişisel varlık yönetimi: yatırım portföylerini takip etmek ve işlem yapmak için yatırımcılara sunulabilir.

Göçmen işçiler: Sınır ötesi ödemeler, bankacılıkla ilgili olmayan kişilere bile açılabilir.

Öğrenciler ve milenyum kuşağı: Mobil okuryazar ve sosyal ilk kuşak yeni kişiden kişiye (peer-to-peer) ödeme sistemlerine potansiyel oluşturmaktadır.

Mobil uygulamalar müşterinin satın alma davranışlarına göre satış için kullanılırsa bankacılık hizmetinden yaşam tarzı hizmeti seviyesine çıkmış olurlar. Bu şekilde müşteriler de bankaya “beni anlayan” bir banka yaklaşımı geliştirerek daha sadık olurlar. Fakat mobil diğer teknolojilerden farklı olarak kişisel olduğu için bilgilendirme ve satış için müşterinin hayatına müdahale ediyor tarzında hareket etmemek gerekiyor. Çünkü banka ile müşterinin arasında her şeyden önce güven ilişkisi yer alıyor.

Bu bağlamda yapılan araştırmalarda kullanıcılara iki soru soruluyor. Birincisinde bankacılık işlemleri için kullandıkları mobil bankacılık uygulamasını aynı zamanda diğer alışverişleri için de kullanıyor olsalar kendilerini daha güvende hissettiklerini belirtiyorlar.




 
İkinci soru olarak müşterilere “Eğer bankalar süpermarket gibi diğer ürünleri de satmış olsa ne düşürdünüz?” şeklinde bir soru yöneltiyorlar. Müşterilerin yaklaşık %35’i böyle bir hizmeti değerli bulacaklarını ve daha çok bilgi almak istediklerini belirtiyorlar.
 

 
Tüm bu gelişmeler göze alındığında gelinen noktada artık sadece “mobil bankacılık” hizmetinden değil “mobil para” hizmetinden söz etmek mümkün görünüyor. Müşteriler kendilerine mobil bankacılık hizmeti sunmayan bankaları bırakmaya başlıyorlar. 2013’te banka hesabı değiştirenlerin %48’i değişiklik kararlarında mobil bankacılık servislerinin önemli ya da aşırı önemli derecede etkili olduğunu belirtiyor. Bu ortamda müşterilerine hem mobil hizmet sunmak hem de hızlı ve doğru bir şekilde sunmak çok önem kazandı. Hızlı davranan bankalar rakip bankadan memnuniyetsiz müşterileri kendi bünyelerine kazandırıyorlar. Bazı bankalar API’ler sayesinde diğer uygulamalara erişim izni vererek kullanıcılarına daha derin bir etkileşim sunmaya başladılar bile.

Gerekli güvenlik unsurlarını dikkate alarak diğer bankalar, finansal kuruluşlar ve mağazalar ile entegre olmak –tartışmaya açık olsa da- şu an için bankacılık, ödeme ve satın alma alanındaki değişiklik hızına yetişebilmek için tek yol olarak görünüyor. Akıllı ortaklıklar kurmak bu işin anahtar noktalarından biri.

Gelecek nesilde başarı formüllerini dört adımda şu şekilde özetleyebiliriz:

Başarılı bir segmentasyon ve bireysel müşteri davranışlarının incelenmesi

İnovasyon ve daha fazla etkileşim için kullanıcı deneyimi optimizasyonu

Mobildeki spesifik özellikleri daha zengin bir içeriğe taşımak

Mobil Para deneyimi sunan şirket ve organizasyonların oluşturduğu Mobil Para ekosistemine bağlılık

Kaynak: Monitize
Hazırlayan: Fatma Gizem Gündoğdu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder