2 Haziran 2015 Salı

Hesap İşletim Ücreti


Kıymetli okuyucular merhaba,

Bugün sizlere birçok banka müşterisinin kendilerinden tahsil edilmesinden rahatsız olduğu hesap işletim ücreti hakkında bilgi vermek istiyorum.

Bilindiği gibi bankacılık geçmiş dönemlerde, 10 veya 20 yıl kadar önce, geniş marjlarla yapılabilen ve bankaların açıkçası tali gelirlere çok fazla ihtiyaç duymadan kredi kullandırımından elde ettikleri getirinin içinden önemli bir miktarı kendilerine ayırdıktan sonra geri kalanı mevduata verdikleri bir düzen şeklinde devam ediyordu. Açıkçası bu tarz bir ortam bankaların fiyatlamalarını daha kolay yaptıkları bir ortamdı. Öbür taraftan enflasyon riski gibi bir risk elbette karşılarında vardı ama bu da fiyatlamaya dahil edilip geniş marjlar içinde fiyatlama yapılabiliyordu.

Özellikle 2001 krizinin ardından Türk Bankacılık sistemi ciddi bir yapılanmaya gitti ve marjlar gittikçe daralmaya başladı. Krediyi %100’den, mevduatı ise %60’tan fiyatlayan bankacılık yerine mevduata %8, kredilere %10 fiyat vermeye çalışan ve çok dar bir ortamda kar elde etmeye gayret eden bir bankacılık geldi. Bu da elbette yeniden yapılanan bankacılık sektörünü birkaç arayışa itti. Bunlardan ilki maliyetleri düşürmek bir diğeri de yeni gelir kalemleri bulmaktı. İşte yeni gelir kalemleri bulma noktasında müşteriler hesap veya kredi kartı ekstrelerinde yeni giderler görmeye başladılar. Bunlardan belki en fazla gündem olmuş olanı hesap işletim ücretidir.

Hesap işletim ücreti alan bankalar bu ücreti “müşterilerimize verilen bankacılık hizmetinin karşılığı olarak, banka nezdinde bir hesabın açılması, işletilmesi, hareketlerinin bilgisayar sisteminde saklanması/arşivlenmesi, bilgi sistemlerinin geliştirilmesi ve hesapla ilgili yapılan diğer harcama işlemleri sebebiyle alınan bir ücrettir” diye tanımlamaktadırlar. Bu durumda müşteriler de ister istemez şunu merak ediyorlar: Bankalar zaten bu mevduatı aldıkları için bir gelir elde etmektedirler, çünkü banka temelde bu mevduatı fon kaynağı yaparak kredi kullandırabilmektedir, “o zaman bu biraz haksızlık olmuyor mu” diye en kibar deyimi ile serzenişte bulunuyorlar.

Hesap işletim ücreti yılardır bankaların birçoğunun, müşterilerinin memnun olmadıklarını bilmelerine rağmen almaya devam ettikleri, kimilerine göre hukuki dayanağı olmayan haksız bir kazanç olarak davalara konu olan tartışmalı bir gelirdi. Böylece bankalarla müşteriler arasında bir ihtilaf alanını oluşturuyordu. Tartışmalar bu minvalde sürerken Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu 3 Ekim 2014 tarihinde yayınladığı “Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” ile tartışmaya son noktayı koymuştur. Buna göre bankalar ilgili yönetmeliğin 13.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen aşağıdaki hüküm ile hesap işletim ücretini almaya gerçek anlamda hak kazanmışlardır.

“Hesap işletim ücreti, finansal tüketicinin hesap sayısına bağlı olmaksızın müşteri bazında ilgili kuruluşun belirlediği dönemlerde tahakkuk ve tahsil edilebilir. Hesabın yıl içerisinde kapatılması hâlinde, hesabın açık olduğu döneme tekabül eden ücret alınabilir. Hesap açma ve kapama işlemleri ile hesap cüzdanı yazdırma işlemlerinden herhangi bir ücret alınamaz.”

BDDK bankalara bu hakkı verirken tüketicileri de mağdur etmemek için aynı maddenin diğer fıkrasında yer alan aşağıdaki hüküm ile de haksız kazançların önüne geçmeye çalışmıştır.

“Kesintisiz olarak, en az yüzseksen gün süreyle hiçbir hesabı hareket görmeyen finansal tüketicilerden bu süre zarfında hesap işletim ücreti alınamaz. Tahsil edilemeyen hesap işletim ücreti, tahakkuk tarihinden itibaren en fazla son oniki aylık dönem için sonradan tahsil edilmek üzere bekletilebilir. Bu dönem zarfında hesap işletim ücretlerinin tahsili için icra takibi yapılamaz, anılan oniki aylık dönem sonunda hesap işletim ücretlerinin tahsil edilememesi hâlinde ise bu ücretler iptal edilir. Finansal tüketici, hesap işletim ücretinin tahsili amacıyla kredilendirilemez.”

Böylece kullanılmayan hesaplardan hesap işletim ücreti almanın önü kapanmıştır.
Hesap İşletim Ücreti

Peki, oluşan yeni ortamda tüketiciler ne yapmalıdır:

1-      Bankalarının hesap işletim ücreti alıp almadıklarına bakmalıdırlar. Bunu eğer bugüne kadar fark etmediler ise hesap ekstresi talep edip buradaki giderleri kontrol edebilirler.

2-      Eğer bu ücreti vermek istemiyorlarsa aynı bankacılık hizmetini alabilecekleri koşulsuz şekilde hesap işletim ücreti almayan bankalara yönelebileceklerdir. Bunu bulmak çok kolay. Arama motorlarından birine “hesap işletim ücreti almayan banka” diye yazıldığında bir tane çıkıyor zaten.

3-      Bankaları ile devam etmek istiyorlarsa bankalarının hesap işletim ücreti ne koşulda almadığına bakmalıdırlar. Bazı bankalar üç fatura ödemesi ile bazıları maaş ödemesi ile bazıları da emekli ödemesi ile bu ücreti almayabiliyorlar. Elbette bunlar birer örnek olup bankaların inisiyatifinde farklılaştırılabilir.

Sonuç olarak bugün sizlere hesap işletim ücreti konusunu anlatmaya çalıştım. Bu konuda benim kanaatimce yakınmaya, bankaları şikayet etmeye gerek yok. Kanun koyucu bu konuda bir düzenleme yapmış ve hepimizin buna uyması lazım. Eğer bankanızdan çok memnunsanız yukarıda yazdığım 3.maddeye göre hareket edebilirsiniz. Hayır, benim açımdan değiştirmem de problem yok diyorsanız da 2.maddeye göre hareket edebilirsiniz. Sonuçta hesap kapatma ücretsiz

Unutmayın her şey elinizde, sağlıcakla kalın
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder