Merhaba kıymetli arkadaşlar,
Bugün de sizlere son dönemde okuduğum ve beğendiğim bir kitabı özetlemek istiyorum. Optimist yayınevinden çıkan Samuel Greengard tarafından kaleme alınmış bu kitap nesnelerin interneti kavramını fazla detaylandırmadan günlük hayatımızda herhangi bir insanın bu teknolojiden nasıl faydalanabileceğini açıklıyor.
Nesnelerin interneti veya Internet of Things dediğimiz kavram aslında bağlantılı cihaz sayısının son dönemlerde oldukça hızlı şekilde artması ve ileride de daha çok artacağı bilgisi dahilinde önem kazanmaktadır. Bağlantılı cihazlar ki bunların 2020 yılına kadar 50 milyar adede yükseleceği varsayılıyor, internet üzerinden birbirleri ile bağlantı kurabilen cihazlar olarak biliniyor. Bu nedenle bağlantılı nesnelerin de iki çeşidi önümüze çıkıyor. Bunlar; dijital kökenli nesneler ve fiziki kökenli nesnelerdir. Fiziki kökenli neseneler (örneğin bir basılı kitap) siz bunu dijitale aktarmadıkça dijital dünyada yer almıyor. Fakat dijital kökenli nesneler (e-kitap) ise siz burada veri oluşturdukça herhangi bir müdahaleye gerek kalmaksızın dijital dünyaya veri aktarmaya başlıyor. Bu nedenle ileride dijital kökenli nesnelerin artması ile buradan oluşturulacak bağlantılar ve elbette veriler de gittikçe artacaktır.
Nesnelerin interneti veri oluşturma ve veriyi başka cihazlara aktarma mantığı ile çalıştığından temelde sensörlere ihtiyaç duyuyor. Örneğin araç lastiklerine yerleştirilen çipler araç lastiğindeki aşınmayı, sürüş güvenliğini, sürüş süresini, sürücünün sürüş kabiliyetini vb. sürekli bir merkeze iletebiliyor. Bu da bu çiplerdeki sensörlerin veri oluşturması ve bu veriyi anlık olarak internet yardımı ile veri işleme merkezine göndermesi ile mümkün oluyor. o zaman bizim bu sensörlere önemli şekilde ihtiyacımız bulunuyor.
Veri dediğimizde de karşımıza şu konu çıkıyor. Bu kadar veri nerede ve nasıl tutulacak? Bu durumda bulut tabanlı veri depolama sistemleri daha da önem kazanacak. Çünkü veri çok hızlı ve çok çeşitli şekilde, oldukça hacimli miktarlarda üretilecek ve bunların veri tabanlarında tutulması ve sonrasında işlenerek aksiyon geliştirilmesi gerekecek. Burada böyle bir yoğunluk ve yatırım zorunlulukları görünürken öbür taraftan da veriler artık birer varlık olarak değerlendirilecek ve şirketlerin bilançolarında bunlar değerlemeye tabi tutulacak. Bunları son dönemlerde görmeye başladık bile. Örneğin Facebook un Whatsapp ı oldukça yüksek bedelle satın almasının ardında hep veri olduğu söylendi.
Nesnelerin internetini birz daha açtığımızda temelde veriler üç şekilde iletilebiliyor. Bunlar;
1- Makineden makineye
2- İnsandan makineye
3- Makineden akıllı cihazlara
Peki biz yukarıda belirttiğimiz üç veri aktarım şekli ile nasıl modellemeler yapabiliyoruz veya yapacağız?
En önemli tarafı insan elbette. İnsanın hayatını kolaylaştıracak ve yaşam kalitesi ile yaşam süresini arttıracak çok önemli gelişmeler olacak. Örneğin derinin altına yerleştirilen sensörler ile tansiyon, kalp atış hızı, şeker seviyesi vb. sürekli ölçülebilecek. Bu ölçümler üzerinden yapılan modellemeler ile arka planda bir yapay zeka çalışacak ve insanların muhtemel sağlık sorunları önceden tahmin edilebilecek. Eskisi kadar doktorlara ve hastanelere rutin check uplar için ödeme yapılmayacak.
İnsanların giysilerine yerleştirilen sensörler ne kadar kalori harcadığını, ne kadar yürüdüğünü, ne kadar su içmesi gerektiğini vb anlık olarak takip edebilecek. hasta olan insanların hangi ilaçtan ne kadar (500mg veya 1000 mg gibi standart şekilde değil) içmesi gerektiğini insanlara bildirecek.
İnsanlar giyilebilir cihazları ile birçok veriye anında ulaşacak, sesli komutlar bu cihazlar tarafından algılanıp nesneler üzerinde işlem yapılacak. Örneğin bir insan saatine klimayı çalıştır dediğinde evindeki klima çalışacak.
Sensörler ortamı anlayıp (mesela hava tahminlerindeki duruma göre) kendi başlarına aksiyona geçecekler (güneşli ise sulama sistemini çalıştıracak). Bu da yapay zekanın ve karar destek sistemlerinin de artık gittikçe önemli hale geldiğini gösteriyor.
Trenler uzaktan izlenecek ve rayların aşınması takip edilecek. Bu şekilde muhtemel kazaların önlenmesi sağlanacak. Aynı şekilde araçların en fazla fren yaptıkları yerler lokasyon bazlı olarak izlenecek ve böylecek o kavşaklara ek tedbirler düşünülecek.
Sensörlerin koku ve tad alması ile gıdaların bozulup bozulmadığı ne zaman bozulacağı bilgileri sürekli elde edilebilecek. Böylece hem tüketicinin hem de esnafın hakları korunmuş olacak.
Nesnelerin interneti bu kadar büyük bir çığır açarken ve aynı zamanda insanların hayatlarını kolaylaştırırken peki hiç olumsuzluğa sebep olmuyor mu?
Öncelikle internet korsanlarının verilerin bu kadar dağınık şekilde bir yerden başka bir yere gittiği bir dünyada rahat durmayacaklarını biliyoruz. Örneğin bir insan google glass gözlüğü ile bir kitap okurken, bir film izlerken, mobil şubesinden hesaplarına bakarken araya giren bir korsan bu verileri çalabilir veya kötü amaçlı olarak kullanabilir. Örneğin gözlüğünüzle ailenize bakıp onların sağlık durumları ile ilgili bilgi almaya çalışıyorsanız araya giren bir korsan ailenizin resimlerini, aile yaşantınızı, ailevi problemlerinizi öğrenebilir ve ileride aleyhinize kullanabilir. Hatta daha kötü niyetli birileri araçlarınızın fren sistemlerine bile dışarıdan müdahale edebilecekler.
Bir diğer konu da bu kadar rahatlığa alışmış insanların artık ellerinden bir iş gelmeyecek hale gelebilmesidir. Buna keyif tuzağı adı veriliyor. İnsanlar hem yetenek olarak hem de iş yapma isteği olarak oldukça aciz durumlara düşebilirler. Kilo alabilirler ve son derece sağlıksız yaşam sürmeye başlayabilirler.
Sorunlardan bir tanesi de bazı mesleklere artık ihtiyaç duyulmayacak olmasıdır. Örneğin sayaç okuyuculuğu gibi bir meslek tarihe karışacak. Elektrik, su veya doğalgaz sayaçları üzerindeki sensörlerle merkeze kullanım tutarları bildirilecek ve insanlar da belli bir rutin ile tanımladıkları banka hesabından veya kredi kartından sürekli bu bedelleri ödeyebilecekler.
Görüldüğü gibi bizi bekleyen heyecan verici bir dünya var. Bunlara çoğu işletme adapte olmaya başladı. Bakalım gelecek neler gösterecek...
Hepinize iyi çalışmalar diliyorum.
nesnelerin interneti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nesnelerin interneti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Temmuz 2018 Cuma
"Nesnelerin İnterneti" adlı Kitap Özeti
Etiketler:
IoT,
nesnelerin interneti
1 Ekim 2015 Perşembe
Nesnelerin İnterneti (şeylerin İnterneti) Konferansının Ardından
30 Eylül 2015 tarihinde İstanbul’da Four Seasons
Hotel’de Nesnelerin İnterneti (IoT) adında bir konferans gerçekleşti. Bu konferansta
aldığım bazı notları sizlerle bu yazıda paylaşmak istedim. Öncelikle
organizasyonun çok güzel düşünüldüğünü, konuşmacıların da oldukça ilgi çekici
konulara değindiklerini söylemek isterim. Konuşmalardan aldığım notlara
gelirsek;
Nesnelerin interneti ile birlikte gelecek yeni
ortamda maliyetlerin düşmesi ve yeni yönetim yaklaşımlarının şekillenmesi ile firmaların
%80’inin finansal anlamda sorun yaşayacağı öngörülüyor. Bu neredeyse şu demek;
firmaların üçte ikisi mevcut pozisyonlarını kaybedecektir. Bir başka yoruma
göre de 2018’de nesnelerin internetinin %50’sine hükmedecek şirketler en fazla
3 yıllık olacak. Bu şu demek 2015 yılı itibari ile bu şirketler daha kurulmadı.
Dünyanın yaşadığı devrimlere bakıldığında; ilk
devrimin buhar devrimi olduğu ve böylece makinalaşmanın başladığını, ikinci
devrimin elektrik devrimi olduğu böylece büyük üretimlere başlandığını, üçüncü
devrimin bilgisayar ve internet olduğu böylece insanların bilgiye çok hızlıca
eriştiğini ve son olarak da nesnelerin internetinin bir devrim olduğunu böylece
herkesin ve her cihazın birbiri ile önümüzdeki dönemde bağlantılı olacağını
söylemek gerekiyor.
Gelişimler tarihine bakıldığında artık hayallerin
gerçeğe dönme süresinin oldukça düştüğü anlaşılıyor. Ezelden beridir insanlar uçmak
istedi ama bu belki son yüzyılda geçerli hale gelebildi. İnsanlar daha fazla bilgiye
ulaşmak istedi bu daha kısa sürede gerçekleşti. Şimdi insanlar akıllı nesnelere
hükmetmek ve onları kullanmak istiyorlar, bu da çok yakında gerçekleşecek.
Hatta gerçekleşmeye başladı bile.
Peki, nesnelerin interneti ne alanlarda
kullanılacak?
Bu konuda verilen en standart örnek, eğer evde
domatesiniz biterse buzdolabınız manava bir bildirimde bulunacak ve manav sizin
banka hesabınızdan bu tutarı çekip (veya kredi kartınızdan) size akşama
domatesi gönderecek. Bu sistemi aslında siz yönetmeyeceksiniz. Bir kere genel
ayarları yapacaksınız diğer operasyonel işleri makinaya devredeceksiniz.
Nesnelerin interneti eğer her şeyi yaparsa peki biz
insanlara ne iş düşecek? Bizler işsiz mi kalacağız? Bu konuda şöyle bir
sınırlama yapmamız lazım. Bizler daha çok fikir işlerini yapacağız. Bizler düşüneceğiz,
kas işlerini ve operasyonel işleri makinalara devredeceğiz. Akşam evimize
ilerlerken evimizdeki bir robot mutfakta bizim sevdiğimiz bir yemeği alıp
mikrodalgaya atacak, mikrodalga bunu bizim her zaman eve gelme zamanımıza uygun
şekilde pişirecek ve bizleri hazır bir akşam yemeği bekliyor olacak.
Peki bu kadar mı? Tabii ki hayır. Örneğin Alzheimer
hastalarının aldığı ilaç doktora otomatik olarak bildirilecek, hastanın durumu
uzaktan izlenecek, sıkıntılı bir durumda daha hızlı aksiyon alınacak. Bir süt
işletmesi olduğunuzu düşünün. Soğuk zincirin halkalarının bozulmasını
istemezsiniz. Yoğurt taşıyan araçların uygun ortamda olup olmadığı, perakendecilerin
buzdolaplarının yeterli ısıda olup olmadığı hep uzaktan yönetilebilecek. Bu bir
şekilde yapılmaya başlandı ve gelişerek devam edecek.
Peki aldığımız ilaçlar. Hepsi standart dozlardadır.
Bunlar uzaktan yönetim ile gerektiği kadar vücuda verilecek. Gereksiz kısmı
verilmeyecek. Böylece insanlar üzerindeki olumsuz etkisi azaltılacak. Hatta ilacın
olumlu etki edip etmediği kan değerleri vb verilerden anlık takip edilebilecek.
Nesnelerin interneti aynı zamanda akıllı
algılayıcıların da olmasını gerekli kılıyor. Mesela Odeabank digital signage
ekranlarına müşteriye hizmet veren görevlilerin gülümseyip gülümsemediğini
algılayan bir sistem yüklemiş.
Tabii bunun olabilmesi için internet hızının da
artması gerekiyor. Bu da gerçekleşiyor. Örneğin bugün itibari ile bir ABD
ailesinin internet ortamına yüklediği video tüm 2008 internet trafiğinden fazla
olabiliyor.
Size günün kısa bir özetini vermeye çalıştım. Umarım
faydalı olmuştur.
Etiketler:
IoT,
internet,
internet of things,
nesnelerin interneti
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)