15 Mart 2015 Pazar

Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi; Motivasyonla Olan İlişkisi


Motivasyon konusunu ilk inceleyen yönetim uzmanlarının başında Abraham H. Maslow gelmektedir. Brandize Üniversitesi profesörlerinden olan Maslow, insan davranışlarını yönlendiren en önemli etkenlerin gereksinmeler olduğunu savunarak motivasyon olgusunu açıklamaya çalışmıştır. Maslow’un varsayımsal gereksinmeler hiyerarşisi motivasyonu dinamik bir kavram olarak görmektedir. Bu kavram hem kişilik değişkenlerini hem de toplumsal değişmeyi içermektedir.[1]

Maslow insan ihtiyaçları ile ilgili olarak 1943 yılında yazdığı bir makalesinde insan ihtiyaçlarını beş kategoriye ayırmıştır. Maslow, insan ihtiyaçlarını hiyerarşik olarak ele almış ve en alttaki ihtiyaçların karşılanmasının ardından insanın bir üstteki ihtiyaçlar kategorisine doğru yöneldiğini ifade etmiştir.

Yukarıdaki açıklamalarla beraber özetlemek gerekirse, Maslow’un yaklaşımında göze çarpan iki temel varsayım şu şekildedir:[2]

§  İhtiyaçlar davranışı doğurur, yönlendirir ve sürmesini sağlar.

§  İhtiyaçlar hiyerarşik yapıdadır.

o   Alt seviyedeki ihtiyaç karşılanmadan, üst seviyedeki ihtiyacın insanın davranışlarını etkilemesi düşünülemez.

o   Karşılanmış bir ihtiyaç davranışları etkileyemez.

Bu yaklaşımın yönetici açısından anlamı şudur: Eğer yönetici, personelin hangi ihtiyacını tatmin etmek istediğini anlayabilirse, o ihtiyaçlarını tatmin edebileceği ortamı yaratarak onların belirli yönde davranmalarını sağlayabilir.

Bu yaklaşımın esas aldığı motivasyon sürecini aşağıdaki gibi göstermek mümkündür.[3]

 
Motivasyon Süreci

 
 
 
 
 
Maslow’ un ihtiyaçlar hiyerarşisi şu şekilde oluşmaktadır:[4]

§  Fizyolojik İhtiyaçlar: İnsanların doğuştan sahip oldukları ve arzu ettikleri temel ihtiyaçlardır. Yemek, uyumak, hava teneffüs etmek vs. ihtiyaçlar bu kategori için örnek olarak gösterilebilir.

§  Güvenlik İhtiyaçları: İnsanlar, can ve mal varlıklarının korunmasını isterler. Aynı şekilde insan, doğası gereği özgürlüğü ve mülkiyeti seven bir yaratıktır. Bu nedenle, tüm insanlar baskıya ve zorlamaya karşı kendilerini korumak isterler. Bunların dışında yaşlılık, hastalık, işsizlik vs. durumlara karşı da insan, geleceğinin güvenlik içerisinde olmasını arzular.

§  Sevgi ve Aidiyet İhtiyacı: Fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçlarından sonra insanın sosyal yönü ağırlık taşıyan ihtiyaçları ortaya çıkar. Örneğin, sevme, sevilme, bir gruba mensup olma, şevkat, yardımseverlik vs. türünden ihtiyaçlar bu gruba örnek olarak gösterilebilir.

§  Saygı İhtiyacı: İnsanlar sevmek, sevilmek dışında saygı duyulmak da isterler. İnsanlar temel fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçlarını ve ardından sevgi ve aidiyet ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra tanınma, sosyal mevkii ve statü sahibi olma, başarı elde etme, takdir edilme, saygı görme vs. türden ihtiyaçlara ilgi gösterirler. Maslow bu gruptaki ihtiyaçları saygı görme ihtiyaçları olarak sınıflandırmaktadır.

§  İdeallerini ve Yeteneklerini Gerçekleştirme İhtiyacı: Fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçlarını ve diğer belirtilen türdeki ihtiyaçlarını karşılamış olan birey son aşamada ideallerini ve yeteneklerini gerçekleştirme ihtiyacı duyar. Bu son aşamada birey, ideallerini gerçekleştirmeye, başarmaya ve haz duymaya daha fazla önem verir.
 
Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi

Görüldüğü gibi insan ihtiyaçlarla dolu bir organizmadır. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi hiyerarşinin bir alt seviyesindeki ihtiyaç giderilmedikçe üst seviyedeki bir ihtiyaç giderilemez. Bu sebeple insanların alt seviyelerdeki ihtiyaçları giderildikçe üst seviyelerde daha şiddetli ihtiyaçlar görülmektedir. Bu durumda ilk dört ihtiyacını tatmin etmiş bir birey diğerlerine duymadığı kadar kendini veya ideallerini gerçekleştirme ihtiyacı içine girecektir.[5]

Abraham Maslow’ un yukarıda kısaca özetlediğimiz “ihtiyaçlar hiyerarşisi”, insanlar açısından bir tür motivasyonel etki gösterir. Başka bir ifadeyle, belirli bir basamak ihtiyacını karşılayan birey, bir sonraki basamağa atlamak için motive edilebilir. Maslow’ un teorisinin ötesinde ihtiyaçlar konusunda belki de bilinmesi gereken ilk şey şudur: “insan ihtiyaçları sonsuzdur/sınırsızdır.” Bu ihtiyaçlar kendi isteklerinden de ortaya çıkabilir yada çevresi onu bunlara ihtiyaç duymaya yönlendirebilir.[6] Bu nedenle, insan daha fazla motive edilmek için hazır durumdadır. Önemli olan, doğru motivasyonel araçları kullanarak insanları daha fazla çalışmaya sevketmektir.


[1] Zeyyat Sabuncuoğlu ve Melek Tüz, Örgütsel Psikoloji (Bursa: Ezgi, 1996), s. 101.
[2] Abdullah Keskin, “Motivasyon ve Dikkatin Öğrenme Üzerindeki Etkisi”, http://www.egitim.aku.edu.tr/motivasyondikkat1.pdf, 16 Temmuz 2006.
[3] Koçel, a.g.e., s. 511.
[4] Kaynak, a.g.e., ss. 114-118.
[5] Eren, a.g.e., s. 503.
[6] Ahmet G.Özışık, Proje Planlama ve Kontrol Sistemleri (İstanbul: Birsen, 1995), s. 118.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder