15 Mart 2015 Pazar

Motivasyon Konusuna Herzberg Yaklaşımı ve Günümüz Dünyasına Uyarlanması


Motivasyon konusunda A.Maslow’dan sonra adından en fazla söz edilen kişi Frederick A. Herzberg’dir. Maslow’un motivasyon kuramında esas olan beş ihtiyaç basamağının varlığı ve buna göre bir kişinin bu ihtiyaçlarını ne ölçüde tatmin ettiği veya etmediği hususu önem taşımaktaydı. Bu kapsamda Herzberg ve arkadaşları tarafından “Çift Faktör Teorisi” ya da “Motivasyon-Hijyen Teorisi” olarak bilinen yaklaşım geliştirilmiştir. Bu kuramın varsayımlarına göre, iş yerinde kötümser olmaya yol açan ve işten ayrılmaya sebep olan hijyen faktörleri ile işyerinde işçiyi mutlu kılan, onun tatminini arttıran motivasyon faktörlerinin birbirlerinde ayrılması gerekmektedir.[1] Herzberg’in bu teoride bahsettiği iki faktör grubunu ele aldığımızda aşağıdaki şekilde karşımıza çıktığını görebilmekteyiz: [2]

§  Motivasyonel faktörler: Başarı, tanınma, takdir edilme, yapılan işin niteliği, yetki ve sorumluluk sahibi olma, ilerleme ve yükselme imkanlarının olması vs. motivasyonel faktörler arasında sayılabilir. Bu faktörlerin olması durumunda bireylerin çalışma istek ve arzuları artar. Bu faktörlerin bulunmaması halinde ise bireylerin çalışma arzu ve istekleri yavaşlayabilir.

§  Hijyen faktörler: İşletme politikası ve yönetimi, çalışma koşulları, ücret düzeyi, özel yaşamdaki mutluluk düzeyi, organizasyonda alt-üst arasındaki ilişkiler vs. unsurlar “hijyen faktörler” olarak adlandırılır. Hijyen faktörler mevcut olduğunda iş tatmini gerçekleşir ve bireyleri çalışmaya motive edebilir. Hijyen faktörlerin negatif olması durumunda ise (örneğin, çalışma koşullarının çok iyi olmaması, aile yaşamının çok düzenli olmaması) motivasyonel etki ortadan kalkar. Herzberg’ e göre hijyen faktörler pozitif ise bu sadece çalışanlar tarafından kabul görür, motive edici olabileceği gibi motive edici etki göstermeyebilir.

 
Hijyen ve Motivasyon Etmenleri

Eren, Örgütsel Davranış ve Yönetim Psikolojisi , s. 511.

Herzberg’ in yaptığı bu iki ayrımı yukarıdaki şekil üzerinde daha açık olarak görmek mümkündür. Az önce değinildiği gibi, Herzberg’ in görüşlerine göre motivasyonel faktörler bireyi mutlu kılan, işyerine bağlayan, çalışmaya özendiren ve tatmin sağlayan unsurlardır. Hijyen faktörler ise bireyin işten ayrılmasına, tatminsizliğe yol açabilecek unsurlar olarak görülebilir. Hijyen faktörlerin motive edici özellikleri nisbeten daha azdır. Başka bir ifadeyle hijyen faktörlerin bulunması bireyleri daha fazla çalışmaya sevketmek için yeterli olmayabilir.

Herzberg ile Maslow modelleri karşılaştırıldığında, Maslow’un insan gereksinimlerini önem sıralamasına göre sıraladığını Herzberg’in ise bir işin gerçekleştirilmesinde kişisel başarı ve kendisini kabul ettirme güdüsüne önem verdiğini görmekteyiz. Maslow’a göre fiziksel gereksinimler içerisinde yer alan ekonomik gereksinimler doyuma geçemez. Fakat Herzberg modeline göre ücretin yeri motivasyon faktörleri arasında ancak altıncı sırada yer almaktadır.[3]

Maslow ile Herzberg Modellerinin Karşılaştırması

Maslow Modeli
Herzberg Modeli
Kişisel bütünlük gereksinmesi
İşin kendisi
Başarma
Gelişme Olanakları
Sorumluluk
Saygınlık gereksinmesi
İlerleme
Tanınma
Statü
Sosyal gereksinmeler
Denetçiyle
Üstlerle
Astlarla karşılıklı ilişkiler
Teknik denetleme
Güvenlik gereksinimleri
İşletme politikası ve yönetim
İş güvenliği
Çalışma koşulları
Fizyolojik gereksinimler
Çalışma koşulları
Ücret
Kişisel yaşantı

Helzberg’in modeli ile ilgili yapılan araştırmalarda işçilere çalıştıkları işyerlerindeki kritik anlarla ilgili olarak sorulan soruları cevaplamaları istenmişti. Bunlar işçileri işten bezdiren ve istifa etmeyi düşündüren kritik durumlar ile onları mutlu eden, olağanüstü tatmin veren ve işletmeye bağlı durumlardır. Herzberg’in metoduna uygun biçimde yapılan araştırmalar onun kuramını doğrulamaktadır. Ancak bu yöntemden farklı bir biçimde yapılan araştırmalar onun modelini doğrular nitelikte sonuçlar vermemektedir. Şu halde motive edici faktörlerin karışık ve birbirine bağlı oluşları ve kolayca soyutlanmayışları ölçme ve değerlendirme çalışmalarını güçleştirmektedir. Bu nedenle de değişik araştırmalarda değişik sonuçlar ortaya konulabilmektedir.[4]



[1] Erol Eren, Yönetim ve Organizasyon (İstanbul: Beta, 1993), s. 365.
[2] Kaynak, a.g.e., s. 127.
[3] Sabuncuoğlu ve Tüz, a.g.e., s. 106.
[4] Eren, Yönetim ve Organizasyon, s. 367.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder