15 Mart 2015 Pazar

İş Tatmini ile İlgili Olarak Tutum ve Değerler


Çağdaş yönetim düşüncesi işletmenin rasyonel sonuçlar elde etmesi için işçilerin aradıklarını işte ve iş ortamında bulmaları gerektiğini, en basit şekliyle iş-kişi uyumunun çok boyutlu olarak gerçekleşmesini etkin yönetimin şartları arasında görmektedir. İş-kişi uyumu için çalışanları sadece yetenek ve özellik olarak işlerine uygun olmasının yetmediği; bazı durumlarda yüksek ücretin, işçiye verilen terfi olanaklarının işçi mutluluğunu sağlamadığı saptanmıştır. Yapılan çalışmalar sonunda işçinin verimli ve mutlu çalışması için yaptığı işten tatmin olması gerektiği sonucuna varılmış ve iş tatmini sağlama yolunda yapılacak çalışmalar özellikli uygulamalar arasında yer almıştır.[1]

Bir işi yapan kişi, belirli ihtiyaçlarını karşılamak, iş ve iş ortamının kişisel değerlerine uygun olmasını beklemek durumundadır. Eğer kişinin ihtiyaçları ve sahip olduğu değer yargıları yaptığı iş ile uyumlu ise ortaya iş tatmini çıkacaktır. İş tatmini de bireyin işine karşı genel tutumu olarak da görülebilecektir.[2]

İş tatmini ile ilgili önemli kavramlardan biri tutumlardır. Tutum, en geniş anlamda bir bireyin belirli bir objeye veya bir kimseye karşı zihinsel açıdan hazır oluş durumu veya belirli bir biçimdeki vaziyet alışıdır. Bir başka deyimle bireylerin belirli objelere karşı yaşadığı deneyimler sonucu düzenli tavır alışları, davranış biçimleridir.[3] Tutumlar kişinin biçimsel davranış ve düşüncelerini içermektedir. Olumlu veya olumsuz tutumlara somut bir örnek vermek gerekirse, kişinin değer verip faydalı bulduğu eşya veya kavramlara karşı tutumunun genellikle olumlu olduğunu belirtmek mümkündür.[4]

Tutumların üç bileşeni vardır:[5]

§  Duygusal Bileşen: Tutum nesnesi ile ilgili olumlu yada olumsuz olarak nitelendirilen duygusal tecrübelerimizdir. Çalışma yerinde birçok duygusal olayla karşı karşıya kalırız. Örneğin sıkıntılı bir müşteri işimize engel olabilir, zor bir görevi tamamladığımız için memnun olabiliriz. Karşı karşıya kalınan bu duygular işimiz hakkındaki düşüncelerimizi şekillendirir.

§  Bilişsel Bileşen: Algılarız ile tutumlarımız arasındaki ilişkiyi oluşturur. Bilişsel bileşen bireyin tutum nesnesi hakkındaki inançlarından oluşur. Eğer bir şeye ilişkin olumsuz bir tutumumuz varsa, o şey hakkında olumsuz inanç veya inançlarımız da vardır. Bir tutumun inanç yönü ile duygu yönü karşılıklı olarak birbirini etkiler. Çalışma yerimizde bilişsel bileşen çalışma arkadaşlarımızın anlattıklarından ziyade karşı karşıya kaldığımız tecrübelerimiz sonucu gelişir.

§  Davranışsal Bileşen: Duygu ve inanca uygun olarak hareket etme eğilimidir. İnsanlar şu yada bu nedenle her zaman duygularına uygun şekilde davranmaz veya davranamazlar ancak duygulara uygun hareket etme eğilimleri mevcuttur. Bu nedenle çoğu kez tutumlardan davranışları anlamak mümkündür. Psikologlar, tutumun davranışsal bileşeninin duyguları etkileyebileceği görüşündedir. Davranış biçimimizi tutumlarımız şekillendirir.

Tutumlardan sonra değerler kavramına da değinmek gerekmektedir. Değer bir çeşit inanç olup, insanların iyiyi, doğruyu ve güzeli tanımlamak için koymuş oldukları ölçütler veya standartlardır. Bunlar aynı zamanda bireyin insanlara, düşüncelere ve nesnelere verdiği önem olup bireyin davranışını etkileyebilir.[6] Değer sistemleri, bireylerin değerlerinin önceliklerini temsil etmekte veya bireylerin öncelikle önem verdiği hürriyet, zevk, kendine güven, dürüstlük, itaat ve eşitlik gibi kıstaslar olarak karşımıza çıkmaktadır.[7]

Örgütsel Davranışta değerlerin önemi oldukça fazladır. Çünkü değerler; tutum ve güdülerin anlaşılmasında ve algılarımızı etkilemeleri açısından önem taşırlar. Bireyler örgütlerde neler yapılıp neler neler yapılmaması gerektiğini deneyimleri ile öğrenmiş durumdadırlar ve buna göre karar vermektedirler. Bu sebeplerden dolayı değerler örgüt içindeki tutum ve davranışları da etkilemektedir.[8]  

Örgüt içerisinde önemi açıkça görülen değerleri aşağıdaki şekilde sınıflandırabiliriz:[9]

§  Sonul değerler: Bir kişinin yaşam boyu ulaşmak istediği amaçlardır.

§  Araçsal değerler: Bireyin sonul değerlerine ulaşabilmek için sergilediği veya tercih ettiği davranış kalıplarıdır.

Aşağıdaki tablo bu değerleri göstermektedir.

Sonul Değerler ve Araçsal Değerlere Örnekler

SONUL DEĞERLER
ARAÇSAL DEĞERLER
Rahat bir yaşam
İstekli (çalışkan, arzulu)
Heyecanlı ve aktif bir yaşam
Açık görüşlülük
Bir şeyi tamamlama duygusu
Beceri, etkili
Dünyada barış (savaştan uzak)
Neşeli, sevinçli
Güzelliklerle dolu bir dünya
Temizlik, düzenlilik
Eşitlik
Yürekli
Aile güvenliği
Bağışlayıcılık
Hürriyet
Yardımseverlik
Mutluluk
Dürüstlük
İç uyum
Hayalcilik, yaratıcılık
Olgun bir aşk
Bağımsızlık
Milli güvenlik
Entellektüellik
Keyifli bir yaşam
Akıllılık, mantıklılık ve tutarlılık
Günahtan arınmışlık
Sevilmek
Kendi kendine saygı
İtaatkar, saygılı
Sosyal tanınma
Nezaket
Gerçek arkadaşlık
Sorumluluk
Akıllılık (yaşamı olgunlukla anlama)
Kendilik kontrolü yüksek
Özkalp ve Kırel, a.g.e., s. 71.



[1] İlhan Erdoğan, İşletme Yönetiminde Örgütsel Davranış (İstanbul: Dönence, 1999), s. 231.
[2] Aynı, s. 231.
[3] Enver Özkalp ve Çiğdem Kırel, Örgütsel Davranış (Eskişehir: Anadolu Üniversitesi, 2004) , s. 72.
[4] İlhan Erdoğan, İşletmelerde Davranış (İstanbul: Dönence, 1997), s. 210.
[5] Özkalp ve Kırel, a.g.e., s. 73.
[6] Ömer Sadullah, “İnsan Kaynakları Yönetimine Giriş”, İnsan Kaynakları Yönetimi. Ed.:Ramazan Geylan (Eskişehir: Anadolu Üniversitesi: 2004), s. 13.
[7] Özkalp ve Kırel, a.g.e., s. 69.
[8] Aynı, s. 69.
[9] Aynı, s. 70.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder