11 Mart 2013 Pazartesi

Türkiye’de ve Dünyada Tasarruf Mevduatı Sigortası

Mevduat Sigorta Fonu; Finansal sistem hakkında daha az bilgi sahibi olabilecek küçük tasarruf sahiplerinin, bankalara veya tasarruf kuruluşlarına yatırdıkları mevduatlarının kısmen ya da tamamen güvence altına alınması amacıyla oluşturulmuş bir sigorta sistemidir. Bu işlevinin yanında ekonomide ve mali sektörde ortaya çıkabilecek krizlerden etkilenen bankacılık sektörünün yükümlülüklerini yerine getirememe riskini mevduat sigorta kurumlarına aktararak, bankacılık sektörüne olan güvenin sürdürülmesini de sağlamaktadır.

Mevduat sigorta sistemi, sahip olduğu fon itibari ile de ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir. Japonya, Fransa, İtalya, Almanya, İzlanda ve Norveç ikişer mevduat sigorta sistemine sahipken, İspanya’da üç mevduat sigorta sistemi bulunmaktadır. Avusturya, Fransa, Hollanda ve Lüksemburg’da sigorta fonu bulunmamakta, iflas eden bankalardaki mevduat sahiplerinin zararları bankalardan toplanan primlerle karşılanmaktadır.

Çad, Gabon, Kenya, Nijerya Tanzanya, Uganda, Bangladeş, Sri Lanka, Kore, Yunanistan ve Yemen’de toplam mevduatlar üzerinden; Japonya, Almanya, Avusturya, Danimarka, Finlandiya, İngiltere, İspanya, İsveç, Lüksemburg, Portekiz, Kanada, Arjantin, Brezilya ve Peru’da ise sigortalanmış mevduatlar üzerinden prim alınmaktadır.

Kenya, Tanzanya, İngiltere ve ABD’de mevduat sigorta kurumu ayrı bağımsız yasal bir organ statüsünde iken; Nijerya, Sri Lanka, Tayvan, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İsveç, İtalya ve Arjantin’de ise devlete bağlı faaliyet göstermektedir.

Mevduat sigorta kurumu Tanzanya, Almanya, Avusturya, Finlandiya, Fransa, İngiltere, İtalya, Lüksemburg, Lübnan, Arjantin ve Brezilya’da özel olarak; Kenya, Nijerya, Uganda, Bangladeş, Sri Lanka, Kore, Hollanda, İrlanda, İsveç, Portekiz, Yemen, ABD, Kanada ve Şili’de resmi olarak; Çad, Gabon, Japonya, Almanya, Belçika, Danimarka, İspanya, Yunanistan ve Peru’da ise ortak yönetilmektedir. Ayrıca Şili’de hükümet fona tek katkı sağlayan kurumdur.

Ülke bazında mevduat sigorta sistemini ilk uygulayan Çekoslovakya olmuştur. Ancak modern anlamda mevduat sigorta sistemi ilk olarak 1934 yılında ABD’de uygulanmaya başlamıştır. Bu bağlamda önce mevduat sigorta sisteminin kuruluşu ve gelişimi, daha sonra İngiltere, Avrupa Birliği ve Japonya’daki uygulamalar ve mevcut durum ele alınacaktır. ABD’de mevduat sigortasının kapsamı 1980 yılı itibariyle mevduat sahibi başına 100.000 dolara çıkartılmıştır. Yılda iki kez bankalardan prim tahsil edilmektedir. İngiltere’de ise mevduat sigorta sistemine zorunlu üyelik vardır ve bankalar arası mevduat hariç mevduatların büyük kısmı garanti altındadır. Primler sigortalanmış mevduatlar üzerinden alınmaktadır. Mevduat sigorta fonunun kaynakları, başlangıçta alınan minimum 10.000 İngiliz Sterlini tutarındaki katkı ve yıllık düzenli prim gelirlerinden oluşmaktadır. Fonun kaynaklarının 3 milyon Sterlinin altına düşmesi halinde katkı miktarı artırılabilmekte ve söz konusu mali yılda fon tarafından yapılacak ödemeler dolayısıyla kaynakların tükeneceği bekleniyorsa fonun bu taahhütleri yerine getirebilmesi için bankalardan özel katkı payları alınabilmektedir. Bu katkı payı için sınırlama bulunmamakla beraber her banka için o bankanın mevduatının % 0,3’ünü geçemez. Japonya’da da mevduat sigorta sistemine üyelik zorunludur. Yabancı para cinsinden mevduat ve bankalar arası işlemler hariç tüm mevduatlar sigorta kapsamındadır. Sigorta kapsamı 3 milyon Yenden 10 milyon Yene çıkarılmış ve ödeme sürecinde ödeme yapılacak mudilerin kimliklerini belirleme yöntemleri geliştirilmiştir.

Türkiye’de ise finansal tüketiciler çoklukla mevduat (TL, Döviz ve Altın) hisse senetleri ve devlet tahvillerine yönelmektedirler. TMSF 50.000 TL’ye kadar olan ve yurtiçinde açılan tasarruf mevduatlarının sahiplerini güvence altına alırken Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından temsil ve idare edilen Yatırımcıyı Koruma Fonu (YKF) hisse senedi sahiplerini 70.000 TL’ye kadar olan alacakları kapsamında güvence altına almaktadır.
Son 9 yıllık birikimli enflasyon oranı ile kişi başına tasarruf mevduatı tutarı ve sigortalı mevduatın toplam mevduat içindeki payı gibi ekonomik ve finansal kriterler dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler neticesinde Türkiye’de yaklaşık 9 yıldır uygulanmakta olan “50 bin TL”lik sigorta limit tutarının güncellenmesinin sistemin etkinliği bakımından faydalı olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda, “50 bin TL” olan sigorta limiti 15 Şubat 2013 tarihi itibariyle “100 bin TL”ye yükseltilmiştir.

Mevduatın sigortalanması tasarruf sahiplerinin bankalara olan güveninin artmasına ve ülke finansal piyasalarının daha iyi çalışabilmesine katkı sağlamaktadır. Bunun yanında finansal açıdan zor durumda olup da bu sisteme dayanıp ayakta kalan bankaların sistemde çifte standart yaratıp daha fazla getiri ile daha fazla müşteri çekmelerine de olanak sağladığından eleştirilere de maruz olmaktadır.

Dünyanın hemen hemen her ülkesinde mevduat sigortası zorunludur. Finansal piyasaları güçlü olan ülkelerin ortak özellikleri incelendiğinde hepsinde mevduat sigortasının zorunlu olduğu ve sigorta kapsamlarının yüksek olduğu gözlemlenmektedir. Bu nedenle ülkemizdeki mevduat sigortasının kapsamının 50 bin TL’den 100 bin TL’ye çıkartılması mantıklı karşılanabilir.

Öbür taraftan ülkemizin kriz döneminde bile mevduat sigortasını arttırmadığı halde özellikle 2013 yılında bunu yapması sorgulanabilir.

Mevduatın ve diğer finansal araçların sigortalanmasında ideal bir model yoktur. Farklı ülkelerin uygulamaları hem bambaşka olup hem de çok başarılı sonuçlar verebilir. Bir ülkede uzun zamandır başarıyla uygulanan bir modeli başka ülkeye aynen uygulamaya çalışmak da akılcı olmayacaktır. Sonuçta önemli olan o ülkenin şartlarına en uygun modelin kurulması ve karşılaşılan güçlüklerin doğru hesaplanmasıdır.

Türkiye’de ise TMSF’nin mevduat sahipleri yanında hisse senedi (ve borçlanma enstrümanları) yatırımcıları ile sigortalıları belli limitler dahilinde garanti altına alması, dolayısıyla gerektiğinde mevduat bankalarına ek olarak aracı kuruluşlar ve sigorta şirketlerini çözümleme sorumluluğunu da üstlenmesi değerlendirilebilir.

TMSF’nin hem tasarruf mevduatının sigortalanmasında hem de bankalar ve aracı kuruluşlar ile sigorta şirketlerinin çözümlenmesinde oldukça tecrübeli olması olası bir entegrasyonun ana dayanağını oluşturmaktadır.

Yazan: Yasemin Güler

Kaynaklar:

http://www.tmsf.org.tr/2013.tr
http://www.tmsf.org.tr/Aspx/kk/ashx/file.ashx?type=1&uploadId=227
http://www.tcmb.gov.tr/kutuphane/TURKCE/tezler/mugeayzit.pdf

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder