28 Aralık 2013 Cumartesi

Altın Fiyatını Etkileyen Faktörler

İnsanlık tarihi boyunca altın önemli bir konuma sahip olmuştur. İlk kullanım alanları mücevherat olarak başlamış sonraki dönemlerde ise Mısır ve Lidya medeniyetlerinde para olarak kullanmaya başlaması altını ekonomik hayatın vazgeçilmez bir parçası yapmıştır.

Altın fiyatlarını etkileyen bir çok neden vardır. Bunlardan başlıcaları şu şekilde gösterilebilir; Merkez Bankaları, finansal stres sebebiyle yapılan hedging, arz-talebin oluşturduğu doğal fiyatlamalar bunlar arasında gösterilebilir.

Merkez bankalarının altın ile ilgili aldığı kararlar altın fiyatlarının belirlenmesinde önemli bir etkendir. Örneğin, 1999 yılında tarafları arasında altın ticaretini sınırlandıran Washington Altın Anlaşması imzalanmıştır. Anlaşma katılımcıları arasında Avrupa Birliği, Amerika, Japonya, Avustralya, uluslararası bankalar ve uluslararası para fonları bulunmaktadır. Anlaşma sonucu altın satışının 500 tondan az olması kararlaştırılmıştır. Bu anlaşma 2009 yılında beş yıl daha uzatılmış ama bu miktar 400 tona indirilmiştir. Bu tarihe kadar altın fiyatları dengesiz bir fiyat seyrederken sonrasında fiyat değişimleri düzene girmiştir. Merkez bankaları, bazı istisnalar hariç olmak üzere altın rezervi artışına gidileceği zaman önceden haber vermemektedir. Bu istisnalarda ise altın fiyatlarının belirlenmesinde önemli bir etken oluşturmaktadır. Örnek olarak 2005 yılında Rusya’nın ve 2006 yılında Çin’in yaptığı rezerv arttırma taleplerinin altın fiyatlarının o dönemdeki artışında bir etken olduğu belirtilmektedir. Ayrıca merkez bankalarının faiz oranlarında yaptığı değişiklikler, para piyasalarını etkilemekte bu da altın fiyatlarının değişmesine sebep olmaktadır. 2004 yılının sonunda yapılan bir araştırmaya göre, yıl içinde çıkarılan altınların yüzde 19 ‘u merkez bankalarına aktarılmıştır.

Hükümetler özellikle durgunluğun yaşandığı zamanlarda para basımına gitmeyi uygun görmektedirler. Para miktarının artması ise paranın değerini düşürmekte ve yatırımcıları daha kazançlı olarak kıymetli maden sektörüne yöneltmektedir.

Mücevherat ve endüstri sektörünün arz ve talebindeki değişmeler de altın fiyatlarını etkilemektedir. 2012 yılında Çin o zamana kadarki en fazla altın alımını gerçekleştirmiş olsa da Hindistan birinciliğini korumuştur. Altına olan talebi yüksek olan ülkelerdeki talep değişiklikleri piyasaları etklimektedir.

bir de özellikle kurumsal yatırımcıların yaptıı ve fiyatlarda istedikleri doğrultuda oynamalarına olanak veren açığa satış işlemleri vardır. Bu elde olmayan bir ürünün satılması ve geri alınması işlemi olarak tanımlanmaktadır. Vadeli işlem ve spot piyasalarda uygulanan bir yöntemdir. Bu çoğunlukla ahlaki olmayan ve altın piyasalarının manipüle edilmesi amaçlanan bir işlemdir.

Altın, istenildiği an diğer para birimlerine dönüştürülebildiği için para olarak da görülmektedir. Ama altının çalınma tehlikesi ve zorluğu kişileri paraya yöneltmektedir. Bu tehlike ve zorluğa rağmen ülkelerin ekonomilerine ve bankalarına olan güvenin zarar görmesi durumlarında değer kaybetmemesi ve daha güvenli olması dolayısıyla halk para yerine kıymetli madenlere yönelmektedir. Bu duruma örnek olarak 1930 yılındaki Amerika verilmektedir. Ekonomik gidişatın kötüye gitmesi, halkın dolara olan güvenini sarmış ve kıymetli maden taşımaya yöneltmiştir. Altın fiyatlarına olan talebin artışı, piyasalardaki altını azaltmış ve ekonomik durum daha da kötüleşmiştir. Roosevelt hükümeti soruna çözüm olarak çıkarılan yasa ile fiziki altın taşınması yasaklanmıştır. Ama bu yasak daha sonradan yasalara aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılmıştır.


Sonuç olarak;
Altın fiyatları; Merkez Bankaları, finansal stres sebebiyle yapılan hedging, arz-talebin oluşturduğu doğal fiyatlamalar gibi etkenlere göre değişebilmektedir. 2013 yılının sonunda yaşanan altın fiyatlarındaki düşüş, FED‘in yaptığı para arzı azaltmaları sonucunda piyasanın olumsuz şekilde etkilenmesi ile gerçekleşmiştir.

Altın kıymetli bir maden olsa da, petrol gibi bulunması gittikçe zorlaşmakta ve maliyetleri artmaktadır. Bu da yıllar ilerledikçe çıkarılan altın miktarının azalmasına sebep olmaktadır. İlerleyen zamanlarda altın fiyatlarının daha da artabileceğini beklenebilir.

Bankalardaki altınlar zorunlu karşılıklar hesaplamasında TL zorunlu karşılıkların % 30‘u nispetinde Merkez Bankasına konulabilmektedir. Böylece bankalar ellerinde tuttukları altınlar karşılığında çok daha değerli bir fon olan TL yi serbest bırakabilmekte ve böylece maliyetlerini düşürebilmektedir.
 
Hazırlayan: Abdulkahhar Ahmet

27 Aralık 2013 Cuma

Y Kuşağının Özellikleri ve Bankacılık

1980 ve 1995 yılları arasında doğmuş olanların içinde yer aldığı Y kuşağının neyi istediği, neye önem verdiği ve yani bakış açıları, markalar açısından pazarlama stratejilerini gözden geçirmeleri anlamında büyük öneme sahip. Yaşları 18 ile 33 arasında olan bu kitle, 2025 yılı itibarıyla çalışan nüfusun yüzde 70′ini oluşturacak ve 2018 itibarıyla bir önceki nesilden daha fazla harcama gücüne sahip olacaktır. Tarihteki en fazla çeşitliliğe sahip ve en eğitimli olan bu nesil dünyadaki 7 milyar nüfusun 1,8 milyarını oluşturuyor.
 
2012 yılını kapsayan ve “8095″ isimli çalışmasında Y kuşağını değerlendiren halkla ilişkiler ve iletişim ajansı Edelman‘ın araştırmayı gerçekleştirdiği 11 ülke arasında Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Arap Emirlikleri, İngiltere ve ABD ile beraber Türkiye de yer alıyor.
 
Araştırmada ilk göze çarpan noktalardan biri Y kuşağının çevresindekilerin satın alma alışkanlıklarını etkileme konusundaki özgüvenidir. Buna göre katılımcıların yüzde 74′ü etrafındakilerin satın alma fikirlerini yönlendirebileceğini düşünüyor.
 
Raporda Y kuşağının üç  önemli global trende önderlik yaptığı belirtiliyor:
 
·     Kentleşme: 2050 yılı itibarıyla insan nüfusunun yüzde 70′i kentlerde yaşıyor olacak. Bu da Y kuşağının kırsal değil tam bir kent kültürüne sahip olması demek.
 
·     Deneyim: Y kuşağı satın alma alışkanlıklarında yaşadığı deneyime çok ama çok önem veriyor.
 
·     Ebeveyn rolü: Kadınların daha çok para kazandığı, erkeklerin ise ev işlerine daha çok yardımcı olduğu bir nesil ile karşı karşıyayız. Roller değişiyor.
 
Araştırmadan Y kuşağına dair çıkan önemli ipuçları şu şekilde:
 
Türkiye’de Y kuşağının en büyük hedefi yüzde 86 ile “ev sahibi olmak” İkinci sırada yüzde 82 ile “iş yerinde güçlü bir unvana sahip olmak” ve üçüncü sırada yüzde 80 ile “yüksek maaşlı bir işte çalışmak” geliyor.
 
·     11 ülkenin toplamında Y kuşağı üyeleri arasında kendi işini kurmak isteyenlerin oranına bakıldığında yüzde 76 ile Türkiye birinci sırada yer alıyor. Arkasından ise yüzde 65 ile Brezilya ve yüzde 61 ile Çin geliyor. Fransa’da bu rakam yalnızca yüzde 30.
 
·     Dünya geneline bakıldığında Y kuşağının sağlıkla ilgili ürün ve hizmetlerde yüksek miktarda ödeme yaptığını ve ama kıyafet ile güzellik/bakım harcamalarında ise en az miktarda ödeme yaptıklarını görüyoruz.
 
·     Türkiye’deki Y kuşağının % 66’sı sosyal alışverişe inanıyor ve sevgilileri, arkadaşları veya aile bireyleri ile alışverişe çıkıyor. 11 ülkenin toplamında bu oran yüzde 65.
 
·     Türkiye’deki Y neslinin yüzde 48′i ailelerinin, büyükanne veya büyükbabalarının ve kendilerinden daha genç aile üyelerinin satın alma kararlarını etkilediğini düşünüyor.
 
·     Türkiye’deki Y kuşağının yüzde 55’i yeni trendleri en çok arkadaşlarından, yüzde 49’u ise ailelerinden öğrendiklerini belirtiyor.
 
·     Ülkemizdeki Y nesli gençlerin yüzde 78’i markaların geziler, eğitimler, koçluk gibi aktivitelerle onlara farklı deneyimler sunmasını, yüzde 76’sı ise markaların burs vs. gibi yollarla kendilerini finansal olarak desteklemesini istiyor.
 
·     Türkiye’de Y neslinde yer alan her dört kişiden üçü markalarla yaşadıkları iyi veya kötü deneyimleri paylaşma gerekliliği hissediyor.
 
·     Çin’deki gençlerin yüzde 98’i, Almanya’dakilerin yüzde 82’si ve Hindistan’dakilerin ise yüzde 84′ü ülkelerinin dünyada etkili olduğunu düşünüyor. Türkiye’deki Y kuşağının ise yalnızca yüzde 62′si Türkiye’nin dünya arenasında etkili olduğunu görüşüne sahip.
Bankacılıkta Sosyal Medya Kullanımı
 
Araştırmaya katılanların yüzde 39’u sosyal medyayı bankayla ilgili olarak genel bilgi almak için kullanırken, bu durumu yüzde 32’lik bir oranla şikayet etme amaçlı kullanım ve yüzde 31’lik oranla yardım alma ve banka çalışanıyla iletişime geçmek için kullanım yer alıyor. Çıkan sonuçlara göre, bankaların ürün ve hizmetlerini sosyal medya üzerinden paylaşmaları, ankete katılanlar tarafından çok fazla ilgi görmüyor. Bankaların tasarruf hakkında verdikleri ipuçları,  katılımcıların bankalardan beklentileri arasında listenin en yukarısında yer alıyor. Katılımcıların yüzde 70’i ise bankaların, sosyal medyayı kullanarak tasarruf ipuçları vermesi gerektiği konusunda hem fikir.
 
Genç nüfusta ödemelerin sosyal medya aracılığıyla yapılması beklentisi yüksek. Romanya’da gençlerin yüzde 57’si, Türkiye’de yüzde 51’i   “Bankaların ödemeleri sosyal medya aracılığıyla mümkün kılmasını bekliyorum”  ifadesine katılıyor. Araştırmanın gerçekleştirildiği 12 Avrupa ülkesinde bu ifadeye katılan gençlerin ortalaması yüzde 33 iken, Hollanda, Fransa ve Avusturya’da gençlerin tutumunun farklı olduğu ortaya çıkıyor. Günümüzde birçok banka gençlere yönelik kredi kartları ve banka kartları geliştirmişlerdir. Bunlardan aylık veya yıllık herhangi bir komisyon almadan yapmaktadırlar.
 
SONUÇ VE ÖNERİLER
 
Y Kuşağı günümüzde ve gelecekte önemli bir kitleyi oluşturmaktadır. Bu kitle sosyal medyayı ve interneti çeşitli nedenlerle çok sık kullanmaktadır. Sosyal medya ile entegre ürünler geliştirilmelidir.
 
Türkiye’de Y kuşağının en büyük hedefi yüzde 86 ile “ev sahibi olmak” tır”. Konut Finansmanı üzerine ürünler geliştirilmeye devam edilmelidir.
 
Y kuşağının sağlıkla ilgili ürün ve hizmetlerde yüksek miktarda ödeme yaptığı görülmektedir. Bireysel Sağlık Sigortası üzerine ürünler geliştirilmelidir.
 
Y Kuşağı evlerdeki diğer üyelerin fikirlerini ve kararlarını etkilemektedirler. Bunlardan dolayı genç bankacılık da yapılan bir kampanya bütün jenerasyonları etkilemenin bir yolu olabilir.
 
Y Kuşağı eğitim, gezi ve koçluk aktivitelerinde yer almaktadır. Bu nedenle bu konular üzerinde finansmanlar genişletilebilir.
 
11 ülkenin toplamında Y kuşağı üyeleri arasında kendi işini kurmak isteyenlerin oranına bakıldığında yüzde 76 ile Türkiye birinci sırada yer alıyor. Girişimci gençler üzerine geliştirmeler yapılabilir.
 
Genç kuşakta tek bir marka veya bankayı kullanmak yerine her türlü faydayı sağlayacak çeşitlilik bulunmaktadır. Örneğin sadece bir banka ile değil birden çok banka ile çalışmaktadırlar. Bundan dolayı alternatiflerimiz azaltmak ve tek tercih olabilmek için mobil şube ve internet şube üzerinde onları teşvik etmek ve vazgeçilmez olmak için segmentasyon yapılmalı ve gençler için kampanyalar geliştirilmelidir.
Hazırlayan: İsmail Kazan

20 Ekim 2013 Pazar

Branchless Banking Presentation in Cards and Payments Conference


The first cards and payments conference was held in Istanbul was in the past September. the reason why it was held in Istanbul was explained by the organizator as follows:
 
  • Online credit card transactions in Turkey up by 34% in 2012
  • More than 10 million contactless cards now active in Turkey
  • Turkey has the third highest level of credit card adoption in Europe
  • 300% growth in the number of credit card holders in Turkey, to 45 million
  • Turkish e-commerce sector to reach USD 6.6 billion by 2017
  • Government mandates a cashless society by 2023
  •  
     
    In that conference they have arranged a speaking slot for us and we have done a small presentation in which we have shown what we have done so far on Branchless Banking. I will try to summarize here what we have presented in that conference.
     
    The slides can be found as follows whereby I have tried to explain what we have tried to show.
     
    In Turkey, there are 34 deposit (2 of them are almost inactive) or participation banks which are surely in competition with the others regarding commercial banking which includes either corporate or retail, or both...
     
    However there are 26 banks which have internet branch and 16 banks which have mobile branch.
     
     
     
    When we come to the figures of the banking sector regarding internet branch and mobile branch we have seen that the "active users" of internet branch has increased by almost 25% where the relevant increase was 200% in mobile banking in only 1 year. From my point of view this is a great move...
     
    "Active users" are the number of users which were reported by each bank in Turkey subject to each login of customers.
     
     
     
     
    The same scenerio has happened on the volume of transactions through these channels. The volumes have been estimated through 1 year transaction time period until the reporting date.
     
     
     
     
    I have not put all the slides here since the information about the sector can be summarized as above.
     
    To sum up, the mobile banking has been emerging in Turkey very very rapidly. There will be no banks in a very close future which has not made any investment on mobile banking. Furthermore, they will not be satisfied with only one mobile banking application but they will prepare different apps to gain more customers. 
     
     

    27 Eylül 2013 Cuma

    Patent Alma Süreci ve Önemi


    Bu yazımızda bankalar için oldukça önemli olan patent hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Patent hakkı, sınırlı bir süre ve yer için üçüncü kişiler tarafından buluşun izinsiz olarak üretilmesini, satılmasını veya kullanılmasını engelleme yoluyla sahibine tanınan tekel haklarıdır. Bu hakları gösteren belgeye de patent denir. Patent hakkında koruma süresi başvuru tarihi itibariyle başlar ve 20 yıla kadar sürebilir. Ülkemizde patent korumasında incelemesiz ve incelemeli olmak üzere iki sistem mevcuttur. İncelemeli patent sisteminde, araştırma raporundan sonra inceleme raporu düzenlenirken, incelemesiz patent sisteminde ise sadece araştırma raporu düzenlenmektedir.
    Kriterler
    ·         Yenilik: Buluşun dünya çapında daha önce var olmaması yani tekniğinin bilinen durumuna dahil olmaması anlamına gelir. Tekniğin bilinen durumu ise patent başvurusunun yapıldığı tarihten önce buluş konusunda dünyanın herhangi bir yerinde erişilebilir her türlü bilgi anlamına gelmektedir.
    ·         Buluş Basamağı: Buluşun, ilgili olduğu teknik alanda uzman bir kişi tarafından tekniğin bilinen durumundan kolaylıkla çıkarılamayacak nitelikte olması anlamına gelir.
    ·         Uygulanabilirlik: Buluşun sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir, uygulanabilir veya kullanılabilir nitelikte olması anlamına gelir.
    Özellikleri
    ·         Her patent, sadece başvuru yapılan ülkede koruma sağlar. Başka ülkelerde de koruma isteniyorsa koruma istenen ülkelere de başvuru yapılması gerekmektedir.
    ·         Patent isteme hakkı, buluşu yapana ve onun haleflerine ait olup başkalarına devri mümkündür.
    ·         Patent almak için başvuru yapan kişi 12 ay içinde Paris Sözleşmesi’ne taraf ülkelerden birine başvuru yapabilir. Süreç sonunda patent alma hakkı kazanılırsa, patent süresi başvurunun yapıldığı ilk tarihten itibaren başlar. Örneğin Türkiye’de 01.01.2014 tarihinde patent başvurusu yapan bir kişi, 11 ay sonra Paris Sözleşmesi’ne tabi bir ülkede de başvuru yapar ve patent alma hakkı kazanırsa, iki ülkede de koruma süresi 01.01.2014’ten itibaren başlar.
    Patent Alma Süreci
    Bir buluş ortaya çıkarmak, bunun için patent almak ve nihayetinde buluşu ticarileştirmek, zaman ve para gerektiren zorlu süreçlerdir. Bu yüzden buluşun yeni ve uygulanabilir olduğundan emin olmak için ciddi bir ön araştırma yapılması gerekmektedir. Zira birçok patent başvurusu yeni olmadığından patent sürecinde belge alamamakta ya da mahkemelerde dava konusu haline gelmektedir. Ön araştırma için Türkiye Patent Enstitüsü’nün (TPE) online sistemi makul bir ücret karşılığında kullanılabilmektedir. Başvuru için gerekli unsurlar şu şekildedir:
     
    Başvuru Formu; Patent başvurusu için TPE-P-101 no’lu form doldurulmalıdır. Başvuru formunun güncel haline htpp://www.tpe.gov.tr/portal/default2.jsp?sayfa=131 adresinden ulaşmak mümkündür.
     
    Başvuru Ücreti;  Başvuru için başvurunun türüne göre 27 TL ile 158 TL arasında ücret alınır.
    Tarifname; Tarifname buluşun tüm detayıyla anlatıldığı kısımdır. Tarifname, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alanda uzman olan bir kişi tarafından buluşun uygulanabilmesini sağlayacak nitelikte hiçbir şey gizlenmeden ayrıntılı ve açık olmalıdır. Tarifnamenin en başına “TARİFNAME”, bunun altına da “Buluş Başlığı” yazılmalıdır. Burada belirtilen buluş başlığı, başvuru formu ve özet sayfasındaki başlıkla aynı olmalıdır.
     
    İstemler; İstemler, buluşun koruma talep edilen, yeni olduğu iddia edilen teknik özelliklerinin belirtildiği kısımdır. Diğer bir ifadeyle koruma kapsamı istemlerle belirlenir ve korunması istenen teknik özellikler istemlere yazılmalıdır. İstemlere yazılmayan özellikler koruma kapsamına alınmaz. İstemler sayfasının başına sadece “İSTEMLER” yazılmalıdır.
    Özet; Buluşla ilgili genel teknik bilgi verilen kısımdır ve tercihen 50-100 kelimeden oluşmalıdır. Özetin en başına “ÖZET”, bunun altına da “Buluş Başlığı” yazılmalıdır.
     
    Bu unsurları barındıran başvuru formu TPE’ye gönderilir, TPE’de önce uzman kişiler tarafından şekli bir inceleme yapılır. Eğer istenilen formatta bir başvuru formuysa onaylanır ve başvuru yapanın talebi doğrultusunda detaylı bir araştırma raporu hazırlanır. (Buluş sahibine araştırma talebinde bulunması için maksimum 15 aylık bir süre tanınır.) Bu araştırma raporu ürünün patentlenebilir olduğuna karar vermek için ilk aşamadır. Buluş sahibi başvuru formunda bulunan tarifname üzerinde değişiklik yapacağını ya da eski hali ile başvurusuna devam edeceğini yazılı olarak açıklar. Başvurusuna devam etme kararı alırsa, araştırma raporunun hazırlanmasından sonraki 3 ay içerisinde incelemeli ya da incelemesiz patent sistemlerinden birini tercih ettiğini TPE-P-116 formu ile Enstitüye bildirir. Bu aşamada 6 ay içinde üçüncü kişiler bu patent talebine itiraz edebilir ve değerlendirme sürecinde bu itiraz da dikkate alınarak inceleme raporu hazırlanır. İnceleme Raporu ürünün patentlenebilir olup olmadığına karar vermek için son aşamadır. Bu rapordan sonra, patent talebinde bulunan kişiye olumlu ya da olumsuz bir karar yazısı gönderilir. Karar yazısı olumlu ise patent alınmış olur ve koruma süresi başlar, olumsuz olması durumunda, buluş sahibine ürün üzerinde değişiklik yapıp tekrar sunabilmesi için 6 ay süre verilmektedir.

    Sonuçta;


    ·         Patent almak uzun ve zorlu bir süreç gibi gözükse de çok önemli avantajları vardır. Zira patent sahibi icat edilen ya da geliştirilen ürünün kullanım, üretim ve satım haklarını 20 seneye kadar tekelinde bulundurur.

    ·         Bu süre içerisinde ürünü kullanmak isteyenler, patent sahibinin onayını almak zorundadır. Patent sahibi isterse ücret karşılığında haklarını başkalarıyla paylaşabilir.

    ·         Patent almak emek harcayarak icat edilen ya da geliştirilen ürünün özlük haklarını buluş yapan kişiye vererek, yeni ürünlerin geliştirilmesini teşvik etmektedir. Ürün geliştirme birimi olarak çıkaracağımız bütün önemli ürünleri, çıkarmadan önce patent başvurusunda bulunarak koruma altına almamız gerekmektedir. Zira geliştirdiğimiz bir ürüne bizden önce başka bir banka patent talebinde bulunursa, patenti almak çok zorlaşır. Ancak uzun davalar sonunda patent hakkı temin edilebilir, bu da maddi ve manevi yönden büyük kayıplara yol açabilir.

    ·         Patent alma işleminde en önemli külfet, sürecin uzun sürmesi gibi gözükmektedir. Bu süreçte ciddi bir maddi külfet bulunmamasına karşın yapılan araştırmalar ve hazırlanan raporlar için ciddi bir emek ve zaman harcanması gerekmektedir.

    ·         Emek gerektiren ve zorlu bir süreç olsa da alınan patentin koruma haklarının uzun süreler olması ve tüm kullanım haklarını barındırması açısından, harcanan emeklerin boşa gitmeyeceği düşünülmektedir. Ayrıca patent başvurusu yapmadan önce mevcut patentler detaylı bir şekilde araştırılarak, yapılan başvuruda olumlu sonuç alma ihtimali artırılabilir. Böylece harcanan zaman boşa gitmemiş olur.


    Hazırlayan: Burak Yungucu

    22 Eylül 2013 Pazar

    Ülkemizde Turizm Kredileri

    Dünya çapında uluslararası gelen turist sayısına göre ülkemiz 6. Sırada yer almaktadır. Ülkemizin bu sıraya gelmesinde devlet teşviklerinin ve bankalarda uygulamaya konan turizm paket kullandırımlarının önemi büyüktür.

    Turizme Yönelik Destek ve Teşvikler

    Turizme dair 1982 yılında yürürlüğe giren, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, turizm sektörünün ülke gündeminde kalmasına, konaklama, yeme-içme-eğlence gibi alanları kapsayan sektörel gelişime katkı sağlamaktadır. Bu Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ülkemize gelen turist sayısında yaklaşık 22 kat, turizm gelirlerinde ise yaklaşık 62 kat artış kaydedilmiştir. Turizm sektörüne yönelik olarak çeşitli teşvik ve destekler bulunmaktadır. Bu teşvik ve destekleri aşağıdaki şekilde gruplandırmak mümkündür:

    1.      KOSGEB Kapsamında Sağlanan Destek ve Hizmetler,

    2.      Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı Kapsamında Uygulanan Teşvik ve Destekler,

    3.      2634 Sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile Sağlanan Teşvikler,

    4.      1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda Yer Alan Muafiyetler,

    5.      Türkiye İhracat Kredi Bankası (EXIMBANK) Tarafından Sağlanan Kredi İmkanları,

    6.      Yabancı Sermaye Yatırımlarının Teşviki,

    Türk Eximbank Turizm Kredi Uygulaması

    §  Turizm Kredisi

    Ø TÜRSAB üyesi A grubu işletme belgesi sahibi acentalarına,

    Ø Bakanlık tarafından tur operatörü niteliği olan A grubu belgeli seyehat acentalarına

    Ø Ticari hava taşıma işletmeciliği yapmaya ilişkin T.C. Ulaştırma Bakanlığı işletme ruhsatı sahibi Türkiye’ye yurt dışından yolcu taşıyan Türkiye’de yerleşik özel havayolu firmalarına,

    Ø Bakanlar Kurulu Kararı ile ihracatçı sayılan Bakanlıktan belgeli, asli fonksiyonu konaklama hizmeti vermek olan turizm işletmelerine

    Kredi vadesi içerisinde gerçekleştirecekleri turizm hizmetlerinin finansmanına yönelik olarak, yurtdışından getirmeyi taahhüt ettikleri turizm hizmeti bedelleri karşılığında kullandırılır.

    §  Krediye Vergi, Resim ve Harç İstisnası Belgesi (VRHİB) alınmış olması durumunda vergi resim ve harç istisnası uygulanır.

    §  Bir firmanın kullanmakta olduğu, Turizm TL/Döviz kredilerinin anapara bakiyeleri toplamı $ 25 Milyon aşamaz.

    §  Kredi vadesi maksimum 540 gündür.

    Ziraat Bankası

    Turizm ve turizm ile işbirliği içinde çalışan sektörlere yönelik hazırlanan Turizm Destek Paketi çerçevesinde sektörün yatırım kredileri desteklenirken, kısa, orta ve uzun vadeli işletme finansmanı kredisi de sağlanmaktadır

    §  Esnek vade

    §  Ödemesiz dönem

    §  Sezon ödemeli İşletme Finansmanı Kredisi

    §  Yeni yatırımlarınızı ve tesisinize yaptığınız yenilemeleri finanse eden azami 2 yıl ödemesiz 7 yıl vadeli yatırım kredileri

    §  Konaklama tesisleri, seyahat acenteleri, tedarikçi firmalar ve ulaşım sektörüne hitap eden cazip kredi seçenekleri

    Halkbank

    §  Turizm Sektörü'ne Özel

    Turizm faaliyetiyle iştigal eden tüm konaklama tesisleri, Turizm Belgeli veya belediye işletme belgeli turistik restoranlar, seyahat acenteleri, yat turizmi ile uğraşanlar ve turizm sektörüne hizmet ve ürün satışı yapan tedarikçi işletmeler için;

    Ø Her yıl azami 9 ay ödemesiz dönem

    Ø Aylık eşit taksitli ya da dönemsel taksitli

    §  Konaklama Tesisleri ve Turistik Restoranlar Tadilat ve Yenileme

    Ø Konaklama tesisleri ile restoran işletmelerine yenileme, ekipman ve tefriş malzemesi alımı amacıyla 60 ay vadeye kadar TL kredi;

    Ø Tamir-bakım ve sezon öncesi diğer işletme ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ise azami 24 ay vadeli TL kredi

    Ø Vergi Resim Harç İstisnası Belgesi (VRHİB) veya Yatırım Teşvik Belgesi (YTB) kapsamında olması halinde döviz olarak da kullanılabilmektedir.

    Ø Azami 2 yıl ödemesiz dönemli toplam 7 yıl vadeli

    §  Seyahat Acenteleri, Turizm Tedarikçileri ve Yat İşletmeleri

    Ø Azami 24 ay vadeli TL kredi

    Ø  Kredinin Vergi Resim Harç İstisnası Belgesi (VRHİB) veya Yatırım Teşvik Belgesi (YTB)  kapsamında olması halinde döviz kredisi

    §  Kalkınma Bankası (TKB) Turizm Kredisi

    İşletmelerin komple yeni yatırım, yenileme, modernizasyon, renevasyon, sınıf yükseltme ve enerji verimliliği yatırımları ile işletme ihtiyaçlarını finanse etme amacıyla Kalkınma Bankası’nın sağlamış olduğu kaynakla;

    Ø Yatırım kredilerinde azami 1 yıl, işletme kredilerinde azami 6 ay ödemesiz dönemli azami tutarı 3 milyon TL’ye kadar kredi imkanı sunuluyor.

     

    §  FKA Enerji Verimliliği Kredisi

    Turizm alanında faaliyet gösteren KOBİ’ler için enerji giderlerinin azaltılmasına yönelik kullandırılacak tüm yatırım kredileri;

    Ø Üst limit 2 Milyon Euro,

    Ø Vade azami 2 yıl ödemesiz dönem toplam 7 yıl

    Yapı Kredi

    §  Ödemesi Kolay Turizm Kredisi

    Turizm sektöründe faaliyet gösteren ve geliri sezonsal olarak değişen işletmelerin yatırım ihtiyaçlarını, nakit akışlarına paralel bir ödeme planı ile karşılamak amacıyla;

    Ø Her yıl en az 4 taksit ödemesi olacak şekilde, yılda 8 aya kadar ödemesiz dönem.

    Ø Vade 36 aya kadar.

    §  Sezona Hazırlık Kredisi

    Turizm sektöründe faaliyet gösteren otel, pansiyon, acente vb. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin turizm sezonu öncesi yenileme ve diğer finansman ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla;

    Ø Ayda bir, 3 ayda bir, 6 ayda bir eşit taksitler halinde veya 6 aya kadar ödemesiz dönem

    Ø Vade 36 aya kadar.

     

    Deniz Bank

    §  Turizm İşletmeleri Kredisi
    Turizm sektöründe faaliyet gösteren ve geliri sezonsal olarak değişen işletmelerin (cafeler, restoranlar, mağazalar, acenteler vb…) turizm sezonuna hazırlandıkları dönemlerde ihtiyaçlarını karşılamak için;

    Ø  36 aya kadar vade imkânı bulunmaktadır.

    Ø  TL ya da DEK

    Ø  Sektörün sezonsallığı göz önünde bulundurularak, yıl içinde nakit akışının durgun olduğu zamanlarda  7 aya kadar ödemesiz dönem ve esnek ödeme planı opsiyonu bulunmaktadır.

    Ø  İşyerim Paket Sigortası ile işletmelerin birçok riskleri tek bir poliçe içerisinde teminat altına alınmaktadır.

    Ø  Dövizli POS (Multicurrency) hizmeti ile Üye İşyerlerine, yurtdışı kart sahiplerinin yaptığı alışverişlerde TL’nin yanısıra USD, EUR, GBP ve JPY ile ödeme yapma hizmeti sunulmaktadır.

    §  Otel Kredisi
    Otel, Motel, Butik Otel, Pansiyon ve Konaklama Tesislerinin finansman ihtiyaçlarını karşılamak üzere;

    Ø  84 aya kadar vade

    Ø  Esnek geri ödeme planları ya da 7 aya kadar ödemesiz dönem

    §  Tedarikçi Kredisi
    Turizmcilere mal ve hizmet temin eden işletmelerin sermaye, mal ve hizmet alımları, vade finansmanı konularındaki kredi ihtiyaçlarına yönelik;

    Ø  36 aya kadar vade imkânı bulunmaktadır.

    Ø  TL ya da DEK

    Ø  3 ayda bir geri ödeme ve 7 aya kadar ödemesiz dönem

    §  Yat/Tekne Yatırım Kredisi:
    Yat/Tekne işletmeciliği yapan Turizmcilerin yeni Yat/Tekne alımları ile büyütme amaçlı finansman sağlamak amacıyla;

    Ø  60 aya kadar vade

    Ø  TL ya da DEK

    Ø  Esnek geri ödeme planları ya da 7 aya kadar ödemesiz dönem

    §  Turizm Yatırım Kredisi:
    *Söz konusu kredide yatırımın asgari % 80’lik kısmının faturalandırılması şartı aranacaktır.

    Ø  84 aya kadar vade imkânı bulunmaktadır.

    Ø  TL ya da DEK

    Ø  İlk yıl sadece faiz ödemeli diğer yıllar anapara + faiz ödemeli, esnek  ve balon geri ödeme planları ya da  7 aya kadar ödemesiz dönem

    §  Turizm İşyeri ve Taşıt Kredileri:
    Turizm Bölgelerinde faaliyet gösteren ve Turizm sektörüne tedarik sağlayan, geliri Turizme dayalı işletmelerin işyeri ve taşıt alımlarının finansmanında;

    Ø  İşyeri kredilerinde maksimum vade 120 ay, Taşıt Kredilerinde ise maksimum 60 ay olarak uygulanmaktadır.

    Ø  Esnek geri ödeme planları ve 7 aya kadar ödemesiz dönem

    Garanti Bankası

    §  Turizm Destek Kredisi

    Ø  60 ay vade

    Ø  TL ya da DEK

    Ø  Her yıl nakit akışının olduğu 3 ay boyunca kredi ödemesi yaparken, nakit akışının olmadığı diğer 9 ayda herhangi bir ödeme yapılmayabilir.

    §  İşyeri Kredileri

    Ø  96 aya varan vadelerle,

    Ø  TL ya da DEK kullandırım  

    §  KOBİ İhtiyaç Kredileri (TL / Döviz)

    Ø  60 aya varan vadelerle makine, işyeri yenileme ve teknoloji geliştirme kredilerinden yararlanabilirsiniz.

    İş Bankası

    §  Turizm İşletme Kredisi

    Turizm sezonuna hazırlanılan dönemdeki finansal ihtiyaçlarını karşılamak için,

    Ø  Azami 12 ay vadeli

    Ø  TL ve Döviz olarak

    Ø  3 ayda veya 6 ayda bir faiz ve vade sonu anapara ödemeli

    §  Turizm Sektörü Yatırım Kredisi

    Firmalar, Turizm Sektörüne yapacakları yatırımların finansmanı amacıyla,

    Ø  İlk 1 yılı anapara ödemesiz olmak üzere toplamda azami 5 yıl vadeli


    ABank

    Abank en uzun vade 60 ay olmak üzere aşağıdaki Turizm kredi türlerini kullandırtmaktadır.

    Ø  Tedarikçi Kredisi ( Turizm sektörüne mal veya hizmet temin edenler için) ,

    Ø  Turizm Yatırım Kredisi ( Yeni sezonda yeni yatırımlarla işini büyütmek isteyen firmalar için) ,

    Ø  Sezona Hazırlık Kredisi ( Yeni turizm sezonuna tadilat ve düzenlemeler yaparak daha kaliteli hizmet vermek isteyen firmalar için) ve
    Yat / Tekne Yatırım Kredisi ( Yeni sezon için yeni yat veya tekne almak isteyen girişimciler için)

    Hazırlayan: Rukiye Üke