11 Aralık 2014 Perşembe

ERP Nedir?


Günümüzde birçok işletme rekabette avantaj elde edebilmek adına diğer işletmelerle olan ilişkilerini gözden geçirmektedir. Sistem yaklaşımında açık bir sistem olarak tanımlanan bir işletmenin sadece müşterilerinden ve tedarikçilerinden değil, iç çevre olarak adlandırılan çalışanları ve dış çevre olarak kabul edilen toplum, kültür, politika (devlet) ve diğer dış faktörlerin de etkisi altında olduğu görülebilmektedir. Bu nedenle ilişkiler daha detaylı tanımlanmalı ve belli bir sistematik düzen içerisine oturtulmalıdır.

 

Her alanda olduğu gibi üretim ve tedarik süreci alanında da geçmişten bugüne önemli yol alındığı bir gerçektir. Fakat her geçen gün özellikle tedarikle ve işletmenin kaynaklarının planlaması ilgili teknolojilerde gelişmeler olmakta ve işletmeler bunları takip etmek için büyük kaynaklar seferber etmektedirler. Burada yapılması gereken, müşterilerin ne istediği sorusunun cevabına göre kurum dışı (tedarikçilerle, çalışanlarla, toplumla) ve kurum içi ilişkilerin düzenlenmesidir. Bu düzenleme hem müşteri tatminini sağlayacak hem de işletmeye piyasada farklılık yaratacaktır.

 

Görüldüğü gibi işletmeler sadece üretim ve tedarik mekanizmalarını değil ayrıca diğer tüm fonksiyonlarını da düzenlemeye ve bütünleştirme yoluna gitmeye başlamışlardır. İşte bu ihtiyaç ile meydana gelen ERP yaklaşımı ve bunun sonucu geliştirilen sistemlerin işletme bünyesine uygulanabilirliği bu yazımızın konusunu oluşturmaktadır.

 

ERP terimi İngilizce “Enterprise Resource Planning” kavramından ortaya çıkmaktadır. Bunu Türkçe’ye çevirdiğimizde de “Kurumsal Kaynak Planlama” terimi ile karşılaşmaktayız. İsminden anlaşıldığı gibi işletmenin kaynaklarının planlanması amaçlanmaktadır.  Bu kavramı daha geniş tanımladığımızda “işletmelerde mal ve hizmet üretimi için gereken işgücü, makine, malzeme gibi kaynakların verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayan bütünleşik yönetim sistemlerine verilen genel ad” olduğunu görmekteyiz (IAS, 2008).

 

ERP bir işletmenin tüm bölümlerini tek bir bilgisayar sistemi altında toplayarak değişik departmanların ortaklaşa veri paylaşımını sağlamaktadır. Bu ortak bilgi sistemi sayesinde, ihtiyaç duyulan tüm bilgiler bir veritabanında kurumsal çalışanların hizmetine sunulmaktadır. Aşağıda da bir örnekte belirtildiği gibi klasik sistemde her departman kendi iş akışlarına uyumlu bilgisayar sistemleriyle çalışmaktadır. ERP bu farklılıkları bütünleşik bir yazılım mimarisiyle ve tek bir veritabanını kullanarak çalışacak şekilde birleştirerek operasyonel özellikleri ve ihtiyaçları farklı çok sayıda departmanın birbirleriyle iletişim halinde kolaylıkla bilgi paylaşımına imkan tanımaktadır.

 

Şekil 1. ERP Sistemi



ERP’nin gelişimine değindiğimizde de İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan bir çok kavramın ERP’nin bugüne gelmesinde etkili olduğunu ifade edebiliriz. Özellikle 1970’lerden sonra MRP (Material Resource Planning – Malzeme İhtiyaç Planlaması) ve JIT (Just in Time – Tam Zamanında Üretim) sistemleri bir çok işletmede kullanılmaya başlanmıştır. MRP ile birlikte, diğer tüm fonksiyonlardan gelen malzeme, müşteri, siparişler, stoklar vb. çok sayıda, kompleks ancak birbirleriyle ilişkili bilgilerden faydalanarak genel anlamda malzeme, miktar ve tarih bazlı planlara ulaşılmaya çalışılmıştır (Özkan, 2008). Bu sistem nihai ürünün; bir çok montajın, ara mamulün ve hammaddenin hiyerarşisinden oluştuğunu kabul etmektedir. Müşteri talepleri veya talep tahminleri şeklinde oluşturulan nihai ürün gereksinimleri geriye doğru izlenerek ne zaman ne kadar stok ihtiyacı olduğu ortaya çıkarılmaktadır (Martinich, 1997).

 

İlk aşamada malzeme ağaçları ve stokları kapsayan sistem gittikçe gelişerek 1980'li yıllarda üretim işletmelerinin üretim ile doğrudan ilintili faaliyetleri (satınalma, üretim planlama ve kontrol, muhasebe, stok yönetimi….) kapsar hale gelmiş ve üretim kaynakları planlaması yani MRP II (Manufacturing Resource Planning) adını almıştır (Ceyhan, 2005).

 

Diğer bir kavram olan JIT ise, 1970’li yıllarda Toyota tarafından geliştirilmiş ve sıfır hatayı sıfır stokla gerçekleştirmek üzerine üretim felsefesini kurmuş bir üretim yönetimi anlayışıdır (Kobu, 1996). Bu üretim anlayışı temelde envanter kontrolü üzerine kurulmuş olup, takım çalışması altında az miktarda malzemeyi tam olarak nerede ihtiyaç varsa oraya yönlendirmek için kullanılmaktadır (Rachman, Mescon, Bovee, Thill, 1990).

 

Tanımından ve işleyişinden özetle bahsedilen JIT ve MRP’nin, ERP’nin gelişmesinde ne ölçüde önemli olduğu rahatlıkla görülebilmektedir. İşte bu kavramların oluşturduğu bilgi düzeyi sayesinde sadece üretim ve tedarikin değil firma içinde farklı bölümler (pazarlama ve satış, üretim, finans ve muhasebe, teslimat vb.) tarafından yerine getirilen tüm faaliyetlerin kaynaklarının planlanması gerektiği de anlaşılmıştır.

 

Bu gelişimlerden sonra, 1990'lı yıllarda yönetim sistemleri yalnız üretim sektörünü değil tüm sektörleri (telekomünikasyon, perakande, medya, sağlık, kamu....) ve tüm faaliyet birimlerini (satış sonrası servis, bakım onarım, insan kaynakları, duran varlık yönetimi...) kapsar hale gelmiş ve ERP adını almıştır (Ceyhan, 2005).

 

Bu aşamadan sonra özellikle 2000'li yılların başında özellikle internet ve çağrı merkezleri kanallarını kullanarak işletme dışı unsurlarla da bütünleşen ERP sistemleri, müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), tedarik zinciri yönetimi (SCM) ve işletme zekası (BI) kavramlarını da kapsayarak ERP II konseptine genişlemiştir (Ceyhan, 2005).

 

2000 yılından bugüne geldiğimizde ise bir çok işletmenin ERP yazılımları hizmeti verdiklerini görmekteyiz. Bu işletmeler ve pazar payları 2002 itibarı ile SAP %22, Oracle %8, PeopleSoft %8, Sage %4, J.D.Edwards %3, Lawson %3, Navision %3, Great Plains/Solomon %3, Invensys (BaaN) %2 ve IFS %2’dir (Ceyhan, 2005).

 

Yukarıda bahsedilen gelişimi biraz daha açtığımızda nereden nereye gelindiği daha net anlaşılabilecektir. ERP den önce tüm fonksiyonların ortak bir sistem ekseninde hareket etmesi durumu ile karşılaşmaktayız. Ortak bir sistemde hareket etmenin önemi de ERP sistemlerinden önce yaşanan durumların yarattığı sıkıntılar ile ilgilidir. Bunu bir örnek ile ifade etmek istersek, ERP sistemlerinden önce, işletme departmanları kendi sistemlerine sahip durumdaydı. Örnek olarak, bir işletmedeki insan kaynakları departmanı, bordrolama departmanı ve muhasebe departmanının ortak işleyişinden söz edebiliriz. İnsan kaynakları departmanı kendi sisteminde, tüm departman bilgilerini ve bu departmanlarda çalışanların kişisel bilgilerini tutmakla görevliydi. Bordrolama departmanı ise maaş bordrosu bilgilerini hesaplar ve tutardı. Mali işler bölümü de işletmedeki mali işlemlerin kayıtlarını tutardı. Her sistem birbirine ortak veriler yollayarak iletişim içinde hareket ederdi. Bu sayede insan kaynakları bölümünden, bordrolama bölümüne; çalışanın numarası ve maaş bilgisini yollanır, bilgiler bordrolama sisteminde kontrol edildikten sonra maaş bordrosu kesilirdi. Mali işler departmanı ise çalışanların verileri ile ilgilenmez, sadece bordrolama departmanından yapılan, vergi, kesinti, işçi ücretleri vb. ödemelerle uğraşırdı. Departmanlar arasındaki bu sistem karışıklıklara yol açardı. ERP sistemleri ile bahsedilen bu sistemler birbirlerine bağlanmış ve bu tür karışıklıkların önüne geçilmiştir.

Kaynak:
Ceyhan, M. (2005): “Türkiye’de ERP ve Logo Business Solutions”, Marmara Üniversitesi Seminer Notları.

Martinich, J. S. (1997): Productions and Operations Management, USA: John Wiley and Sons Inc.

Rachman, D. J., Mescon M. H., Bovee, C.L., Thill, J. V. (1990): Business Today, USA: McGraw-Hill.

 

10 Aralık 2014 Çarşamba

Akıllı Saat Uygulamaları

Akıllı saat uygulama geliştime platformları bazı firmalar için ortak olsa da, başka platform kullanan firmalar da vardır. Gelişen bir market olduğundan dolayı birçok firmanın bir veya ikinci nesil akıllı saatleri bulunmaktadır. Bu akıllı saatler için uygulama hazırlama platformu olarak da genelde Android kullanılmaktadır. Bazı markaların da kendi veya üçüncü-partiden aldığı uygulama geliştirme araçları vardır. Pebble, Samsung, Sony ve Qualcomm bunlardan bir kaçıdır. Apple’ ın kendi akıllı saatlerinde de IOS kullanılmaktadır.

Markette popüler markaların kullandıkları uygulama geliştirme yöntemleri sıradaki gibidir.
Motorola Moto 360, LG G Watch ve G watch R, Asus ZenWatch ve Samsung Gear Live ve Galaxy Gear akıllı saatleri Android Wear SDK, Sony SmartWatch 2 akıllı saati SmartWatch SDK, Pebble ve Pebble Steel akıllı saatleri Pebble SDK, Samsung Gear 2 Neo ve Gear 2 akıllı saatleri Tizen SDK ve Qualcomm Toq akıllı saati ise kendi Toq SDK araçlarını sunmaktadır. Çok kullanılmayan ve diğerleri kadar da kullanışı olmayan başka markalar da vardır. Mesela Martian’dan G2G, Victory ve Passport akıllı saatleri diğerleri kadar işlevi olmasa da markette satılan ürünlerdir. Bir de MetaWatch markasının STRATA ve M1 akıllı saatleri vardır fakat diğerleri kadar işlevsellik göstermemekle birlikte bilinen ürünler değillerdir.

Burada başka anlaşmalı firmaların da çıkaracağı ürünler vardır. Android Wear ile anlaşan diğer firmalar şöyledir: Intel, Broadcom, Fossil, MediaTek, HTC ve Imagination Technologies Android Wear partnerleridir. Bu firmaların ya çıkarmış olduğu akıllı saatler popüler değil ya da piyasada daha akıllı saat çıkarmış değiller. Uygulama indirme platformarı Motorola, Samsung Gear Live, LG, HTC and Asus için Android Wear App Store, Pebble için Pebble App Store, Sony için Smart Connect App Store ve Samsung için Galaxy App Store. Akıllı saat gerekli sürüm genelde Android 2.3 üstü yada Android 4.3 gereklidir. Pebble ve markalar IOS ile de çalışabilmektedir. 

Hazırlayan: Ebru Asıllıoğlu

Tüketici Kredileri ve Konut Kredileri Nisan-Haziran 2014 Raporu



Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) “Tüketici Kredileri ve Konut Kredileri Nisan-Haziran 2014” raporuna göre Nisan-Haziran 2014 döneminde kullandırılan tüketici kredileri ve konut kredilerinden yüzde 57’si kanuni takibe düşmüş bulunmaktadır. Yine aynı rapora göre 3 aylık dönemde 2 milyon 642 bin 985 kişi 35,8 milyar liralık tüketici ve konut kredisi kullandı, kredi kullanan kişi sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azaldı. Kredi kullanım miktarları Nisan-Haziran 2013 dönemine göre yüzde 33, Ocak-Mart dönemine göre yüzde 14 küçüldü. Nisan-Haziran 2014 döneminde tüketici kredileri ve konut kredilerinin mal ve hizmet gruplarına göre dağılımında ise ihtiyaç kredilerinin yüzde 58 ile en büyük paya sahip olduğu görülüyor. Bunu sırasıyla, yüzde 22’lik ve yüzde 16’lık pay ile konut ve diğer krediler izledi. Aynı dönemde 2 milyon 22 bin 748 kişi 21 milyar lira tutarında ihtiyaç kredisi, 82 bin 919 kişi 8 milyar lira tutarında konut kredisi ve 510 bin 869 kişi yaklaşık 6 milyar lira tutarında “diğer” başlığı altına giren krediler kullandı. Nisan-Haziran 2013 dönemine göre taşıt kredileri kullanımı yüzde 57, konut kredileri kullanımı yüzde 54, ihtiyaç kredileri kullanımı yüzde 24 ve diğer kredilerin kullanımı yüzde 7 oranında azaldı.



Aşağıdaki tabloda takipteki kredilerin yıllara göre brüt gelişimi gösterilmektedir



Nisan-Haziran 2014 döneminde kişi başına ortalama 13,5 bin lira tüketici ve konut kredisi kullanıldı. Bu dönemde, ortalama konut kredisi büyüklüğü 94 bin lira, ortalama taşıt kredisi büyüklüğü ise 55,5 bin lira oldu. Nisan-Haziran 2014 döneminde kullandırılan tüketici kredileri ve konut kredilerinden kanuni takibe alınan kredi miktarı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 57 oranında artarak 646 milyon liraya ulaştı. Takipteki kredilerin yaklaşık yüzde 2’sini taşıt, yüzde 7’sini konut, yüzde 37’sini ihtiyaç kredileri ve yüzde 54’ünü diğer krediler oluşturdu.



Aşağıdaki grafikte de tüketici kredilerinin takibe dönüşüm oranları verilmiştir:





Aşağıdaki grafikte ise bazı sektörlerde takibe dönüşüm oranları belirtilmiştir:


Hazırlayan: Muhammed Oral

Araç İçi Mobil Uygulamalar ve Bir Banka Örneği



Garanti Bankası Turkcell’in hayata geçirdiği ilk Akıllı Otomobil Platformu’nda yer alarak, İnternet bağlantısı sayesinde otomobilde hayatı kolaylaştıran servisler sunan bu platformun ilk ve tek finansal servis sağlayıcısı olmuştur. 

Bu uygulama ile Garanti Bankası, kullanıcılara; Anlık finansal bilgiler, Piyasa yorumları, en yakın ATM ve şube bulma, Tespit edilen lokasyona gidiş rotasını çizme gibi hizmetler sağlamaktadır.



Garanti Bankası’nın bağlantılı tüm cihazlarda yer alma stratejisi kapsamında Turkcell ile anlaşarak Akıllı Otomobil Platformunda yer alan Android tabanlı bu uygulaması, müşteriler için hayatı kolaylaştıran bir uygulama olmanın yanında, her yerde ve her zaman bankaya ulaşımı da mümkün kılmaktadır.



Şimdilik Subaru ve Volvo markalı otomobillerde bulunan Akıllı Otomobil Platformu’nun diğer otomobillerde kullanılması ile Garanti Bankası uygulaması da kullanılabilir olacaktır.

Hazırlayan: Semra Civan

Yeni İş Yapış Trendleri ve Bankacılık Sektörüne Olası Etkileri


Bu yazımızda yeni yeni gelişmekte olan bazı iş yapış trendlerinden bahsedeceğiz. Bu trendlerden yola çıkarak önümüzdeki yıllarda bankacılık yapısının daha zorlu olacağını ve sektörde öne çıkmanın daha çetin olacağını söyleyebiliriz.
 
Ürünlerin satışları konusunda bu aşamada belirlenen yöntemler şöyle:
  • Müşterilerin sahip olmaya çalışacağı veya sahip olmaktan keyif duyacağı şeyler üretmek,
  • Bu ürünler hakkında olağanüstü servisler sunmak ve bunları takip etmek,
  • Kişilere önem vermek,
  • Müşteri temsilcilerini derinlemesine eğitmek,
  • Başarıları için mantıklı hedefler belirlemek ve bunları ödüllendirmek,
  • Müşteriler eskisinden daha fazla maliyet odaklı. Ürün özelliklerini araştırılması konusunda müşteriler artık daha dikkatli. Bunlara dikkat etmek,
  • Mobilleşme artık bir zorunluluk. Yeni nesil kullanıcılar tüm işlemlerini mobil kanallardan yapmak istemektedir. Mobil kanallara daha fazla önem vermek,
  • BIG DATA - Şirketlerin artık neredeyse anlık olarak strateji hareketler yapması gerekiyor.
  • Sosyal medyada tamamıyla aktif olunmalı, şirketlerde bu konuya özel departmanlar kurulmalı.
  • Şirket içi iş yapış modellerinde sürekli değişime açık olunmalı
 
Citibank yapmış olduğu uygulama sayesinde kullanıcılarına bonus konusunda daha büyük bir sadakat kazandıracak bir yöntem kullanmaya başladı. Bu uygulama sayesinde ne kadar çok ürününüz varsa, o kadar hızlı Bonus toplayabiliyorsunuz.
 
Özelleştirme konusunda Lexus isimli Amerikan firması servis konusunda müşterilerine daha kaliteli hizmet vererek, normalde 45 dakika süre servis işlemlerini 7-12 dakika arasına çekmiş. Bunun yanında Satınalma öncesi müşterilerini yarış pistlerine götürerek arabaların hızlarını birinci elden test etmelerini sağlamış.
 
Değişik düşünme konusunda 2005 Square 1 adlı bir Amerikalı banka, kurumsal kredilerde, kredi verdiği kuruluşlardan teminat yerine hisse almış. Bu sayede, kurumsal olarak şirketlere verdiği krediler ile kurumsal firmalar arasında organik bağlar kurmuş.
 
Netflix, Blockbuster adlı şirketin iş modelini geliştirerek, çok başarılı oldu fakat bunda Blockbuster’ın iş modellerini zamanında yenileyememesi de pay sahibi. Anlık olarak değişmemesi de pazardan silinmesinde katkısı var.
 
Müşterilere önden bilgi vermek, ürünlerin satış rakamlarını etkilemenin önemli bir noktası olarak görülebilir. Bu konuda verebileceğimiz en güzel örneklerden biri oyun sektörü ve fuarları. Bu fuarlara çağırılan kişiler genelde her ülkeden oyun dergisi yazarları ve bu yazarlar, bir oyunun satışı hakkındaki rakamlar konusunda, yaptığı yorumlarla ve oluşturduğu beklentilerle gerçek farklar yaratabiliyor.
 
Amazon’un dünya çağındaki başarısı, tüm kitapları bulabilmeniz olabilir ama asıl noktasında insana değer vermesi var. Amazon’dan bir sipariş verip zamanında gelmez ise, müşteri temsilcisiyle irtibata geçip durumu bildiriyorsunuz ve 1 haftada ücretsiz kargoyla aynı ürün kapınızda oluyor.
 
Bu ve buna benzer nice uygulama önümüzdeki sene rekabetin daha zorlu geçeceğinin göstergesi aynı zamanda. Akıllı ve müşterilerin sahip olmaktan zevk duyacağı ürünleri, profesyonel satış ekipleri ile müşterinin rahatça ulaşabileceği yerlerde sunmak ve bunları neredeyse tam zamanlı takip etmek, şirketlerin önümüzdeki senelerde en önemli felsefesi olabilir.

Hazırlayan: İsmail Kazan
 

Kalkınma Ajansları ve Ülkemizdeki Uygulaması

Kalkınma ajansları, bölgeler arası eşitsizliklerin azaltılması ve bölgesel kalkınmanın sağlanması için Devlet Planlama Teşkilatı koordinasyonunda kurulmuş özerk kamu kuruluşlarıdır. Kalkınma ajanslarının asıl görevi kamu, özel sektör ve Sivil Toplum Kuruluşları arasında işbirliğini destekleyerek yerel potansiyelin açığa çıkmasını sağlamaktır. Kalkınma ajansları yatırım yapan kuruluşlar değillerdir. Türkiye genelinde her biri “Düzey 2 Bölgelerinde” kurulan 26 adet kalkınma ajansı mevcuttur. Kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle, bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla kurulmuşlardır.
 
Kalkınma ajanslarının mali kaynaklarının büyük kısmı merkezi bütçeden aktarılan ödeneklerden oluşmaktadır. Geri kalan kısım ise ajansın görev alanı içerisinde yer alan belediyeler, il özel idareleri ve ticaret sanayi odalarının bütçelerinden aktarılan kurum paylarından oluşmaktadır. Kalkınma ajansları Avrupa Birliği kuruluşu değildir, ancak Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) gibi AB’nin kalkınmayı destekleyici her türlü programlardan bölgenin istifade etmesi için çalışmak ajansın görevidir. Aynı proje için başka kurumlardan da finansman bulunması problem oluşturmamaktadır bu sebeple.
                       
Kalkınma ajanslarına beş aşamalı bir başvuru süreci vardır;

  1. Ön İnceleme

  2. Teknik ve Mali Değerlendirme

  3. Değerlendirmenin kontrolü

  4. Proje Bütçe Tutarlarını İnceleme / Gerekli Durumlarda Ön İzleme Ziyareti Yaptırma

  5. Yönetim Kurulu Onayı

Altı farklı destek şekli mevcuttur.

  1. Doğrudan Finansman Desteği: Ajansın belirlediği usul ve kurallar çerçevesinde, belli proje ve faaliyetlere yaptığı karşılıksız yardımlardır. Ajansın esas itibarıyla proje teklif çağrısı yöntemiyle kullandırdığı desteklerden oluşur. Ancak ajans istisnai olarak,  proje teklif çağrısı yapmaksızın ve proje hazırlığı konusundaki yükümlülüklerinden bazılarını hafifletmek veya proje hazırlık sürecini doğrudan yönetmek suretiyle, doğrudan faaliyet desteği ve güdümlü proje desteği şeklinde de doğrudan destek sağlayabilir.

  2. Doğrudan Faaliyet Desteği: Bölgenin kalkınması ve rekabet gücü açısından önemli fırsatlardan yararlanılmasına ve bölge ekonomisine yönelik tehdit ve risklerin önlenmesinde acil tedbirlere yönelik faaliyetlerin proje teklif çağrısı yöntemi uygulanmaksızın doğrudan desteklenmesidir. Bu desteğe; yerel yönetimler, üniversiteler, diğer kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, birlikler ve kooperatifler başvurabilir.

  3. Güdümlü Proje Desteği: Güdümlü projeler, proje teklif çağrısı yöntemi uygulanmadan doğrudan destek sağlamaya yönelik olarak; bölge planında öngörülen öncelikler doğrultusunda, konusu ve koşulları ajans öncülüğünde ve yönlendirmesinde belirlenen özel nitelikli model projelerdir.

  4. Faiz Desteği: Kâr amacı güden gerçek ve tüzel kişilerin ilgili aracı kuruluş ile ajans arasında imzalanacak protokolde belirtilen nitelikteki projeleri için, ilgili aracı kuruluşlardan alacakları krediler karşılığında ödeyecekleri faiz giderlerinin, ajans tarafından karşılanmasını öngören karşılıksız yardımdır.  Bu destekten KOBİ’ler, çiftçi ve çiftçi grupları, serbest meslek sahipleri yararlanabilir. Faiz desteği ile desteklenmesi öngörülen her bir projeye verilecek azami destek miktarı, o yıl için faiz desteğine ayrılan toplam ödeneğin yüzde beşini geçemez.

  5. Faizsiz Kredi Desteği: Ajans tarafından kâr amacı güden gerçek ve tüzel kişilerin ilgili aracı kuruluş ile ajans arasında imzalanacak protokolde belirtilen nitelikteki projeleri için, ilgili aracı kuruluşlar eliyle kredi verilmesidir. Bu mali destek Kalkınma Ajansları Proje ve Faaliyet Destekleme Yönetmeliği ve Destek Yönetim Kılavuzundaki usul ve esaslar dâhilinde ajans tarafından sağlanır ve mali destek faiz ödenmeksizin taksitler halinde geri ödenir. Bu destekten KOBİ’ler, çiftçi ve çiftçi grupları, serbest meslek sahipleri yararlanabilir.

  6. Teknik Destek: Ajans tarafından sağlanan teknik desteğin amacı, bölgedeki yerel aktörlerin bölgesel kalkınma açısından önem arz eden, ancak kurumsal kapasite eksikliği ve bilgi birikimi eksikliği nedeniyle hazırlık ve uygulama aşamalarında problemlerle karşılaşılan alanlarda destek sağlamaktır.
     


Kalkınma Ajansları ve Bölgeleri:

  1. Ahiler Kalkınma Ajansı (AHİKA): Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir, Niğde, Nevşehir

  2. Ankara Kalkınma Ajansı (ANKARAKA): Ankara

  3. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA): Antalya, Burdur, Isparta

  4. Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA): Bartın, Karabük, Zonguldak

  5. Bursa, Eskişehir, Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA): Bilecik, Bursa, Eskişehir

  6. Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA): Adana, Mersin

  7. Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı (DOĞAKA): Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye

  8. Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA): Bitlis, Hakkâri, Muş, Van

  9. Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA): Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize, Trabzon

  10. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA): Bolu, Düzce, Kocaeli, Sakarya, Yalova

  11. Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA): Batman, Mardin, Şırnak, Siirt

  12. Fırat Kalkınma Ajansı (FKA): Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli

  13. Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA): Aydın, Denizli, Muğla

  14. Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA): Balıkesir, Çanakkale

  15. İpekyolu Kalkınma Ajansı (İKA): Adıyaman, Gaziantep, Kilis

  16. İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA): İstanbul

  17. İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA): İzmir  

  18. Karacadağ Kalkınma Ajansı (KARACADAĞ): Diyarbakır, Şanlıurfa

  19. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA): Çankırı, Kastamonu, Sinop

  20. Kuzey Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA): Bayburt, Erzincan, Erzurum

  21. Zafer Kalkınma Ajansı (ZAFER): Afyonkarahisar, Kütahya, Manisa, Uşak

  22. Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA): Karaman, Konya

  23. Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN): Kayseri, Sivas, Yozgat

  24.  Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA): Amasya, Çorum, Samsun, Tokat

  25. Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA): Ağrı, Ardahan, Iğdır, Kars

  26. Trakya Kalkınma Ajansı (TRAKYAKA): Edirne, Kırklareli, Tekirdağ

*Koyu renkli yazılan şehirler, o bölgenin merkez ofisinin bulunduğu şehirleri belirtmektedir.

Hazırlayan: Yusuf Selim Alan

8 Aralık 2014 Pazartesi

Ses Tanıma Teknolojisi: Ses Biyometrisi

Bilginin güvenliği günümüz dünyasının en önemli problemlerinden biri haline gelmiştir. Kişiler ya da kurumlar her türlü bilgiyi güvenli bir ortamda tutabilmek ve bu bilgileri saklamak, korumak için büyük efor harcamaktadırlar. Ses imzası güvenlik açısından biyometrik bir doğrulama sağladığından bu noktada önem kazanmaktadır. Ses imzası, görüşme sırasında telefon eden kişinin kimliğini doğrular. Sesli imza cümlesi gerektirmeyen bu uygulamada kullanıcının sesi, görüşme sırasında oluşturulmuş olan ve veri tabanında bulunan sesli imzası ile karşılaştırılır.

Ses biyometrisi, sesin zaman içindeki frekans değişikliklerin belirlenmesiyle ortaya çıkmıştır, kişiyi tanımlamada kullanılan bir sistem haline gelmiştir. İnsan sesinin aynı parmak izi ve iris gibi kişiye özel oluşu, kişiyi tanımada ‘imza’ olarak kullanılmasına imkân sağlamaktadır.
·         Dil,  aksan ve içerik bağımsız çalışır.
·         Fraud tespiti ses doğrulama ile yapılabilir.
·         Daha gelişmiş bir müşteri deneyimi sağlar.
·         Çağrı sürelerinde kısalma sağlar.
·         Çağrı Merkezi verimliliğini arttırır.
·         Sesli imza, güvenilir bir ses biyometrisi çözümüdür.
·         Kişiyi çok sayıda kimlik doğrulamasından kurtararak zaman kaybını azaltır.

Metin doğrulama şu şekilde çalışır; Konuşmacı belirli bir giriş cümlesiyle veya cümle grubu ile kayıt yapar ve bunlardan bir veya birkaçının tekrarlanması istenir.
Veya;

Kayıt ya da doğrulama esnasında konuşmacı, serbest olarak istediği gibi konuşur.

Hazırlayan: Ebru Asıllıoğlu

Turizm Bankacılığı Hakkında Banka Analizi

Bu yazımızda özellikle turizm sektörünün yoğun olduğu bölgelerde, bankaların turizm sektöründeki ihtiyaçları karşılamak için çıkarttıkları ürünlerin ya da sektör politikalarının analizi gerçekleştirilecektir.

Ziraat Bankası: Esnek vade, ödemesiz dönem ve sezon ödemeli işletme kredisi imkânı sunuyor banka. Yeni girişimler ya da mevcut tesis yenileme planları için azami 2 yıl ödemesiz 7 yıl vadeli yatırım kredileri.

Halkbank: Turizm sektöründeki KOBİ’lere yönelik hazırlanmış destek paketleri mevcut. Verdikleri krediler yaz ve kış turizmi ile iştigal eden firmaların nakit akışına uygun olarak her yıl azami 9 ay ödemesiz dönemli olarak kullandırılır. Müşterilerin nakit akışlarına uygun olarak aylık eşit taksitli ya da dönemsel taksitli olarak kullanma imkânı var kredilerinin. Konaklama tesisleri – turistik restoran, seyahat acenteleri – turizm destekçileri, yat işletmeleri ve Kalkınma Bankası Turizm Kredileri şeklinde olmak üzere dört farklı grup bulunmakta paket içinde. Bu gruplara göre vade değişikliği ya da ödemesiz dönem gibi farklılık göstermektedir.

Vakıfbank: KOBİDOST isimli paketi ile çeşitli sektörlerde KOBİ’lere özel kredi sunan Vakıfbank, turizm sektörü için de özel bir paket ile hizmet veriyor. Sezon öncesi hazırlık için nakit döngüsünü dikkate alan esnek bir ödeme imkânı ile kredi vermekteler ve 8 aya kadar ödemesiz dönemli kullandırılabilir bu kredi. Bu sektörde restoran işletmeciliği ya da servis taşımacılığı yapan müşteriler ve kendi gayrimenkulünde mesleğini icra etmeye niyetli müşteriler için de farklı krediler sunuyor. Vakıf Leasing, Vakıf Emeklilik gibi iştiraklerini kullanırsalar ya da vergi, SSK, BAĞKUR gibi ödemeleri banka aracılığı ile daha avantajlı yapma imkânı veriyor.

Akbank: Turizm Destek Paketi ile sektörde faaliyet gösteren Akbank, nakit akışına bağlı olarak, 9 aya varan geri ödemesiz dönem imkânı sunan kredi sunuyor. Ayrıca diğer ürünlerinin kullanımı ve iştiraklerine başvuru durumunda avantajlar mevcut paketi alan müşteriler için.

Fibabanka: Turizm paketi ile müşterilerine ödemelerini nakit akışına göre düzenleme kolaylığı ve 6 ay boyunca çek karnesi masrafı, transfer ücreti ve hesap işletim ücreti gibi giderlerden muaf olma avantajı veriyor.

Şekerbank: Turizm sektörüne destek kredisi ile hizmet sunuyor banka. Bankanın maksimum 6 ay vadeli spot kredi olarak kullanılan vade sonunda anapara ve faizi ödenen ya da maksimum 1 yıl vadeli kullanıp azami 6 aylık ödemesiz dönemden sonra kredinin ödemesiz döneminin (1-6 ay) faizi ödenen, ikinci 6 ayda ise anapara ve kalan 6 aylık faizi eşit taksitlere bölerek, ödenen bir kredi çeşidi mevcuttur.

Garanti Bankası: Banka destek paketi ile çeşitli krediler sunuyor. TL ya da YP kullandırılabilen destek kredisi 60 aya kadar vadeli olup her sene nakit akışına göre 3 ay ödemeli 9 ay ödemesiz şeklinde planlanabilir. İşyeri sahibi olmak için de 96 aya kadar vadeli, TL veya dövize endeksi ayrı bir kredi hizmeti de mevcut bankanın. Bunlara ilaveten bankanın diğer ürünleri ya da vergi ödemeleri gibi hizmetler kullanıldığında ya da leasing, faktoring gibi iştiraklere başvurulduğunda kolaylıklar sağlanmaktadır.

İş Bankası: Turizm sektörü için destek paketi ile çeşitli krediler ve hizmetler sunuyor banka müşterilerine. Sezon öncesi hazırlık kredisi mahiyetinde aylık eşit taksit ödemeli veya esnek geri ödeme planlı olarak 36 aya varan vadelerde kullanılabilen işletme kredisi ile 3 ya da 6 ayda bir faiz ve vade sonu anapara ödemeli ve azami 12 ay vadeli olarak TL veya YP şeklinde kullanılabilen BCH kredileri mevcuttur. Ayrıca yatırım amaçlı eşit taksit veya esnek ödemeli 60 aya kadar vadeli başka bir kredi ile de hizmet sunuyor banka. Paket müşterilere pek çok banka işlemi ya da diğer ürünler hatta banka iştirakleri ile olan işlemlerinde avantaj sağlıyor.

Yapı Kredi Bankası: Yapı Kredi turizm sektöründe paket sunarak hizmet veriyor. Ödemesi kolay kredi ile 36 aya kadar vadeli her yıl en az 4 taksit ödemesi olacak şekilde, yılda 6 aya kadar ödemesiz olarak müşterinin nakit akışına uygun şekilde seçilen ödeme planı sunuyor. Sezona hazırlık kredisi ise yine 36 aya kadar vadeli ayda bir, 3 ayda bir, 6 ayda bir eşit taksitler halinde veya 6 aya kadar ödemesiz olarak geri ödeme planı seçeneği sunan bir kredi. Bunlara ilaveten banka müşterilerin ihtiyacı doğrultusunda farklı ürünlerde ve hizmetlerde de kolaylıklar, iştirakleri aracılığı ile yapılan işlemlerde de avantajlar sağlıyor.

ABank: Banka paket uygulaması ile sektörde faaliyet gösteriyor. Paket kullanıcılarına çeşitli krediler ile teminat mektubu gibi diğer ürünlerinde kolaylık avantaj sağlıyor banka. Yatırım kredileri maksimum 24 aya kadar ödemesiz dönemle 60  ay vadeye kadar kullanılabiliyor. Destek amaçlı bir diğer kredi ile aylık geri ödemeli veyahut esnek ödeme planlı olarak 36 ay vadeye kadar kullandırım yapılabiliyor ve 3-9 aya kadar geri ödemesiz dönem uygulanabiliyor. Bunlara ilaveten yat işletmeciliği için de hem yatırım hem de destek kredileri mevcuttur. Yat işletmeciliği için 60 ay vadeli gerektiği takdirde yıl içinde maksimum 6 aya kadar geri ödemesiz dönemle kullandırılabilen bir kredi sunuyor. Ayrıca geri ödemesiz dönemi olmayan kredilerde nakit akışına göre kredi boyunca maksimum 3 kez ve maksimum 3 ay için “Stand By” özelliği (ödemelere 3 ay mola verebilme özelliği) bulunan bir kredi sunuyor. Buna ilaveten yat işletmeciliğine destek olmak amaçlı 36 aya kadar vadeli 3-9 aya kadar geri ödemesiz dönem seçilebilen bir kredi mevcuttur. Bu krediler haricinde müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak için farklı kredi imkânları ve ürünleri ortaya koymaktadır.

Denizbank: Turizm sektörü içince ya da o sektör ile iş yapan tüm KOBİ’lere sektörel avantaj sağlıyor. Yatırım amaçlı verdiği kredide 84 aya kadar vadeli esnek ödeme planı sunuyor Denizbank. Yat/tekne işletmecileri için yine esnek ödeme planlı 60 aya kadar vadelendirilebilen farklı bir kredi mevcuttur. Genel olarak sektöre destek amaçlı 36 ay vadeli esnek ödeme planlı bir kredi ile hizmet veriyor.

Finansbank: Finansbank da destek paketi ile turizm sektörüne hizmet veriyor. Sezona hazırlık için 36 ay vadeli yıl içinde azami 9 aya kadar ödemesiz dönem avantajlı kredisi mevcuttur. 60 ay vadeli ve ödemesiz dönem imkânı sunan yatırım kredisi de var. Diğer ürünlerinde ve iştiraklerinde de kolaylık sağlayan bankanın müşterilerini kur riskinden koruyan ürünleri ile de sektörün hassas yönlerini kapatmaya yönelik çalışmaları da var.

ING Bank: Sektörde paket hizmeti ile yer bulan banka yatırım amaçlı verdiği TL ya da dövize endeksli kredi 60 aya kadar vadeli olma ve 8 kadar ödemesiz dönem seçebilme özelliklerine sahiptir. Destek amaçlı verdiği kredi ise 36 ay vadeli olup 6 aya kadar ödemesiz dönem özelliğine sahiptir. Bu kredilere ilaveten paket kullanıcısı müşterilere diğer banka ürünlerinde ve sektörle alakalı iştirak kuruluşlarından alınan hizmetlerde avantaj sağlamaktadır.

Bank Asya: Banka turizm sektörüne paket hizmeti sunuyor. Tadilat/yenileme, sezona hazırlık ve yat işletmeciliği şeklinde gruplandırarak fon kullandırım yapıyor. Pakete dâhil olan müşteriler düşük kâr payı ve uygun komisyon imkânlarına sahiptir. Ödeme çeşitleri farklılık arz ediyor; eşit taksit ödemeli, ilk 3 ay ödemesiz sonra eşit ödemeli, ilk 6 ay ödemesiz sonra eşit ödemeli, ilk 6 ay düşük tutarlı sonra eşit ödemeli ve değişken ödemeli olarak 5 farklı ödeme planı mevcut. Paket müşterileri fon kullandırıma ilave olarak, diğer ürünler ve hizmetlerde de avantajlı kullanım hakkına sahiptir.


Türkiye Finans: Paket hizmeti alan turizm sektöründeki müşteriler indirimli oranlar ve farklı ödeme planlarından istifade edebiliyor. Bankanın otel yenilemek ve teçhizat işleri için 60 aya varan vadeli, yıl içinde 6 ay ödemesiz dönem imkânı olan bir ürünleri var olmakta olup, ayrıca yurt içi ve yurt dışı fuarlara katılımda fuar standı ve fuar hizmetleri finansman desteği ile KGF desteği konusunda da yardımları mevcuttur. Yatırım amaçlı fon kullandırım olarak azami 2 yıla kadar ödemesiz dönem (ödemesiz dönem içinde 3’er aylık kâr ödemesi olan) ile 84 ay vadelendirilebilen, normal kullandırım da standart oran üstünden %10 indirim, leasing şeklinde yapılandırılan fonlamalarda ise standart oran üstünden %15 indirim sağlayan bir ürün mevcuttur. Destek amaçlı ve yat işletmeciliği için kullandırılan ürünler ise 60 ay vadeli olma, yıl içinde nakit akışının durgun olduğu zamanlarda 6 aya varan ödemesiz dönem avantajı sunma gibi özelliklere sahiptir. Diğer bankacılık ürünlerinde de paket sahibi müşterilere avantaj sağlıyor.

Hazırlayan: Yusuf Selim Alan

Windows Tabanlı Mobil Ödeme Uygulaması: Softcard

Softcard; AT&T, T-Mobile ve Verizon şirketlerinin mobil ödeme pazarındaki ortak girişim hamlesidir. Sistem; NFC teknolojisine dayalıdır ve müşterilere, mobil cihazlarını ödeme terminaline yaklaştırarak ödeme yapma imkanı vermektedir. 7 Temmuz 2014’te CEO Michael Abbott tarafından yapılan açıklama ile ISIS olan şirket ismi, terörist grup ile ilişkilendirilmemesi adına Softcard olarak belirlenmiştir.

Softcard; sektörde Google (Google Wallet), Paypal ve Apple (Apple Pay) ile rekabet içindedir. Mobil cüzdan platformunda C-SAM, mobil ticaret platformunda ise Gemalto teknolojileri kullanılmaktadır.
American Express, Chase ya da Wells Fargo kredi kartları sisteme yüklenerek ödemeler bu kartlar üzerinden yapılabilmektedir. American Express Hizmet Hesabı açılarak istenilen debit karta, kredi kartına veya banka hesabına para yatırılabilmektedir.

Softcard uygulaması Windows Phone platformu için ücretsiz olarak yayındadır. Uygulama indirildikten sonra sadece AT&T’nin satmış olduğu özel bir SIM karta sahip olmak gerekmektedir. Ödeme işlemi yapmak için; uygulama açılır, pin kodu girilir, kart seçimi yapılır ve ödeme cihazına doğru tutulur. Şu an için uygulama Visa kredi kartlarını desteklememektedir.

Apple’ın iPhone 6, iPhone 6 Plus, iPad Mini 3, iPad Air ve Apple Watch ürünlerinde kullanılan Apple Pay ödeme sistemi ile temassız ödeme pazarı Amerika’da kısa sürede ciddi bir gelişim göstermiştir. Örneğin; Apple Pay ödemelerini kabul eden firmalardan biri olan Whole Foods, 3 hafta içerisinde toplamda 150 bin ödemenin iPhone’lar aracılığı ile yapıldığını açıkladı. Rakam düşük olarak görünmesinin sebebi, sistemin piyasaya yeni çıkmış olması ve Whole Foods şirketinin yaygın bir şube ağına sahip olmamasıdır. McDonald’s ise restoranlarında gerçekleşen mobil ödemelerin yarısının Apple Pay ile yapıldığını açıklaması ise Apple Pay’in mobil ödeme piyasasının yarısını ele geçirdiği şeklinde yorumlanabilir. Nitekim üye firmalar Apple Pay sayesinde mobil ödemelerin sayısında ciddi artışın yaşandığını da belirtmektedirler.

Sektör kısa süre içinde bu kadar canlanmış durumda iken New York Times’ın yapmış olduğu bir haber, Softcard ve Google Wallet’ta da yüklemelerin ve kullanıcı etkileşimlerinin artması beklendiğini belirtmektedir. Apple’ın NFC hizmetini genişletme çabaları ile sektörün daha da gelişmesi neredeyse kesin bir durumdur.