14 Temmuz 2012 Cumartesi

Katılım bankacılığı üzerine bir inceleme

Bu yazımızda ülkemizde ve dünyada son dönemde giderek daha fazla ilgi toplamaya başlayan katılım bankacılığı veya faizsiz bankacılık hakkında genel bir inceleme yapmaya çalışacağız. Konuya bankacılık sektörü ile başlarsak; bankaların, en temelde fon fazlası olanların fonlarını temin edip fon ihtiyacı olanlara bunları kullandırmak üzerine kurulmuş finansal kurumlar olduklarını söyleyebiliriz. Finansal sitemin en önemli aktörlerinden olarak kabul edilen bankalar aynı zamanda ekonomide istikrarın devam etmesi için de gerekli olan kurumlardır. Bunun yanında bankacılık sisteminin temelde ikiye ayrılmış olduğunu ifade edebiliriz. Bunlar, faiz geliri ile faiz gideri olan ve yüzyıllardır faaliyet gösteren geleneksel bankacılık ile son 40 yılda hızlı bir gelişme kaydetmiş, neredeyse her büyük ekonomide faaliyet göstermeye başlamış olan faizsiz bankacılıktır.
Faizsiz bankacılık denildiğinde adından da belli olduğu gibi bankacılık faaliyetlerinde faiz unsurunun ortadan kaldırılıp bu konuda çekinceleri olan insanların rahat ve güvenilir şekilde bankacılık faaliyetleri yapmaları akla gelmektedir. Faizsiz bankacılık felsefesinin temelinde bazı kabuller bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; faizsiz bankacılıkta mübadele aracı, değer ölçütü, borç ödeme aracı ve sermaye biriktirme unsuru [1] olarak kabul edilen paranın potansiyel sermaye olarak görülmesidir. Paranın gerçek sermayeye dönüşebilmesi için öncelikle yatırıma veya üretime yönlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca paranın zaman değeri kavramı ancak gerçek sermayeye dönüşmesi halinde faizsiz bankacılıkta kabul edilmektedir. İkinci olarak fon fazlası olup bunu yatırım veya üretime yönlendirecek gerçek veya tüzel şahısların risk almaları gerekmektedir. Bu sebepten dolayı banka kredi sağlayan değil yatırımcı konumuna gelmektedir. [2]
1960'lı yıllara kadar somut bir gelişme görülmeyen faizsiz bankacılık sistemi ilk önemli gelişmesini Mısır'da gerçekleştirmiştir. Bu ülkede 1963 yılında kurulan kar paylaşımı esasına dayalı Mit Gharm ilk faizsiz banka olarak kabul edilmektedir. Daha sonra 20 Ekim 1975'te neticelenen İslam Kalkınma Bankası kurulma fikri ile bu bankacılık olgunlaşmaya başlamıştır. [3] Faizsiz bankacılığın hızlı gelişmesi ile birlikte ortaya çıkan bazı standardizasyon eksikliklerini gidermek amacıyla 1990 yılında İslami Finans Kurumları için Muhasebe ve Denetim Organizasyonu (Accounting and Auditing Organization for Islamic Financial Institutions (AAOIFI)) adıyla bir kurum da faaliyetlerine başlamıştır. [4] Ülkemizde de Başbakan Turgut Özal'in hazırlayıp Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in onayladığı "Özel Finans Kurumlarının Kurulması, Faaliyetleri ve Tasfiyelerine İlişkin Esas ve Usullere Dair 83/7506 Sayılı Kararname" ile ülkemiz faizsiz bankacılığının yolunu açmıştır. Daha sonra ülkemizde faizsiz bankacılık faaliyeti yapmak üzere bir çok kurum, özel finans kurumu adı altında faaliyete geçmiştir. Bu bankalar Albaraka Türk (1985), Faysal Finans (1985), Kuveyt Türk (1989), Anadolu Finans (1991), İhlas Finans (1995), Asya Finans (1996) [5]'dir. İhlas Finans Kurumu'nun 2001 yılındaki krizden aldığı yara ile yükümlülüklerini karşılayamaması sonucu iflas etmesi ve Anadolu Finans Kurumu ile Family Finans'ın 2005 yılında BDDK tarafından verilen izin sonucu birleşmelerinin ardından ortaya çıkan Türkiye Finans [6] ile yukarıdaki sayı 4'e gerilemiştir. Ülkemizde belirtilen bankacılık faaliyetleri gelişirken bankacılık kanunu da belirtilen gelişmeye paralel olarak gözden geçirilmiştir. Bunun için 4491 sayılı Kanun ile değişik 4389 sayılı Bankacılık Kanunu'nda önemli düzenlemeler göze çarpmaktadır. Daha sonra yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile özel finans kurumları katılım bankaları olarak tanımlanmış ve ilgili bankaların unvanları değiştirilmiştir. Bu sebeple ilgili kanun ülkemizdeki faizsiz bankacılık faaliyetleri açısından önemli bir kilometretaşıdır.
Faizsiz bankacılığın gösterdiği gelişim ve dünyada 1.5 milyarın üzerinde müslümanın olması sebebiyle; Citicorp, Goldman Sachs, HSBC, Morgan Stanley, Standard Chartered, Banque National de Paris, ABN Ambro, Bank of America, Key Global ve Sociate Generale gibi kurumlar söz konusu sektörde faaliyete başlamışlardır. [7] The Banker Dergisi'nin araştırmasına göre tüm dünyadaki faizsiz bankacılık aktifleri ortalama %29 büyüme hızı ile 2007 yılı ortalarında 500 milyar dolar büyüklüğe ulaşmış ve her yıl bu varlıklar %15-20 arasında büyümektedir. [8] Bu şekilde devam edecek olan bir trend ile 2012 yılı sonunda faizsiz bankacılık prensiplerine uygun finansal varlıkların 1.3 trilyon doların üzerinde büyüklüğe ulaşması beklenmektedir.
Faizsiz bankacılık alanında gelinen bu noktayı sadece dünya müslüman nüfusu ve onların faizsiz bankacılık talepleri ile sınırlamamak gerekmektedir. Söz konusu sektör dini inançları ağır basan gerçek veya tüzel kişiler ile birlikte bu konuda herhangi bir çekincesi olmayan müşterileri de etkilemektedir. Bunun sebebi faizsiz bankacılık kurumlarının gün geçtikçe daha kurumsal yapılara sahip olmaları ve en az geleneksel bankalar kadar müşterilere ulaşmayı ve onların ihtiyaçlarını görmeyi öğrenmeye başlamalarıdır. Faiz çekincesi olmayan bir insan gelinen son noktada kendine sunulan şartların cazip olması durumunda faizsiz bankacılık yapan bir kurumla çalışmaktan geri durmayabilecektir. Bu sebeple de söz konusu sektörde faaliyet gösteren kurumlar piyasanın tamamına yönelik ürün ve hizmetler sunabileceklerdir.

[1] Ahmed Hasen Ahmed Al-Haseni, İslam'da Para, İstanbul: İz, 1996, s. 24-30.
[2] Zamir Iqbal, "Islamic Financial Systems", Finance and Development Journal, 1997, s.43.
[3] Islamic Development Bank, Islamic Development Bank Group in Brief, Suudi Arabistan: 2007, s.2
[4]  Rifaat Ahmed Abdel Karim, "International Accounting Harmonization, Banking Regulation, and Islamic Banks", The International Journal of Accounting, Sayı:36, 2001, p.173.
[5]  Başkent Üniversitesi, "İslami Bankalar ve İslami Finans Kurumları", http://www.baskent.edu.tr/~gurayk/finpazcuma17.doc
[6]  Türkiye Finans, "Tarihçe", http://www.turkiyefinans.com.tr/tr/turkiyefinans/tarihce.asp
[7]  Başkent Üniversitesi, a.g.e.
[8]  Malaysia Islamic Finance Center, Malaysian Islamic Finance Report 2006, Malaysia: 2007, p.34.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder