15 Şubat 2013 Cuma

Bilinen En Büyük Hedge Fon Skandallarından Biri Olarak Madoff Skandalı

Hedge fonların denetime tabi olmamaları sebebiyle serbestçe yatırım yapabildikleri, hızlı yer değiştirdikleri ve kontrol altına alınamadıkları ortaya çıkmaktadır. Her ne kadar kendileri ile ilgili çeşitli regülasyon talepleri yasalaştırılmaya çalışılsa da bu şu ana kadar başarılı olmuş gibi görünmemektedir. Hatta Amerikan hazinesi yaptığı bir açıklama ile hedge fonların kontrol edilebilmesi amacıyla geliştirilmiş olan “Hedge Fon Standartları Kurulu”nun sadece 34 hedge fon tarafından imzalandığını fakat imzalaması gereken en az 1.000‘in üzerinde hedge fon bulunduğunu kabul etmektedir. Bir anlamda ABD’de söz konusu durumda çaresiz kalmaktadır.[1]

Denetleme mekanizmasının bu kadar aciz kalması da bir çok operasyonel riski (sahtekarlık da içeren) de beraberinde getirmektedir. Son dönemde yaşanmış olan Bernie Madoff skandalı bunun en önemli ve en güncel örneği olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bernie Madoff New York kökenli bir Yahudi olup finans piyasasının en önde gelen isimlerinden birisi olarak bilinmektedir. Nasdaq endeksinin kurucusu ve ilk başkanı olmasının yanı sıra, hayırsever bir vatandaş olarak da bilinen hatta Kongre’nin finans sektörünün denetlenmesi konusunda görüşüne başvurduğu en itibarlı isimlerinden birisidir. Yahudi olması ve Yahudi kurumlarını desteklemesi nedeniyle de ABD’nin başta New York olmak üzere Yahudi topluluğunun parasını güvenerek yatırdığı bir sembol isim olarak bilinmekteydi. Ancak ABD’de başlayan ve tüm dünyayı saran ekonomik kriz Madoff’un da sonunu getirmiş ve belki de krizden daha da büyük bir şaşkınlık yaratmıştır. Aslına bakılırsa Madoff skandalının ortaya çıkma nedeni finansal krizin yapısal etkilerinden ziyade Madoff’un saadet zincirini çevirecek nakit akışını sağlayamaması gibi bir nedene dayandığı ortaya çıkmıştır.[2]

Olayın özüne değinildiğinde ise karşımıza şu tablo çıkmaktadır. Madoff 50 yıllık itibarı ile topladığı paraları hedge fonlarda değerlendiriyormuş gibi yaparak aslında bir titan zinciri kurmuştu. Hedge fonların denetlenememesi sebebiyle Madoff da yatırımlarını hedge fonlarda tuttuğuna herkesi inandırmayı başarmıştı. Aslında yatırım yapmıyor ya da risk almıyor tersine yeni gelenlerden aldığı parayı eskilere kar payı olarak dağıtıyordu. ABD’de “Ponzi scheme” olarak bilinen bu yöntemin Madoff gibi karmaşık finansal oyunun kurucularından biri tarafından yapılabilecek olması elbette hiçbir zaman ihtimal dahilinde görülememiştir.

Fakat Madoff’un oyunu çok uzun süren, çok geniş alanlara ulaşan ve tarihteki benzer zincirlerden çok daha derin etki eden, 50 milyar doları aşan boyutlara varan bir duruma erişmiş ve bu şema yaklaşık bir yüzyıl önce ismini veren Bostonlu dolandırıcı Charles Ponzi’nin cılız bölgesel hırsını tamamen bastıran dünya çapındaki ilk saadet zinciri olarak sonuçlanmıştır.[3] Madoff vakasında zarar elde edenler ve zararları aşağıda gösterilmektedir.

 

Madoff Skandalı Sonrası Kayıplar

YER
TUTAR
Danışmanlık şirketi Fairfield Greenwich Group
7,5 milyar dolar
İspanya'dan Santander bankası
3 milyar 200 milyon dolar
İngiliz HSBC
1 milyar dolar
Fransız Natixis bankası
617 milyon dolar
İngiliz RSB bankası
612 milyon dolar
Fransız BNP Paribas bankası
480 milyon dolar
İspanya BBVA bankası
452 milyon dolar
Yatırım grubu Man Group
360 milyon dolar
İsviçreli Reichmuth bankası
332 milyon dolar
Japon Nomura Holdings
304 milyon dolar
Japonya'da Aozora bankası
137 milyon dolar
İtalyan Unicredit
103 milyon dolar
İsviçreli Benedict Hentsch & Cie bankası
48,3 milyon dolar
Fairfield kenti çalışanları
41,9 milyon dolar
Emlak zengini Mortimer Zuckerman
30 milyon dolar
Phoenix Holdings
15 milyon dolar
Sigorta ve finansal hizmetler şirketi Harel
14,3 milyon dolar
Fransız Societe Generale bankası
13,7 milyon dolar
Fransız Credit Agricole bankası
13,7 milyon dolar
Robert I. Lappin Vakfı
8 milyon dolar
Nordea
6,6 milyon dolar
İsviçreli Neue Privat bankası
5,25 milyon dolar

(Kaynak: Zaman, “Madoff, Suçunu Kabul Etti”,  http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=824698&title=madoff-sucunu-kabul-etti )

Madoff örneğinin orijinal tarafı ise skandalın etkisinin reel sektörü anında etkilemiş olmasıdır. Zira yıllar süren güven inşası neticesinde birikimlerini Madoff fonunda değerlendiren başlıca Yahudi kuruluşları anında zarara uğramıştır. Sayısız Yahudi bireyi ve kuruluşu ciddi bir zarara uğramış ve sonuçta Amerikan Yahudi topluluğu üzerinde Hitler’in ilk Yahudi pogromu olan “kristal gece”nin etkisini yaşamıştır. Madoff da 12 Mart 2009 tarihinde çıkartıldığı mahkemede yapmış olduğu işin yanlış olduğunu ve dolandırıcılık yaptığını kabul etmiştir.

Madoff vakasında çıkartılabilecek dersler aşağıda listelenmiştir:[4]
  • Hedge fonlar üzerinde denetim eksikliği ortaya çıktı.
  • Ekonominin temeli olan güvenin bu sefer Madoff lehine ve yatırımcılar aleyhine döndüğü ancak yine de en temel etken olduğu ortaya çıktı.
  • Hiç kimsenin gerçekten güvenilir olma özelliğine sahip olmadığı ortaya çıktı.
  • Yahudi topluluğu Madoff skandalından sonra iç sorgulamaya yöneldi. Bir kısım Yahudiler davaları için ahlaksızlık yapmanın şart olduğunu savunsa da Madoff skandalının bir çok ihtiyaç sahibini de olumsuz etkilemesi hedge fonların Yahudiler açısında da ahlaki bir eleştiriye tabi tutulmasına yol açtı.

Yukarıdaki yolsuzluk olayı dışında Manhattan Capital vakasının da incelenmesinde yarar bulunmaktadır. Söz konusu hedge fonun yöneticisi olan Michael Berger müşterilerini yanıltarak birkaç yüz milyon dolar zarar etmelerine sebep olmuştur. Bu vaka SEC tarafından 2004 yılında hedge fonların denetlenmesine yönelik tekliflerinde kullanılmak üzere ciddi bir argüman olarak ortaya konulmuştur.[5]

Hedge fon skandallarını özetlemek istersek aşağıdaki tablo bize yardımcı olabilecektir.

Hedge Fon Skandalları

Hedge Fon
Tahmini Zarar
Tarih
Bernard L. Madoff Investment Securities
$ 20 Milyar
Aralık 2008
Petters Group
$ 3.5 Milyar
Eylül 2008
Bear Stearns Asset Management
$ 1.6 Milyar
Temmuz 2007
Manhattan Capital Management
$ 393 Milyon
Ocak 2000
Bayou Management
$ 350 million         
Eylül 2005

(Kaynak: Matthew Goldstein, “The Humbling Of Hedge Funds”)

Görüldüğü gibi son zamanlarda mortgage krizinin etkisini arttırması ve bir çok finansal işletmenin özellikle hedge fonlara yaptığı yatırımdan dolayı önemli miktarda zarar açıklaması, ayrıca ortaya çıkan yolsuzluklar; ABD’deki üst otoriteleri bu konuda daha hassas davranmaya yöneltmiştir. Kuzey Amerika Menkul Kıymet İdarecileri Birliği (The North American Securities Administrators Association) 30 Ocak 2009 tarihinde yaptığı bir açıklamada Kongreyi hedge fonların regüle edilmesi konusunda göreve çağırmıştır. Düzenlemeye tabi işlemler için 2004 ile 2007 yılları arasında 8.300 civarında yaptırım uygulanmış olan ABD’de 178 milyon dolar ceza kesilmiştir. Usulsüz işlemler için de 2.700 yıla kadar hapis cezaları istenebilmiştir.[6] Fakat hedge fonlar konusunda yapılamayan düzenlemeler söz konusu cezai yaptırımların hedge fonlar için geçerli olabilmesini engellemektedir.

İşte yukarıda belirtilen nedenler ve aşağıda ekonomik etki kısmında bahsedilecek olaylardan dolayıdır ki, Alternatif Yatırım Yöneticileri Birliği (Alternative Investment Managers Association-AIMA) genel sekreteri Andrew Bake yaptığı açıklamada hedge fonların birer imaj problemleri olduğunu kabul etmektedir. [7]


[1] Leah Milner, “Hedge Funds Shun Standards' Scheme”,  Money Marketing, s.3
[2] Hasan Özel, “Madoff Skandalının Anlamı”,  http://www.haber10.com/makale/13873/
[3] Diana Henriques , “Dünya Bu Saadet Zinciri Için Yeterince Büyük Değil”, http://www.dunyagundemi.com/yenisite/index.php?option=com_content&task=view&id=246&Itemid=63
[4] Özel, a.g.e.
[5] Chidem Kurdas, “Does Regulation Prevent Fraud? The Case of Manhattan Hedge Fund”,  The Independent Review, Cilt: 13, Sayı: 3, 2009, s.325.
[6] Andrew Ackerman, “Securities Administrators Urge Regulation of Derivatives, Hedge Funds”,  Bond Buyer,  p.5.
[7] Milner, a.g.e.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder