15 Şubat 2013 Cuma

Hedge Fonların Özellikleri

Hedge fonların özelliklerine geçmeden önce klasik bir yatırım fonundan ne ölçüde farklılaştıklarını göstermekte fayda bulunmaktadır. Buna göre bir hedge fon standart bir yatırım fonundan; hedef, strateji, getiri ve riskin temel kaynakları, kültürel stili, likidite, pazarlama, iş ilişkisi ve ücretlendirme açılarından farklılaşmaktadır. Bu farklılıkların ne ölçüde olduğu da aşağıda yer alan tabloda gösterilmeye çalışılmıştır.

Hedge Fonlar ile Yatırım Fonlarının Karşılaştırması


Hedge fonların özelliklerine değindiğimizde de bir çoğu yukarıdaki tablo ile bağlantılı olan aşağıdaki unsurların ön plana çıktığını görmekteyiz:
  • Mümkün olan her türlü yatırım stratejisini ve yatırım enstrümanını istedikleri zaman kullanabilmektedirler. Bu açıdan bakıldığında, hedge fonlar, yatırım amaçlı olarak fonlara yatırılan büyük tasarrufları istedikleri her şekilde değerlendirebilirler, türev ürünleri kullanabilirler, açığa satış yapabilirler, arbitraj fırsatlarını kullanabilirler, kredili işlemler yapabilirler ve zor durumdaki hisselere rahatça yatırım yapabilirler.
  • Hedge fonlarda yatırımcı sayısı genelde en fazla 100 kişiyle sınırlı olmaktadır.
  • Her ne kadar belirli hedge fonu türleri belli varlıklara yatırım yapmayı benimsemişlerse de, genel olarak, hedge fonlar sınırsız bir şekilde varlık türlerini kullanma hürriyetine sahiptirler. Her türlü yatırım stratejisini ve ürünü kullanabilecekleri gibi aynı zamanda, hisse senedi ve tahvil/bono piyasaları ile kendi yatırımları arasındaki korelasyonu minimize edecek faaliyetlere de yönelebilirler. Buradaki amaç, piyasalardan bağımsız olarak riskleri azaltmaya çalışmaktır.
  • Sadece belirli piyasalara değil, bütün dünya coğrafyası içerisindeki tüm piyasalarda yatırım yapabilirler.
  • Her türlü alım satım stilini benimseyebilirler, yani makroekonomik ve mikro ekonomik bazda araştırmalara dayanarak veya daha istatistiki, kantitatif hatta teknik analizlere dayanarak işlem yapabilirler.
  • Hedge fonların amaçlarından biri de, piyasa ile ilişkisi olmayan (non-market correlated) getiriler sunmaktır.
  • Hedge fonlarda, klasik fonlara kıyasla daha az şeffaflık olduğu söylenebilir, çünkü birçok  hedge fon özel bir grup için kurulur ve özel kanallardan satılır ve birçoğu da ülke dışında (offshore) satılabilir. Bu durumda denetleme ve düzenleme yapmak isteyen kuruluşlar daha kısıtlı hareket etmek zorunda kalabilirler.
  • Bu fonlar, herkese açık olmadığından, kısacası halka arz edilmediğinden, yasal sınırlamaları daha esnektir. Kamuyu aydınlatma yükümlülükleri ve diğer bildirim yükümlülükleri konusunda daha düşük yaptırımlara tabidirler. Bu sebeple de hedge fonlar hakkında düzenli ve toplu verilere erişmek zor olmaktadır. Genelde en az 1 Milyon dolardan başlayan miktardaki yatırımlarla kurulurlar ve özellikle varlıklı yatırımcılara yönelik bir yapı içerisinde hazırlanırlar.
  • Hedge Fonlar, alındıktan sonra hemen satılacak bir yapıda olmayabilirler, bir çok fon belirli bir süre elde tutma zorunluluğu (lock up period) uygulamaktadır ve çoğunlukla bu süre 1 yıl olmaktadır.
  • Genel olarak hedge fon kurucuları kendi paralarını da aynı fonda değerlendirirler ve fon yöneticileri için performansın üzerinden belirli bir komisyon verirler. Bu oran klasik fonlara kıyasla daha fazladır ve bunun dışında toplam portföy büyüklüğüne dayanan bir de genel yönetim kesintisi uygulanır.
  • Birçok hedge fon oldukça uzmanlaşmış durumdadır ve bu yüzden sadece kendi rekabet üstünlükleri olan belirli alanlarda yatırım yaparlar.
  • Hedge fonlar, performansa dayalı olan ücretlendirmeye verdikleri ağırlık sayesinde, sektörün en iyi fon yöneticilerini kendilerine çekebilmektedirler.
  • Hedge fonları ABD’de SEC’in, Türkiye’de SPK’nın denetimine tabidir.
  • Düzenlemelerin bankalara göre daha sınırlı olmasının nedeni hedge fon yatırım stratejilerinin gizliliğidir. Ne var ki, önce LTCM sonra da Amaranth’ın batışı gibi olaylar bu fonların denetimini tekrardan mercek altına alınmasına neden olmuştur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder