11 Şubat 2013 Pazartesi

Yunanistan AB'den Ayrılırsa Bu Türkiye'deki Finansal Piyasaları Nasıl Etkiler?

Yunanistan 2008 yılında meydana gelen ekonomik krizden, ülkenin hem kamu yönetiminde hem de ekonomisinde uzun yıllardır süregelen sorunlardan dolayı küresel krizden en fazla etkilenen ülkelerin başında gelmektedir. Yunanistan ekonomisinin en temel sorunu, büyümenin ve kamu maliyesinin ağırlıklı olarak dış borçlanmayla finanse edilmesi ve dış borçlanma sonucu elde edilen kaynakların doğru yatırımlara yönlendirilmemesi olmuştur.

2009 yılı Ekim ayında iktidara gelen Papandreou Hükümetinin 2009 yılındaki bütçe açığını bir önceki hükümetin açıkladığı bütçe açığının yaklaşık iki katı olarak revize etmesi ve kamu borcunun GSYİH’ye oranın % 125 seviyelerine ulaştığının açıklanması piyasalarda derin güvensizliğe neden olmuştur. 2010 yılı itibari ile istikrar programı açıklamasına rağmen ülkenin borç yönetiminde önemli bir kriz baş göstermiştir. Kriz süresince uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları tarafından Yunanistan’ın kredi notu sürekli düşürülmüştür. Krizle birlikte son 5 yılda ülke ekonomisi sürekli küçülmüştür.

Euro bölgesinde bulunan Yunanistan’a AB ve IMF; kemer sıkma politikası ve yapısal reformlar ön koşulu ile yardım paketleri hazırlamıştır. Yardımlara rağmen düştüğü dar boğazdan çıkamayan Yunanistan’ın, sıkı maliye politikalarına karşı çıkan partilerin 2012 Haziran ayında yapılan seçimlerden güçlenerek çıkması ile iflas ederek Euro’dan ayrılacağına ilişkin endişeler gündeme geldi. Yunanistan’ın Euro bölgesinden çıkışının Türkiye’ye etkisi Dış Ticaret, Finans Piyasaları, Kamu Maliyesi, Doğrudan Yabancı sermaye, Makroekonomik Etkiler olmak üzere 5 ana başlıkta incelenmektedir. Bu başlıklardan en önemlisi ve bankacılık sektörünü en fazla ilgilendiren finansal piyasalara etkileridir. Finansal piyasalara etkileri iki başlık altında inceleyebiliriz.

Doğrudan Etkiler

Yunanistan ve Türkiye’nin finans sektörününde en büyük payı bankalar oluşturmaktadır. Türk yatırımcıların Yunanistan’da Yunan yatırımcıların da Türkiye’de sahip olduğu doğrudan yatırımlar ve portföy yatırımları mevcuttur. Türkiye’nin neredeyse tamamı finans ve sigorta sektöründe olmak üzere 21 firma ile Yunanistan’da toplam 23 milyon ABD Doları tutarında doğrudan yatırımı bulunmaktadır. Bu yatırım miktarı nispi olarak küçük olduğu için krizin bu yatırımlar üzerinden herhangi bir olumsuz etkisi olacağı düşünülmemektedir. Yunan devlet tahvillerinden ve Yunan bankalarından 200 milyon Euro alacağı olan Türk yatırımcıların riski de ihmal edebilecek kadar küçüktür. Diğer taraftan Yunanistan’ın ülkemizde bulunan yatırımlarını sonlandırma ihtimali de yüksektir. Özellikle Yunan bankaların ülkemizde bulunan banka hisselerini satarak Türkiye’den çıkması söz konusudur.
  
Dolaylı Etkiler

Yunanistan’da muhtemel bir borç yapılandırması veya ileride oluşabilecek spekülatif ataklarla bankacılık sisteminin çökmesi birbirini tetikleyen olaylara neden olabilecektir. Yunan bankaların aktif olduğu ve Yunanistan’dan alacağı olan ülkelerin maksimum düzeyde etkilenecek olduğu kriz dolaylı olarak Türkiye’yi de etkileyecektir.

Fransa, Almanya, İtalya, Portekiz ve Avusturya başta olmak üzere Euro Bölgesindeki bankaların hâlihazırda Yunanistan’daki bankalardan yaklaşık 100 milyar Euro riskli alacağı bulunduğu tahmin edilmektedir. Yine bu çerçevede İngiliz bankalarının da Yunan bankacılık sistemi dolayısıyla yaklaşık 25 milyar Euro risk taşımakta olduğu hesaplanmaktadır. ABD bankacılık sistemi üzerinde Yunanistan’dan kaynaklanan risk ise 40 milyar Euro olarak belirtilmektedir. Euro bölgesinde bulunan ve krizden en çok etkilenecek veya etkilenmiş olan Yunanistan, Portekiz, İrlanda, İtalya ve İspanya bankacılık sisteminin ABD bankacılık sistemi üzerinde yarattığı riskin doğrudan ve dolaylı maliyeti 2011 yılı Eylül ayında 717 milyar ABD Dolarıdır. Bankacılık dışı finansal işlemler, türev ürünler, yatırım fonları ve sigorta işlemleri de hesaba katıldığında ABD finans sistemi üzerinde Avrupa finans sistemi kaynaklı riskin, gerçek boyutlarının hesaplanması pek mümkün olmamakla birlikte, belirtilen rakamdan çok daha fazla olacağı tahmin edilmektedir.

Aşağıdaki tablo Türk bankacılık sektöründe varlık, yabancı kaynak ve bilanço dışı kalemler itibarıyla bazı ülkelerin sahip olduğu oranlar gösterilmektedir. Toplam yabancı kaynaklardan en büyük paya sahip olan ülke İngiltere’dir. İngiliz bankalarının Yunanistan bankacılık sistemi dolayısıyla risk taşıması, krizden Türkiye’nin de olumsuz yönde etkilenebileceğinin göstergesi olabilecektir.


Hazırlayan: Semih Karakaya

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder