26 Ağustos 2014 Salı

Yapay Zeka ve Bankalarda Uygulaması


Yapay Zeka kısaca insanın düşünme yöntemlerini analiz ederek bunların benzeri yapay yönergeleri geliştirmeye çalışmak olarak tanımlanmaktadır. Teknolojinin gelişimi hızla sürerken, Yapay Zekanın, Yapay Zeka ile programlanmış robotların, otonom cihazların gelecekte başımıza bir işi açıp açmayacağı bu gelişimin hemen her aşamasında merak ve araştırma konusu olmuştur.

Avustralyalı Robot Bilimci Rodney Brooks TED konuşmasında, 500 yıl içerisinde etrafımızın robotlarla çevrili olacağını, bunun kaçınılmaz bir durum olduğunu söylüyor. Herkes tarafından duyulan, “Robotlar ileride hak iddia edecek mi?” ya da “Ele geçirme istekleri olacak mı?” endişelerine ise robotların sadece birer makine olduğu ve insanların istedikleri zaman onları kontrol edebilecekleri; kötü bir robot ortaya çıkmadan önce daha az kötüsünün çıkması gerektiği ve bu aşamada durdurulabilecekleri şeklinde yaklaşıyor.

Oxford Üniversitesi’nde görev yapan İsveçli bir filozof olan Nick Bostrom ise Eylül ayında çıkacak olan “Süperzeka: Yollar, Tehlikeler, Stratejiler” adlı kitabında Yapay Zekaya karşı çok dikkatli olunması gerektiği, taşıdığı potansiyel tehlikenin nükleerden daha yüksek olduğunu belirtiyor. Yine bir röportajında gelecekte ulaşacağımız bir makine zekasının sebep olabileceği çok büyük varoluşsal tehditlerin olduğunu söylüyor.

Yorumlara baktığımızda robotların dünyayı ele geçirebileceği, hak iddia edebileceği gibi bir ihtimal en azından yakın gelecekte mümkün değil gibi görünüyor. Ancak bazı işlerimizi elimizden almaya başladıkları bir gerçek. Gelecek 10 yıl içinde Yapay Zeka ve Robotların hayatımızı, ekonomiyi ve iş gücünü nasıl etkileyeceği konusunda uzmanlar iki farklı düşünceye sahip. Bir kısmı bu konuda oldukça iyimser bir yaklaşıma sahipken bir kısmı kötümser düşünüyor.

Uzmanların hemen hemen yarısı 2025 e kadar Yapay Zeka ve Robotların pozitif ya da nötr bir etkisinin olacağını düşünüyor. Bu uzmanlar, tarihte teknolojinin iş yıkıcı olarak ortaya çıkmadığını, gelişimi ile birlikte yeni iş alanlarını beraberinde getirdiğini söylüyorlar. Örnek olarak bir XTM cihazının üretimi, programlanması, geliştirilmesi, iyileştirilmesi ve kontrolü, video görüşmesi, güvenliği için birçok çalışana ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak olumsuzluk, şubedeki her işin yapılabildiği bu cihazın, şubelerin yerini almaya başlaması düşüncesi ile ortaya çıkıyor. Bankalar ve müşteriler için maliyet ve hız konusunda oldukça avantajlı olan XTM, çalışanlar açısından bir iş alanının kaybı olarak görülebilir. Kötümser bakış açısına sahip uzmanlar da tam da bu noktada endişeli. Yeterliliği fazla olan insanlara daha fazla ihtiyaç duyulurken az olanlara gerek duyulmayacağını, otomatik yapılabilecek her türlü işi makinelerin yapmaya başlayacağını ayrıca teknolojinin ikinci dalgasının çok daha şiddetli olacağını ve insanların buna ayak uyduramayacağını düşünmektedir. Robotların çok yönlü, becerikli ve büyüme olanağı olan cihazlar olması da bu uzmanların karamsar olmalarının bir sebebi.

Bankaların üzerinde çalışılmakta olan OCR ve VAIPro teknolojileri de Yapay Zeka kullanımına başka bir örnek olarak verilebilir. OCR ile bankadaki operasyonel işler sanallaştırılarak, farklı formatlardaki belgelerin tarama yöntemiyle bilgisayara aktarılması ve elle girilmiş bilgilerle karşılaştırma yapılması mümkün olacaktır. Bu durum da her iki açıdan bakıldığında insanların angarya bir işten kurtulması olarak ya da insanların işinin elinden alınması olarak görülebilir. Müşteri temsilciğinin sanallaştırılması olarak tanımlayabileceğimiz VAIPro projesi de yine işleri oldukça kolaylaştıran, zamandan tasarrufu sağlayan bir başka teknolojidir. VAIPro ile müşteriler ATM’lere konuşarak komut verebilecek, iletişim kurabilecektir. Söylenen her türlü yönerge kavranarak yerine getirilebilecektir. Bu teknoloji IVR teknolojisi ile de birleştirilerek müşterilerin telefon görüşmelerini otomatik yanıt ile yerine getirebilmesi sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu noktada çağrı merkezlerine daha az ihtiyaç duyulacağı için yine bir iş alanının daraltılması ya da yok edilmesi gibi bir durum düşünülebilir.

Hazırlayan: Semra Civan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder