13 Ağustos 2012 Pazartesi

Ülkemizde Katılım Bankacılığı veya Faizsiz Bankacılığın Tarihi-1

Faizsiz bankacılık tüm dünyada ve ülkemizde oldukça hızlı sayılabilecek bir şekilde gelişmektedir. Bu gelişimin yanında özellikle İslam dünyası içerisinde yer alan bazı fikir ayrılıkları sadece politik, ekonomik veya sosyal hayatlarda farklılık yaratmamış; bunun yanında faizsiz bankacılık anlayışında da farklı düşünce ve uygulamaları beraberinde getirmiştir. Örneğin bir Basel Uzlaşısı’nın tüm geleneksel bankacılık yapan kurumlar için ortak düzenlemeler içermesine benzer şekilde (bu düzenleme aynı zamanda faizsiz bankacılık yapan kurumları da etkilemektedir) tüm dünya faizsiz bankacılığını bir araya getirebilecek bir sistem henüz ortaya konamamıştır. Bu da aynı dine mensup olmalarına rağmen farklı mezheplere veya düşünüş şekillerine sahip toplumlar arasında farklı şekillerde faizsiz bankacılık uygulamaları görülmesine sebep olmaktadır.[1]

Buna bir örnek vermek istediğimizde Malezya’da uygulamaya konulan fakat Körfez ülkeleri tarafından benimsenmeyen Bai-Al Inah (banka herhangi bir finansal varlığı müşterisine satmakta ve bu satışın hemen ardından belli bir iskonto ile satın almaktadır[2]) tarzı bankacılık ürünlerini gösterebiliriz. Bu tarz finansman tekniği Güneydoğu Asya’da faizsiz bankacılık yapan kurumların en temel yöntemlerinden biri olduğu halde Körfez ülkelerinde kesinlikle hoş karşılanmamaktadır.

Faizsiz bankacılık konusunda kısa bir tesbit yapıldıktan sonra aşağıda da söz konusu kavramın kronolojik gelişimine değinilecektir.

İslami bankacılık faaliyetlerinin temelde islamiyet ile gelen ilkeler doğrultusunda başladığı kabul edilebilse de faizsiz bankacılık faaliyetlerinin bu devirden çok önceleri ünlü Babil hükümdarı Hammurabi’ye kadar uzandığı tahmin edilmektedir. Bunun en önemli sebeplerinden biri, devletin kredi ve faiz meselelerine karıştığı ilk uygulamanın bu hükümdarın devrinde olmuş olmasındandır. Yine bu sebeple bankacılığın doğuşunun da bu devirde olduğu kabul edilmektedir.[3] Hammurabi’yi ünlü yapan bir diğer unsurun da bu hükümdar tarafından ortaya konan ve 250’nin üzerinde maddenin yer aldığı kanunda faizsiz bankacılıkla ilgili bazı çıkarımlara ulaşılmasıdır.[4]

Bu tarihten sonra uzun zaman önemli bir gelişme görülmeyen faizsiz bankacılık faaliyetlerinde Egibi ve Murashu adındaki yahudi ailelerinin özellikle Tevrat’taki yasaklar gözetilerek yapmış oldukları bankacılık faaliyetleri göze çarpmaktadır. Bu aileler zamanında karşılaştıkları büyük tepkilere rağmen faizsiz bankacılık işlemlerine devam etmişlerdir.[5]

Mısır’da faizsiz bankacılığın gelişmesi Büyük İskender’in burayı işgal etmesinden (M.Ö. IV.yy) sonra bankacılık işlemlerinin yaygınlaşması ile başlamaktadır. Zamanla söz konusu yerde faizi yasaklayan hükümlerin ortaya çıktığı görülmektedir.[6]

Bu gelişmelerle birlikte herhangi bir inanış etkisinde olmayan Aristo’nun da bankacılığa ve ticarete cephe aldığı ifade edilmektedir. Bunun sebebi, o dönemde hem bankacılık hem de ticarette faizin kullanılması ve faizle işletilen paranın mübadeleyi kolaylaştıran bir araç olmaktan çıkıp, geçim sorunları sebebiyle faizli borç alanların ezilmesine sebep olmasıydı.[7]

Devamı 2.yazımızda...


[1] Luca Errico and Mitra Farahbaksh, “Islamic Banking: Issues in Prudential Regulations and Supervision”, IMF Working Paper, Mart 2008, Sayı: WP/98/30, s. 4.
[2] Institue Bank – Bank Malaysia, “Islamic Banking”,  http://www.ibbm.org.my/pdf/Chap%2014%20amended%20010305t060205.pdf
[3] Feridun Ergin, Para Siyaseti, İstanbul: Sermet, 1972, s.19
[4] Jon Roland, “The Code of Hammurabi”, http://www.constitution.org/ime/hammurabi.pdf (Erişim: 15.06.2008)
[5] Cihangir Akın, Faizsiz Bankacılık ve Kalkınma, İstanbul: Kayıhan, 1986, s. 110.
[6] Mehmet Takan, Bankacılık Teori Uygulama ve Yönetim, İstanbul, Nobel, 1.Baskı: 2001, s.16.
[7] Ergin, a.g.e., s.26-27.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder