2 Ağustos 2012 Perşembe

Volatilite Nedir? Çeşitleri Nelerdir?

Finansal piyasalardaki artan risk, piyasaların bu koşullar altında finansal varlıkları doğru fiyatlandırabilmesi için uygun ve doğru tanımlanmış bir risk ölçütünün önemini ön plana çıkarmıştır. Riskin “getirilerin olasılık dağılımının varyansı” veya “getirilerin olasılık dağılımının standart sapması” olarak tanımlanması finansal ekonomide genel kabul görmüştür. Varyans zaman içinde özellikle türev araçların fiyatlandırılması, risk azaltım stratejilerinin değerlendirilmesi ve risk priminin belirlenmesinde riskin bir ölçütü olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Yukarıdaki tanımdan da anlaşılabileceği gibi volatilite bir varlıktan elde edilmesi beklenen getiriler üzerindeki belirsizliğin bir ölçütüdür.[1] Bu varlık hisse senedi, döviz kuru vb. varlıklar olabilir. Bunun dışında volatilite belli bir zaman dilimi içerisinde herhangi bir dayanak varlığın veya piyasanın üzerinde gerçekleşen değişikliğin ölçütü şeklinde de tanımlanabilir.[2]

Volatilitenin özellikle 1970 ile 1980’lerde bir çok ülkede yaşanan deregülasyonlar sonucu finansal pazarların derinleşmesi ve gelişmesi ile birlikte giderek artmaya başladığı gözlemlenmiştir. Bu sebeple özellikle finansal piyasa volatilitesinin 1980’li yıllar boyunca büyük ölçüde arttığı gözlenmektedir. Ekim 1987’de ise hisse senedi fiyatlarındaki büyük çöküş dikkat çekerken, bir çok yatırımcı ve finansal piyasa analizcisi de o dönemlerde döviz kuru volatilitesinin de hisse senedi volatilitesi kadar yükseldiğini düşünmüştür.[3]

Volatilitenin bir finansal zaman serisi üzerinde etkisi birkaç saat gibi kısa süreli olabilirken, başka bir finansal seri üzerinde 10 sene gibi uzun bir süre devam ettiğini görmek mümkündür. Eğer haberler birbiri ardına hızla gelirse ve veri, gelen haberleri toplamak için yeterince yüksek sıklıkta ise, bu durumda kazançlar bir volatilite grubu oluşturacaktır. Daha düşük sıklıkta oluşan volatilitenin nedenleri arasında ise, makro ekonomik ve kurumsal değişiklikler yatmaktadır. Örneğin, 1930’ların yüksek volatilitesi, makro ekonomik olaylarla açıklanır. Düşük sıklıkta tekrarlanan veriler, makro ekonomik dalgalanmaların da az olduğunu gösterirken, yüksek sıklıktaki veriler hisse senedi volatilitesi hakkında daha çok şey söylemektedir. Bu yaşanan gelişmeler ve bir çok yatırımcının önemli zararlar ile karşılaşması volatilite kavramının ve bunun hesaplanmasının önemli olmasını sağlanmıştır.[4]

Volatilite temelde bir varlık getirisindeki değişkenliği ifade ettiği için yatırımcılar potansiyel bir volatilite artışı karşısında daha fazla tasarruf yapma yönünde eğilimde bulunacaklardır. Bu da doğal olarak insanların gelirlerinin daha az tüketime kayacağı ve doğal olarak mal ve hizmet piyasalarının da olumsuz etkileneceği anlamına gelmektedir. Böylece o ekonomideki büyümede resesyon beklentisi artacaktır.

Volatilite temelde üç şekilde sınıflandırılmaktadır. Bunlar da aşağıda belirtilmektedir:
  • Tarihsel Volatilite
  • Stokastik Volatilite
  • Gizli (Zımni) Volatilite

[1] John Hull, Options, Futures and Other Derivatives, ABD: Prentice Hall, 2006, s.758.
[2] Tom Gentile, The Stock Market Course, ABD: John Wiley and Sons, 2001, s.129
[3] Hülya Kanalıcı Akay ve Mehmet Nargeleçekenler, “Finansal Piyasa Volatilitesi ve Ekonomi”, Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, Sayı:1, Cilt:61, 2006, s.2.
[4] Mustafa Sevüktekin ve Mehmet Nargelecekenler, “İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında Getiri Volatilitesinin Modellenmesi ve Ön raporlanması”, Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, Sayı:4, Cilt:61, 2006, s.244.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder