27 Ağustos 2012 Pazartesi

Reel Sektör Döviz Borçlanması Üzerine Bir İnceleme

Ülkemizde döviz borçluluğu uzun yıllardır reel sektör üzerinde bir problem olarak kendini göstermiştir. Bu sebeple bu çalışmada reel sektörün döviz yükümlülükleri ile döviz varlıklarının incelenmesine çalışılacaktır.

Aşağıdaki grafikte sol eksende döviz yükümlülükleri, sağ eksende bankalara olan döviz yükümlülükleri ve döviz varlıkları yer almaktadır. Görüldüğü üzere 2010 yılı başından itibaren hem toplam yükümlülükler hem bankalara olan yükümlülükler büyük artış göstermiştir. Bu tarihten itibaren iki veri paralel bir hareket göstermiştir. Döviz varlıklar ise 2008 yılından beri önemli bir artış göstermemiş, dalgalı bir seyir izlemiştir. Reel sektörün döviz açığı bu sebeplerle son 3 yılda büyük bir artış göstermiştir.

Reel Sektör Döviz Yükümlülükleri ve Döviz Varlıkları

Reel sektördeki kısa vadeli döviz pozisyonuna bakıldığında 2008-2011 yılları arasında çok büyük bir değişiklik olmadığı, 2011 yılı içerisinde ise yükümlülüklerin önemli ölçüde artış göstermesi sonucu döviz açığı ciddi boyutlara ulaşmıştır. 2011 eylül ayından itibaren ise hem döviz yükümlülüklerinin azalması hem de varlıkların artması sonucu döviz açığı eski boyutlarına geri dönmüştür. Reel sektördeki bu hareketlenmenin ülke cari açığına benzer olduğu, ekonomiyi soğutma çabaları sonunda açığın tehlikeli boyutlara ulaşmasının engellendiği söylenebilir.


Kısa Vadeli Döviz Pozisyonu












Reel sektörün bankalara olan döviz yükümlülükleri ile altın alış kuru karşılaştırıldığında iki değişken arasında önemli bir korelasyon olduğu gözükmektedir. 2008 yılından itibaren veriler incelendiğinde reel sektörün döviz borçlanma rakamları ile altın alış kuru arasındaki korelasyon katsayısı 0.958 olarak gerçekleşmiştir. Borçlanma rakamları dolar kuru ile karşılaştırdığında ise korelasyon katsayısı 0.763 olmaktadır.

Altın Fiyatları, Bankalara olan Döviz Borcu İlişkisi
Yapılan bu çalışmaya göre;
  
·       Reel sektörün döviz borcu yıllar itibariyle giderek artarken döviz varlıklarında önemli bir artış olmamıştır.
·    Kısa vadeli döviz açığı 2011 yılında önemli bir miktarda artış göstermiş, akabinde alınan önlemler neticesinde büyük sıkıntılara yol açmadan azaltılmıştır.
·     Reel sektörün bankalara olan döviz borçları ile altın alış kuru arasındaki kuvvetli korelasyon bu iki değişkenin benzer faktörlerden etkilendiğini göstermektedir.

Ramazan Yavuz Cebe

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder