18 Ağustos 2014 Pazartesi

Leadership and the term "lead"


Many people believe that leadership is simply being the first, biggest or most powerful. Leadership in organizations has a different and more meaningful definition. Very simply, a leader is interpreted as someone who sets direction in an effort and influences people to follow that direction. How they set that direction and influence people depends on a variety of factors.
 
Leadership is an emerging concept that we use in contemporary business life. Every company and every group need a leader in order to achieve goals. These goals may be producing values for the environment or producing profit for the stake holders. Under the leader, the subordinates are finding beneficiary environments for themselves. The level of self-confidence of the workers and the level of empowerment is very high in the leadership process.
 
As explained before, leadership is an emerging concept. There are many theories explaining leadership. Nevertheless, in the last fifty years the leadership concept has been analyzed in a different way. As we know from childhood; especially in developing or undeveloped countries, there is a myth that, there is a strong correlation between males and the effective leadership. Leadership has been tailored to males by the traditional countries. Females weren’t supposed to have leadership characteristics.
 
Leadership concept has been emerged for hundreds of years to grow up to the contemporary definition. This concept can be seen in two different ways. One of them is “the consequence of a set of traits or characteristics possessed by leaders” and the other one is “the social process that emerges from group relationships”.[1]
 
Before going into the detailed definitions of leadership we must define the root of the term; “lead” first. “To lead” means “to go with or in front of a person / people or animal(s) to show the way or to make them go in the right direction.”[2] Therefore we understand that the person who is leading the group for same purpose is called leader. Leaders are the people who are “leading people, walking besides them and the people may not know their existence.”[3]
 
Leadership is a very wide concept that we cannot make only one definition of it. The selected definitions are stated below:
·          Leadership is a set of qualities or characteristics attributed to those who are perceived to successfully employ such characteristics.[4]
·          Leadership is the art of influencing human behavior through an ability to directly influence people and direct them to a specific goal.[5]
·          Leadership is the process by which an agent induces a subordinate to behave in a desired way.[6]
·           Leadership is the process of influencing the activities of group toward goal setting and goal achievement.[7]
 
As mentioned above leadership has many definitions. Nevertheless, these definitions are mainly pointing some specific terms. These can be classified as “influence”, “group”, “activities”, “goal achievement” etc. To sum up, leaders are the people who have unique attributes. These unique attributes leads them to right decisions. They influence their subordinates in order to achieve their targets. 


[1] Richard Bolden, Leadership South West Research Report 1: What is Leadership, First Ed., United Kingdom: University of Exeter, 2004, p. 4. 
[2] Sally Wehmeier, Oxford Wordpower Dictionary, Second Ed., Great Britain: Oxford, 1994, p. 359.
[3] Lao Tsu, Chinese Wiseman, 600 BC.
[4] Missipi State University, Leadership, http://www.ais.msstate.edu/AEE/3803/Fall03pdfs/10-leadershipintro.pdf, 25 April 2006. 
[5] BCS Group, Leaders, Leadership, http://www.ftpi.or.th/added/dwnld/What_is_Leadership-set_Version_1.pdf, 25 April 2006.
[6] BCS Group.
[7] BCS Group.

3 Ağustos 2014 Pazar

Mobil İşletim Sistemi Pazarı 2014

Bankalar mobil uygulama geliştirirken kendilerine en fazla sordukları sorulardan biri hangi işletim sistemleri üzerine bu uygulamaları geliştirmeleri gerekliliğidir. BU konuda bankalarımıza bir ölçüde yardımcı olabilmek adına bu raporun faydalı olacağını düşünüyorum.
 
Apple’ın mobil işletim sistemi pazarındaki payı gittikçe azalıyor. Strategy Analytics tarafından açıklanan rapora göre Android, geçen sene 186,8 Milyon olan cihaz sayısını bu sene Q2 itibari ile 249,6 milyona çıkararak Pazar payını %84,6 seviyelerine getirdi.
 
 
 
Raporda, mobil işletim sistemi pazarının 2013 Q2’den 2014 Q2’ye kadar %26,7 büyüdüğü; buna karşı Apple iOS’un Pazar payının %13,4’den %11,9’a, Microsof’un Pazar payının ise %3,8’den %2,7’ye düştüğü kaydedildi. Bunların yanında Pazar büyümesinin büyüme hızının ciddi oranda düştüğü, görüldü. Zira; 2013 Q2’de önceki seneye göre %48,9 büyüme kaydedilmişti. Bu büyüme hızları ile Microsoft ve BlackBerry’nin yok olma riski olabileceği söylentiler arasında. Böyle bir senaryoda Pazarın Android ve Apple’a kalacağı düşünülebilir.
Android’in pazarı domine etmesinde ucuz Android telefonların yaygınlaşması önemli bir etken olarak görünüyor. Bu durumda Apple’ın daha büyük ekranlı telefon üretmeye yönelmesinin yanında daha ucuz telefonlar üretmesi hamlesi de bekleniyor. Ayrıca Samsung (Tizen) ve Nokia’nın (Asha) alternatif işletim sistemi üretme çabaları da uzun süre sonuç vermeyecek gibi görünüyor.
Dolayısıyla Android’in Google’ın alternatif servisler ile hayatımızda daha çok yer kaplayacağını söylememiz yerinde olacaktır. Google Play üzerinde daha yoğun pazarlama faaliyetleri yürütmenin yanı sıra Google Arama, Google Maps, Gmail, Youtube, Blogger, Google+ gibi servisleri de odağımıza alarak müşterilerimize temas ettiğimiz noktaları kontrol altına almamız bizim için daha önemli hale geliyor.
 
Hazırlayan: H.Furkan Kesler

PayPal - Mobil Ödemeler Araştırması

PayPal’in yaptığı son küresel araştırmaya göre kullanıcılar mobil ödemelerde veri güvenliğinden endişe etmeye devam ediyorlar. Araştırmaya katılanların %78’i online ödemenin kolay olduğunu belirtirken %42’si mobil cihazlarını ödeme yapmak için kullanmadıklarını belirtiyorlar. Bankacılık ile tanışmış 15,105 müşteri ile 15 farklı ülkede yapılan araştırmaya göre Amerika diğer ülkelerdeki tüketicilere göre online finansal bilgi paylaşımında kendilerini en rahat ve güvende hisseden ülke. Global ortalama %59 olmasına rağmen Amerikalıların sadece %29’u bilgilerini paylaşmaktan çekiniyor, bu da onların güvenlik basamaklarında ne kadar ilerlediklerini ve Amerikalı firmaların e-ticaret tecrübelerinde kullanıcıları ne kadar güvende hissettirdikleri ile ilgili bir durumun göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Her ülkeden yaklaşık biner kişinin katıldığı araştırmada bir çok ülkede ödeme bilgilerinin çalınma korkusunun online alışverişin en endişe verici tarafı olduğu belirtiliyor. Türkiye, Singapur, Japonya ve Çin’deki kullanıcılar en fazla ödeme bilgilerinin çalınmasından endişelenirken, Almanya, Avustralya, Amerika ve İtalya’daki kullanıcılar en az bu endişeye sahip ülkeler. Katılımcıların ortalama %57’si bu korkuyu yaşarken, Amerika’da bu oran %46 gibi göreceli olarak daha düşük bir rakamda kalıyor. Genel olarak diğer noktalarda da Amerika’da kullanıcılar daha güvende hissediyorlar. Örneğin yanlış ürünün teslim edilmesi endişesi Amerika’da %22 iken, Singapur’da %53, Çin’de %50 gibi diğer ülkelerde çok daha yüksek bir oranda görülüyor.

Çin’deki katılımcıların %90’ı, Rusya’dakilerin 85’i, Brezilya’dakilerin yaklaşık %70’i ve Türkiye’dekilerin yaklaşık %60’ı ödemelerini telefondan yapıyor. Fakat Çin’de kullanıcıların sadece %35’i mobil ödemenin daha kolay olduğunu söylüyor.

Araştırmadaki dikkat çeken bir nokta ise Amerika’da katılımcıların haftada ortalama 78 dakika ile online alışverişte en az vakit geçiren ülke çıkması. Çin ise 387 dakika ile birinci sırada yer alıyor. Çin ayrıca online alışverişte geçirilen sürenin offline alışveriş süresini geçtiği tek ülke konumunda.

Katılımcıların %82’si tarafından tek seferlik alışveriş için kullanılan ve bir daha ziyaret edilmeyecek olan web sitelerinde bulunan üye olma zorunluluğu ile ekstra vergi ya da gizli masrafların alışverişin son adımında kullanıcıların karşısına çıkartılması diğer iki endişe kaynağı olarak sıralandı.  Diğer problemler ise aşağıdaki şekilde çoğunlukla karşılaşıldı:

·         Her alışverişte kredi kartı bilgilerinin tekrar girilmesi (%30)

·         İşlem bitmeden oturumun sonlanması (%29)

·         Şifre ve PIN’in hatırlanamaması (%26)

Kullanıcılara evlerinden yanlarına almadan asla çıkmadıkları şeyler sorulduğunda %24’ü cep telefonu, %21’i kredi kartı, ve %20’si nakit para cevabını verdi. En yüksek oranı %34 ile anahtarlar oldu.

Katılımcıların %50’si yerel dükkanlarda ve çiftliklerde online ya da mobil ödeme kabul edilmesi takdirde daha fazla harcayacaklarını belirtirken %18’i garaj ve komşu satışlarında daha fazla harcayacağını belirtti.

Taksi sürücüleri ve garsonlar, insanların nakit taşımamalarından en çok etkilenen meslek grubu olarak söylendi ve katılımcıların %29’u aynı şekilde kar amacı gütmeyen kuruluşların da mobil veya online ödeme kabul etmedikleri zaman bir çok bağış fırsatından yararlanamadıkları belirtildi.

Araştırmada nakit taşımadan seyahat etmek de vurgulandı. Cevapların %85’inde nakit taşıma zorunluluğu olmadan daha güvende seyahat edileceği belirtildi, %50’si ise bu sayede potansiyel hırsızlık veya kayıp vakalarının azalacağına inanıyor.

Hazırlayan: F.Gizem Gündoğdu

24 Temmuz 2014 Perşembe

ATM ‘lerin Gelecekteki Rolleri

Diebold firmasından Bose, ATM’lerin şubelerde daha da yaygınlaşacağını ve üzerinden daha fazla işlem( çek bozdurma, bozuk para verme, hesap açma ) yapılacağını vurgulamıştır.
 
Bose ‘a göre; ATM’ler üzerinden birçok işlemin yapılması (video konferans gibi)  para çekme gibi basit işlemler için bekleyen insanların beklememesine yol açacaktır. Bundan dolayı bankalar bu durumu önlemek için şube içinde farklı kiosklar kullanılacaktır. Ya da ATM’lerin bazıları video konferans bazıları ise diğer işlemler için kullanılabilir.

ATM’ler gelecekte beklenilen özellikler:

Hesap Açma:
Önümüzdeki 5- 10 yıl içerisinde müşteriler kendi hesaplarını kendileri açabileceklerdir. Steve Hensley’ in düşüncesine göre Know Your Customer (KYC) için ATM’ler biyometrik özelliklere sahip olacak ve imzalı belgeler tarayıcı yardımıyla alınacak ve bankaya teslim edilecek.

Bu özelliği ile ATM bankalara 24 saat hesap açabilme olanağı sunacaktır.

Biyometrik:
Günümüzde bankalar, kolaylığı arttırmak amacıyla ATM’lerde yapılan kartsız işlem sayılarını arttırmak istemektedirler. Fakat aynı zamanda güvenli en üst düzeyde tutmaları gerekmektedirler. Bunun için hata payının en az olduğu biyometrik çözümler kullanmaktadırlar. Böylece müşteriler güvenli bir şekilde ATM işlemlerini kartsız olarak yapabileceklerdir.

Kullanıcı Deneyimi:
Hensley, bankaların sadık müşteri sayılarını arttırmaları için kaliteli ve kişiselleştirilmiş ATM ara yüzlerine sahip olmaları gerektiğini belirtmektedir.

Bankaların CRM sistemleri, müşterilerin tercihlerini ve ATM işlemlerini çok iyi bir şekilde hatırlaması gerekmektedir. Örneğin, ATM müşterinin geçmiş deneyimlerine göre onun makbuz alıp almadığını bilmeli ve sormadan ona göre davranmalıdır.

Aynı zamanda Michel Denis, ATM’nin müşterilere kişiselleştirilmiş mesajlar vermesi gerektiğini söylemektedir. Örneğin, müşteri ATM’ye para çekmeye geldiğinde faturaları ya da senetleri hakkında son ödeme tarihleri hakkında bilgi verebilmelidir.

Pazarlama:
ATM’ler bire bir pazarlama için en uygun ve etkili kanallardan bir tanesidir. Türkiye ING Bankası, ATM’lerinde self servis kullanıcıları için özel promosyonlar ve yer bazlı reklamlar hazırlamaktadırlar. Bu tür reklamcılık aksiyonları etkili olabilmekte ve doğru kişiye doğru reklam gösterilmektedir.

Çeşitlilik
David Cavell önümüzdeki yıllarda ATM pazarında çeşitliliğin görüleceğini belirtmiştir. Örneğin bazı ATM’lerde para çekme, para yatırma, çek bozdurma, kredi başvurusunda bulunma gibi özellikler bir makinede toplanacakken bazı firmalar ve bankalar ATM fonksiyonlarını farklı farklı ATM’lerde yapabilecekler. Mesela para yatırma makinesi veya sadece video konferans için kullanılan ATM’ler şeklinde.

Kaynak: 2014 ATM Software Trends & Analysis 7th Edition

Hazırlayan: Mehmet Çepni

26 Haziran 2014 Perşembe

Müşterinin Mobil Uygulamalar Üzerine Eğitimi

Bir mobil uygulamayı ilk defa açtığınızdaki deneyim çeşitli sebepler ile önem taşımaktadır. Bunlar aşağıdaki gibi sıralanabilir.
·           Uygulamanın nasıl kullanılacağının anlaşılması & öğretilmesi
·           Müşteri desteği ihtiyacını etkilemesi
·           Müşterilerin uygulamayı tekrar kullanma ihtimalini arttırması

Bu deneyimi geliştirmek adına alınabilecek bir dizi aksiyon var. Bunlar aşağıdaki gibidir;

Okuyarak Değil, Deneyerek Eğitim

Mobil uygulamalar yapısı itibari ile kullanıcılara hız vaat eden programlardır. Uygulamaların ilk açılışlarında genelde tanıtım metinleri ve görselleri yer alır. Bu ekranlar, genelde kullanıcı istesin, istemesin mutlaka görmesi ve geçmesi gereken ekranlardır.

 Ancak uygulamanın nasıl çalıştığını okutarak öğretmeye çalışmak yerine kullanıcıları uygulamayı denemeye yönlendirmek daha iyi bir eğitim yoludur. Bunun için işaretler, efektler veya uygulamanın doğal yapısı içerisinde içerikler kullanılabilir.

 
 
 
 
Zorunluluk Değil, Seçenek

Bu eğitim yaklaşımı (deneyerek öğrenme) kullanıcılara görsel, dokunsal veya işitsel bir tecrübe katacaktır. Hızlı olması gereken mobil uygulamanın hızını, doküman okutarak yavaşlatmayacaktır. Üstelik bu yaklaşım kullanıcının mutlaka görmesi gereken ekranlar olmayacak, kullanmak kullanıcının isteğine kalacaktır.

Demo sunmak

Üyelik adımları uzun ve zahmetli olan uygulamalarda (mobil şube gibi) uygulamayı tanımak için kullanıcıları sisteme dahil etmek zorunda bırakmamak, onları sisteme dahil olmaları için cesaretlendirecektir. Dolayısıyla demo fonksiyonu ile uygulamanın nasıl kullanıldığının anlaşılması sağlanabilecektir. Tabi demodaki örnek bilgilerin temel fonksiyonları gösterir nitelikte olması gerekir. Ayrıca uygulama girişinde net olarak Giriş, Kayıt ve Demo seçeneklerini sunmak kullanıcıların işini kolaylaştıracaktır.

Uygulamayı ilk kullanırken, uygulama adımlarında kullanın o anda ne yapması gerektiği konusunda rehberlik etmek, kullanıcının ne yaptığının farkında olarak süreci takip etmesini sağlayacaktır. Bu rehberlik, kullanıcı süreci öğrendikten sonra gerekli olmayacağından ilk kullanım için uygulanması daha uygundur.
 
Hazırlayan: H.Furkan Kesler
 
 
 
 
 

Internet Trendleri ve Bankacılığa Yansıması

İlk defa geçen sene yayınlanan ve bu yıl daha geniş çaplı hazırlanan Kleiner Perkins Internet Trends raporu, dünya çapında internet kullanıcı sayısı artışında yüzde 10′un altında, akıllı telefonlarda ise yüzde 20 oranında bir büyüme oranı ortaya koymaktadır. Tabletlerde büyüme oranı yüzde 52 olarak gerçekleşmiş olup mobil veri trafiği ise son 1 yılda yüzde 81 oranında büyümüştür.



Dünyada 3 yıldır hızlı büyümesini devam ettiren tablet kullanımının artışının devamı gelecek gibi görünüyor.


Ülke bazında, kullanıcıların öncelikli cihaz tercihlerinde baktığımızda ülkemizde cep telefonu kullanımının tablet ve bilgisayarlara göre çok daha fazla kullanıldığını görüyoruz. Dolayısıyla dünya çapındaki tablet yükselişinin ülkemizi diğer ülkelere göre daha az etkilemesini bekleyebiliriz. Ülkemizde cep telefonu kullanımının bilgisayar’dan fazla olduğu görülmektedir.

Ayrıca dizüstü ve masaüstü bilgisayar satışlarının da düşüşe geçmesi, yapacağımız yatırımları nasıl yöneteceğimiz hakkında bize fikir vermektedir. Buna göre bankalar aşağıdaki sıra ile yatırımlarını gerçekleştirmelidirler:

·         1.öncelikli kanal mobil olarak düşünülebilir.

·         2.öncelikli kanal internet şube olmalıdır.

·         3.öncelikli kanal ise tablet olarak belirlenebilir.

Satış rakamlarına bakarak, yeni yatırımların bilgisayar kanalından ziyade, mobil ve tablet cihazlara yönlendirmek daha doğru olacaktır.
Hazırlayan: H.Furkan Kesler

Mobil Uygulamalar Üzerine Pazarlama Planları

Gerek bankacılıkta gerekse de diğer müşteri deneyiminin oldukça önemli olduğu sektörlerde mobil uygulamalar oldukça popular hale gelmeye başlamıştır. Mobil uygulamalar firmalar için stratejik ürünler halini aldıkları için, resmi bir pazarlama planları olmalıdır. Bu plan 10 adımdan oluşmaktadır:

1.   Mobil uygulama sahiplerini bir araya getirmek ve tek bir ekip olarak yönetmek

Büyük organizasyonlarda mevcut mobil uygulamaların pazarlama stratejilerinin hangi birimler tarafından sahipleneceği konusunda yaygın olarak bir belirsizlik görülür. Bu karışıklığı ortadan kaldırmak için tüm uygulama sahiplerinden oluşan bir takım oluşturulmalıdır.

2.   Uygulama alt yapısına göre pazarlama kaynağı ayırmak

Mobile Marketing Association verilerine göre firmalar pazarlama bütçelerinin yüzde birinden daha azını mobil reklamlara ayırıyorlar. Fakat ROI’ye bakılacak olursa pazarlama bütçelerinin %7-9 kadarı mobil pazarlamaya ayrılabilir durumdadır.

3.   Uygulama merkezli pazarlama hedefleri belirlemek

Uygulama ile ilgili somut hedefler belirlenmelidir. Bu hedefler uygulama marketindeki sıralama, market kategorileri arasındaki sıralama, indirme sayısı, indirme başı maliyet, sadık kullanıcı kazanımı, gelir, organik kullanıcı kazanımı, temel anahtar göstergeler (tıklama sayısı, oturum uzunluğu, uygulama için satın alma vb), uygulama performansı gibi bir çok alanda olabilir.

4.   Mobil ortamda uygulama pazarlamak

Bazı markalar mobil uygulamalarını sahip oldukları web sitesi ya da fiziksel mağaza/şubelerinde tanıtmanın yeterli olduğunu düşünürler. Fakat bu kanallardan tanıtım yeterli değildir. Mobil reklam ağlarında mutlaka bulunulmalı ve müşterilere bu mecralardan da ulaşılmalıdır.

5.   Uygulama marketinde sıralama hedeflemek

Organik kullanıcılar, ücretli reklamlara tıklayarak uygulamaya yönelen ve indirenlerin aksine, uygulama marketlerini gezerken doğal olarak uygulamaları gören ve indiren kullanıcılardır. Dolayısıyla organik müşteri kazanabilmek için uygulama marketlerinde üst sıralarda yer almak hedeflenmelidir. Bir uygulama ne kadar çok indirilirse o kadar çok üst sıralarda yer alır. Çok indirilmek ise ücretli reklamlar ile sağlanabilir.

6.   Sadık müşterileri hedeflemek

Sadık kullanıcılar ROI’ye dönüşen davranışlar sergilerler. Bu davranışlar uygulamayı sürekli kullanmak, uygulama içi satın alma yapmak, sipariş vermek, e-mail bültenine kaydolmak, finansal bir işlem gerçekleştirmek veya firmanın metriklerine göre hareket etmektir. Veriler bir uygulamanın indirildikten bir ya da iki hafta sonra silindiğini gösterdiği için sadece uygulamanın indirilmesi aktif pazarlama için yeterli değildir. Yüksek indirme sayıları bu yüzden sadece yüksek müşteri kaybının bir yüzdesini oluşturur. Dolayısıyla sadık müşterileri tespit etmek ve hedeflemek için gerekli teknolojileri kullanmak gereklidir.

7.   Optimizasyon Teknolojileri kullanarak pazarlama performansını artırmak

Mobil reklamlarda hedeflemeler klasik pazarlama hedeflemelerinden daha basit ve az sayıda kriter ile gerçekleştirildiği için hangi reklamın hangi mecrada daha maliyetli olacağını ve ne kadar bütçe gerekli olduğunu belirlemek daha kolaydır. Bunu belirlemek için çeşitli algoritmalar ile optimizasyon yapılır ve bu algoritmalar gün, saat, cihaz, işletim sistemi, coğrafi bilgiler gibi değişkenleri kullanabilir.

8.   Güvenilir bir mobil pazarlama ortağı seçmek

Mobil pazarlama, dijital pazarlamadan daha spesifik ve özel yetenek gerektiren bir alan olduğu için partnerler dikkatle seçilmelidir.

9.   Test et, öğren, uygula, tekrarla

Stratejileri deneyerek öğrenmek ve hataları gidererek uygulamaya devam etmek pazarlamacıların geleneksel bir kuralıdır fakat mobil dünyada fırsatlar çok çabuk geliştiği ve değiştiği için sürekli test etmek ve öğrenmek döngüsüne takılıp kalma handikapı bulunur. Bu yüzden mükemmel bir strateji oluşturmayı beklemeden mevcut stratejileri en iyi şekilde uygulamak gereklidir. Stratejiler test edilirken bir yandan da yeni medya kaynakları denenmelidir. Bu şekilde mevcut pazarlama kanallarında bulunmayan yeni potansiyel müşterilerin kazanılacağı yeni mecralar da yakalanmış olacaktır.

10. Uygulama geliştiricileri ve iş sahipleri ile düzenli geribildirim döngüleri oluşturmak

En iyi şekilde pazarlanmış uygulamalar bile günün sonunda kullanıcısına bir değer katmamış ise uzun vadede başarılı olamayacaktır. Bu yüzden uygulamalar düzenli bir şekilde güncellenmeli ve bu şekilde kullanıcıların uygulama ile olan etkileşimi sürekli hale getirilmelidir. Pazarlamacılar, uygulama sahipleri ile düzenli olarak bir araya gelerek birbirlerine geri bildirim vermelidirler. Bu bildirimler şu başlıklar altında olabilir:

a. Metriklerin raporlanması: İndirme sayısı, market sıralaması, kategori sıralaması, indirme başı maliyet vb

b.  Uygulama açılış sayfası: Ekran görüntüleri, uygulama tanıtım metinleri, ikon, puanlar vb.

c.   Uygulama tutarlılığı: Farklı departmanlar tarafından yayınlanan uygulamalar varsa bu uygulamalar arasında ikon, birbirlerine yönlendirme gibi açılardan bütünsel bir kullanıcı deneyimi verilmelidir.

d.  Reklam testleri: Yeni ülkelerde reklamlar vererek yeni pazarlar araştırılmalıdır.

e.   Dönüşüm oranları: Eğer uygulama beklenen kullanıcı etkileşimi ve ROI’yi yakalayıp yakalamadığını tespit edebilmek için uygulama kullanım ve dönüşümleri izlenmelidir.
Hazırlayan: Fatma Gizem Gündoğdu
 

Yeni Nesil Müşteri Deneyimi: Multichannel yerine Omnichannel

Tek kullanıcı deneyimi anlamına gelen Omni Channel, dijitalleşmenin imkanlarıyla kullanıcılara kanal bağımsız yani tüm platformlarda tek bir deneyim yaşatırken temelde fiziki kanalların da desteklenmesi anlamına geliyor.  Yani kullanıcılar perakendeden çağrı merkezine kadar tüm kanallarda aynı deneyimi yaşıyor. Omni-channel ile pazarlama stratejileri artık kanal bağımlı değil, marka bağımlı hale geliyor. Internet of things kavramından da beslenen omni-channel değişen kullanıcı deneyiminin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Burada amaç, tüketiciyle bütün kanallar üzerinden iletişime geçmektir.

Teknolojinin sağladığı olanaklar sayesinde artık insanlar sanal dünya ile gerçek dünyayı birlikte yaşıyor ve 7’den 70’e herkes her an internet erişimine sahip olduklarından demografik verilerin pek bir önemi kalmamış gözüküyor. Mobil kullanımının ve internet hızının bu kadar artması, sosyal medyanın hükümetlerin dahi kararlarını etkiler hale gelmesi, hizmet sunanları da doğal olarak etkiliyor. Her an her yerde istediği herhangi bir hizmeti kullanabilme isteği, daha önceleri her platformun kendine özel müşterilerinin istekleri doğrultusunda tasarlanan multi-channel politikasını evrimleştirerek Omni-Channel’a dönüştürüyor. Hizmet sunan şirketler müşterilerinin bu davranışları sonucunda sahip oldukları kanalları (multi-channel) birbirlerine tam entegre ederek tek bir kanal (Omni-Channel) deneyimi sunmaya mecbur kalıyor ya da kalacak gözüküyorlar. Online ve offline(yani dijital ve geleneksel) kanalları arasındaki entegrasyonu sağlayan şirketler başarıya daha yakın gözüküyorlar.

 Sonuç olarak, omni-channel geleneksel kanalların tümüyle yok olması anlamına gelmiyor, aksine dijital pazarlamanın sunduğu imkânlar fiziki kanalların güçlenmesine hizmet etme rolü üstleniyor. Fakat, internet bankacılığından sonra kullanıcılarının çoğu internet şubeye kayan bankalar da evrimleşerek ileride daha sofistike ve özel hizmet veren kurumlar haline gelecek gözüküyor.
 
Hazırlayan: Ebru Yıldırım

Yeni bir Digital Para Birimi: Dogecoin

Dogecoin açık kaynak, bitcoin kombinasyonu bir tür elektronik para birimidir. 8 Aralık 2013 tarihinde ortaya çıkmıştır. Dogecoin diğer internet para birimlerine göre daha hızlı bir üretim trendiyle başlangıç yapmıştır ve 2014 sonuna kadar pazarda yaklaşık 100 milyar adet Dogecoin olacağı öngörülmektedir. Daha sonrasında ise her yıl 5.2 milyar adet dogecoin üretilmesi planlanmaktadır. Henüz ticari anlamda kullanımı az olmasına rağmen, sosyal medya kullanıcılarının internet üzerinden bahşiş ve bağış yapmak için kullanmalarıyla birlikte dogecoin ilgi görmeye başlamıştır.

Dogecoin kullanabilmek için 3 adımda dogecoin cüzdanı oluşturulmaktadır. Burada 3 tip cüzdan mevcuttur;

1.       Desktop Wallet

2.       Phone Wallet

3.       Online Wallet

Bu 3 çeşitten birini seçip işletim sisteminize göre kurulum yaptıktan sonra dogecoin wallet’ı kullanmaya başlıyorsunuz. Dogecoin gönderip, alabiliyorsunuz ve geçmiş işlemlerinizi görebiliyorsunuz. Dogecoin’in geçerli olduğu tüm e-ticaret platformlarında kullanabilirsiniz. Dogecoin hesaplaması yapmak için; http://dogepay.com/ buradaki aracı kullanabilirsiniz.


Hazırlayan: Ebru Yıldırım

Dünyada Nisan Mayıs 2014 Dönemine Ait Bazı Ekonomik Gelişmeler

Ülkemizde ve dünyada Nisan Mayıs 2014 dönemine ait bazı ekonomik gelişmelerin raporlandığı bu çalışmada özellikle Dünya Gazetesinden alınan bilgiler derlenmiştir. Araştırmacılara çalışmalarında kolay sağlamasını dilerim.

·         Almanya Merkez Bankası bankanın sahip olduğu 3 bin 387 ton altını İngiltere ve New York’tan ülkesine getirmeme kararı aldı. Bu piyasalarda çok rahat bu altınları dövize çevrilebileceği belirtildi.

·         S&P Brezilya’nın kredi notunu BBB-‘ye düşürdü.

·         Amerikan bankacılık devi Goldman, FED faizleri 2016’ya kadar arttırmayacağını iddia etti.

·         İngiltere ve Çin Merkez Bankaları yuan işlemleri için banka kuracaklar.

·         FED Başkanı Janet Yellen gelişmek olan ülkelerin paralarının dolar karşısında yükselişe geçeceğini belirtti.

·         Küba’da kritik yabancı yatırım yasası geçti. Yıllık büyümeyi yüzde 7’ye çıkarmak için yabancı yatırımcılar için vergi indirimi ve 8 yıl süreli vergi muafiyeti meclisten oy birliği ile geçti.  Euro bölgesi enflasyonu martta yüzde 0.5 ile tahminlerin altında kaldı.

·         ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Janet Yellen ekonomik büyümenin henüz arzu edilen düzeyde olmadığı belirtti.

·         AB Maliye Bakanları Yunanistan’a verilecek 8.3 milyar euroluk kredi dilimini onayladı.

·         Amerikan Fon News’e röportaj veren IMF Başkanı Avrupa Merkez Bankasına Euro Bölgesindeki düşük enflasyon riskini gidermesi çağrısını yineledi.

·         Uluslararası Kredi Derecelendirme kuruluşu Moody’s Ukrayna’nın Caa2 olan devlet tahvili kredi notunu Caa3 yaparak düşürdü. Not görünümünü ise negatif olarak teyit etti.

·         Dallas FED Başkanı FED tahvil alımlarında azaltım politikasını cari hızla uygulamaya devam etmesi halinde üçüncü parasal genişleme programının ekim ayında tamamlanacağını belirtti.

·         Çin’deki nakit sıkışıklığı borç senetlerini arttırdı. Çin’de özellikle küçük ve orta ölçekli firmaların kredi için Tayvan’daki finans kuruluşlarına başvuru yaptığı iddia ediliyor.

·         Dünya Bankası Çin ekonomisinin büyüme tahminlerini kısmen düşürdüğünü açıkladı.

·         Ünlü yatırımcı Mark Mobius Ukrayna’nın NATO ve Avrupa’nın dikkat çekmesiyle Doğu Avrupa’ya gelen yatırımların artmasını sağlayacağını söyledi.

·         ABD hükümeti Rusya’nın ister açık ister gizli olarak Ukrayna’nın doğusuna girmesi halinde bunun gerginliği çok ciddi biçimde artıracağı uyarısında bulundu.

·         ABD’nin faiz arttırımı görünümüyle ve düşük enflasyon beklentileriyle altın fiyatlarının bu sene düşüşe devam etmesiyle değerli metal Morgan Stanley’nin en az tercih edilen emtia varlıkları arasına girdi.

·         IMF’ye göre Türkiye 2014’te yüzde 2.3 büyümesi öngörülüyor.

·         Amerikan Merkez Bankası’nın son toplantı notları erken faiz artırımı beklentisini boşa çıkardı. Düşük faiz politikasının bir süre daha sürdürüleceğine dair eğilim altın fiyatlarını destekledi.

·         Dünyanın en büyük ekonomilerinin oluşturduğu G 20 zirvesinde üye ülkeler ekonominin büyüme hızını önümüzdeki 5 yılda mevcut trend değerinin yüzde 2 üzerine çıkarma konusunda kararlılıklarını teyit etti.

·         Bank of America Merrill Lynch sonbaharda ABD Borsalarında yüzde 10-15’lik düzeltme öngördü. Dr. Kıyamet lakaplı İsviçreli yatırımcı Faber’de 12 ay içinde çöküş beklediğini söyledi.

·         Dünyanın en zengin dördüncü kişisi Warren Buffett üç ayda Coca Cola portföyü yüzünden 1 Milyar Dolar kaybetti.

·         Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin’de konut satışları ve yeni emlak inşaatı ilk çeyrekte yüzde 25 düştü. Ülke ekonomisi de birinci çeyrekte yüzde 7,4 büyüdü. 2014 resmi büyüme yüzde 7,5’ti.

·         Avrupa Birliği istatistik ofisi Eurostat verilerine göre mart ayı enflasyonu yüzde 0,5 ile beklentilere uygun sonuç çıktı.

·         Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch 2014’ün gelişen ülkelerdeki bankacılık sektörü için zor bir yıl olacağını belirtti. Fitch gerekçe olarak yavaşlama yüksek faiz ve bazı ülkelerdeki politik belirsizliği gösterdi.

·         Fransa’da sosyalist hükümetin bütçe açığını azaltmak için hazırladığı 50 Milyar Euro tutarındaki tasarruf paketini mecliste oylanacağı açıklandı.

·         Londra merkezli ekonomi ve iş araştırmaları merkezi bu yıl İngiliz ekonomisinin yüzde 3,1 büyüme kaydedeceği öngörüsünde bulundu.

·         Avrupa'nın doğalgaz konusunda Rusya bağımlılığını azaltmak amacıyla Azerbaycan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınacak olan Türkmenistan doğalgazına yönelmesi ile ilgili olarak, anlaşmanın Rusya ve İran'ın etkisiyle yakın bir gelecekte gerçekleşmesinin mümkün olmadığı düşünülüyor.

       Avrupa Parlamentosu seçimleri, borç krizi ve işsizlik sorunu sebebiyle birlik ve Euro karşıtı partilerin zaferiyle sonuçlandı.

       AP seçimlerinde aşırı sağın birinci çıkmasıyla Ulusal Cephe'nin lideri Le Pen'in gündemindeki maddelerden biri de Türkiye'nin AB’ye girme konusunda, Fransa'nın veto hakkının arkasında durması.

       İngiltere'nin kaya gazı üretimine yönelik yatırımı 33 milyar euroya ulaşacak ve bunun sonucunda 64 bin kişiye istihdam sağlanmış olacak.

       Japonya'nın net dış varlıklarının büyüklüğü zayıf yeninin de yardımıyla 2013 sonu itibariyle 3.2 trilyon dolara ulaştı. Bu sonuçla Japonya, 23 yıldır dünyanın en büyük finansörü olmayı sürdürdü. Japonya'yı, 2 trilyon dolarla Çin ve 1.9 trilyon dolarla Almanya takip etti.

       Ukrayna'nın yeni devlet başkanı olan Petro Poroshenko’nun ayrılıkçılarla mücadeleyi hızlandıracağını açıklaması üzerine Rus hisse piyasası gerilerken ülkenin parası ruble değer kaybetti.

       Avrupa Merkez Bankası üyesi Yves Mersch, haftaya yapılacak toplantıda düşük enflasyon ve düşük kredi büyümesi ile mücadele kapsamında, seçeneklerden birinin ucuz uzun vadeli fon sağlanması diğerinin de mevduat faizi de dahil olmak üzere faizlerin düşürülmesi olduğunu söyledi.

       Doların güçlenmesi ve Ukrayna seçimleri sonrası azalan güvenli liman ihtiyacı ile birlikte altın fiyatları son 3.5 ayın en düşük seviyesine geriledi.

       Çin’ den AB’ye uzanacak bir ticaret bloğu olan Avrasya Ekonomik Birliği anlaşması Rusya, Kazakistan ve Belarus arasında imzalandı.

       Bu birliğin toplam büyüklüğünün 2.2 trilyon dolar dolayında olduğu ve 2030 yılına kadar entegrasyona 900 milyar dolar katkıda bulunması bekleniyor.

       Ayrıca, Avrasya Birliği kendi ortak parasını basacak ve adı “altın” olacak. Dünya'nın önemli enerji ihracatçıları arasında yer alan Rusya ve Kazakistan'ın ortak para kullanmasının doların rezerv para konumuna zarar vereceği düşünülüyor. 

       Fransız fütürist ekonomist Jacques Attali, son 25 yıla bakıldığında Dünya'nın 7 yıl arayla bir krizle karşı karşıya kaldığını göz önünde bulundurarak,  gelecek krizin 2015 yılında gerçekleşeceğini ve bu krizin eğer hazırlık yapılmazsa Avrupa için öncekilerden daha kötü olacağını belirtti.  

·           San Francisco FED Başkanı John Williams istihdam ve enflasyonun faiz artırımına başlamak için olması gereken yerde olmadığını bu nedenle faiz artırımının 1 yıldan daha uzun zaman alacağını gelecek yılın ikinci yarısında beklediğini kaydetti.

·           Yatırım amaçlı altın talebinin hız kestiği ilk çeyrekte mücevher talebi artış gösterdi, merkez bankalarının alımı da devam etti. Altın fiyatlarındaki düşüş ise talebin parasal değerini % 21 geriletti.

·           Dünya Altın Konseyi (WGC) tarafından yayınlanan rapora göre 2014 ilk çeyrekte global altın talebi 2013 yılının aynı dönemine göre çok fazla değişim göstermeyerek 1.074 ton oldu.

·           Türkiye’de ilk çeyrekte altın takı talebi %12 geriledi ve 5 yıllık ortalaması 17.4 tonun % 17 altında gerçekleşti.

·           Merkez bankaları 2014 ilk çeyrekte alımlarına devam etmelerine rağmen (122.4 ton) geçen yılın aynı dönemine göre %6 geriledi. Burada en büyük sürpriz Irak Merkez banka’sının rezervine 36 ton altın eklediği açıklaması oldu.

·           Avrupa Komisyonu, JPMorgan, HSBC, Credit Agricole bankalarına yönelik “Euro faiz türevlerinde normal fiyatlandırma bileşenlerini tahrif etmeye dönük gizli anlaşmaya dayalı şema uyguladığı” gerekçesiyle soruşturma başlattı.

·           Dünya’nın en büyük petrol üreticilerinden Libya’da ordu ile silahlı gruplar arasında süren çatışmanın petrol fiyatlarını 5 dolar artıracağı tahmin ediliyor.

·           FED’in varlık alımlarına son vermesinin hisse piyasasında %15-20 oranında düşüşe yol açacağı tahmin ediliyor.

Hazırlayan: Tunahan Öz ve Muhammed Oral