11 Kasım 2012 Pazar

Tüketicinin Hakları ve Bunların Finansal İşlemlerde İrdelenmesi

Dünya tarihinin en eski tüketici ve standart yasası, Osmanlı Devleti döneminde, II. Beyazıt tarafından 1502 yılında Bursa’da, Bursa Kanunnamesi olarak yayınlanmıştır.[1] Bu düzenlemeden sonra modern anlamda ülkemiz Anayasasında bile değinilen “devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder”[2] hükmü ile tüketicilerin korunması en esaslı şekilde amaçlanmıştır. Fakat uzun yıllar bu konu hakkında büyük ilerlemeler kaydedilememiştir.

Özellikle 1989 yılındaki 32 sayılı karar ile dövizde ve tüm menkul kıymetlerde serbestiye gidilmesi sonrasında, tüketimde büyük hacimli artışlar yaşanmaya başlanmıştır. Fakat bu artışlarla birlikte tüketicilerin haklarının da savunması gündeme gelmiş ve öncelikle 23.02.1995 tarihinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlüğe sokulmuştur.[3] Fakat daha sonraları hem tüketim anlayışının değişmesi hem de bir çok farklı ürünün piyasaya girmesi ile tüketicilerin korunaksız olduğu farklı alanlar ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu sebeple oldukça önemli düzenlemeler getiren  4822 sayılı kanun ile 4077 sayılı kanunun bazı maddeleri değiştirilmiştir. Bu değişiklik 30.06.2003 tarihinde[4] yapılmış olup halen de bu şekilde kullanılmaktadır.
 
Bu aşamadan sonra da bu kanunda belirtilen temel haklar kanun hükümleri ile anlatılmaya çalışılacaktır.

Ayıplı mal veya hizmetle ilgili hükümler

Belirtilen kanunun ilgili maddesinde geçen, “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yada reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan yada tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir”[5] hükmü ile ayıplı malın tarifi yapılmıştır. Bu durumda herhangi bir tanıtıcı dokümanında veya ilanında yer alıp da tüketiciye bu faydayı sağlayamayan mal ile üretimi veya saklanmasından kaynaklanan bir hata dolayısı ile tüketicinin bundan yararlanma imkanını sınırlayan tüm mallar ayıplı olarak görünmektedir. Örneğin, kameralı olduğu ifade edilen bir postere istinaden satın alınan bir cep telefonu kamerasının çalışmaması veya yetersiz çalışmasından ötürü kusurlu veya ayıplı olabilir.

Aynı maddenin devamında da “tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir”[6] hükmü bulunmaktadır. Görüldüğü gibi burada çok daha farklı noktalara varabilecek olay temelde ayıplı malın tüketici tarafından satıcıya bildirilmesi ile başlamaktadır. Eğer bu bildirim doğru zaman içerisinde yapılırsa satıcı müşterinin:
§  Bedeli geri isteme,
§  Ayıpsız olanla değiştirme
§  Ayıbı oranında indirim isteme veya
§  Onarım isteme

Taleplerinden müşterinin tercih ettiği birisini yerine getirmek zorundadır. Aksi takdirde satıcı hakkında yasal işlem yapılabilecektir.

Aynı maddenin devamında “Sağlayıcı tarafından bildirilen reklam ve ilânlarında veya standardında veya teknik kuralında tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler, ayıplı hizmet olarak kabul edilir”[7] hükmü ile ayıplı hizmet de bu kapsama dahil edilmiştir.

Satıcının Satıştan Kaçınması ile ilgili hükümler

Satıcının temel amacı ürünlerini satmaktır. Tüketici de bunları almaya çalışan kişidir. O sebeple bir satıcı tarafında ürünler satılmak üzere bir rafın veya vitrinin üstüne veya önüne konuluyorsa bu satıcını niyetini göstermektedir. O sebeple bundan vazgeçilmesi özellikle planlarını buna göre yapan tüketiciyi olumsuz etkileyebilir. Bu sebeple “üzerinde numunedir veya satılık değildir ibaresi bulunmayan bir malın; ticari bir kuruluşun vitrininde, rafında veya açıkça görülebilir herhangi bir yerinde teşhir edilmesi halinde satıcı bu malların satışından kaçınamaz”[8] hükmü ile satıcının sorumluluğu arttırılmıştır.

 Sözleşmelerdeki haksız şartlar ile ilgili hükümler

Bilindiği gibi bir çok işletme ile müşterileri arasında sözleşmeler imzalanmaktadır. Bu sözleşmeler her iki taraf açısından da bağlayıcı şartlar öngörmektedir. Fakat iyi niyet kurallarının aksine “satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şart” olarak görülmektedir. Kanunun ilgili maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir”, denmekte ve “eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir”[9] hükmü getirilmektedir.

Buna bir örnek getirirsek bankalar ile müşterileri arasındaki sözleşmeleri verebiliriz. Bilindiği gibi bankalar ticari işlemlerde müşterilerinden GKS (Genel Kredi Sözleşmesi) almaktadırlar. Lehine kredi tespit edilen bütün gerçek ve tüzel kişilerden kredinin kullandırımından önce ve tüm kredilerini kapsayacak şekilde alınan imzalı belgelere “Genel Kredi Sözleşmesi” denir.[10] Tüketici kredileri kullandırımlarında ise, Tüketici Kredisi Sözleşmesi alınmaktadır. Tüketici kredisi ise bilindiği gibi, gerçek kişilerin (bireylerin) ticari amaç dışında mal ve hizmet alımlarının finansmanına yönelik olarak, genellikle bir defada  kullandırılan ve başlangıçta belirlenen faiz oranlarına göre geri ödenen kredidir.[11] Bu sebeple eğer işlem tüketici işlemi ise fakat işlemin teminatı olarak GKS alınmışsa bu sözleşme haksız şartlar içeriyor anlamına gelmektedir. Yapılması gereken bir banka için bu tür verilmiş olan sözleşmelerini en acil yoldan değiştirmektir. Yoksa nakdi cezalar ile karşılaşılabilir.

 Taksitle satış ile ilgili hükümler

Özellikle günümüzde bir çok banka ve işyeri vade farkını üstlenerek veya bunu müşteriye yansıtarak taksitli satış kampanyalarına gitmektedirler. Buradaki amaç müşterilerin sınırlı alım güçlerini arttırmak ve kendilerine uygun imkanlar sunmaya çalışmaktır. Kanunun ilgili maddesinde geçen “Taksitle satış, satım bedelinin en az iki taksitle ödendiği ve malın veya hizmetin sözleşmenin düzenlendiği anda teslim veya ifa edildiği satım türüdür”[12] ifadesi bu olayı tanımlamakta, yazılı şekilde yapılması gereken sözleşmede de aşağıdaki hususların bulunmasını zorunlu kılmaktadır:[13]
§  Tüketicinin ve satıcı veya sağlayıcının isim, unvan, açık adresleri ve varsa erişim bilgileri,
§  Malın veya hizmetin Türk Lirası olarak vergiler dahil peşin satış fiyatı
§  Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek Türk Lirası olarak toplam satış fiyatı,
§  Faiz miktarı, faizin hesaplandığı yıllık oran ve sözleşmede belirlenen faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faizi oranı,
§  Peşinat tutarı,
§  Ödeme planı,
§  Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları

Tüketici kredisi ile ilgili hükümler

Yukarıda da açıklandığı gibi tüketici kredisi, tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir. Bu kredi bankalardan nakit olarak alınmakla birlikte katılım bankalarından ancak satıcıya yapılan ödeme ile sağlanabilmektedir. Murabaha[14] denilen bu faizsiz bankacılık metodu da tüketici kredisi kapsamına sokulmuştur.

Kanuna göre tüketici kredisi sözleşmesinin yazılı olarak yapılması ve bu sözleşmenin bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunludur. Taraflar arasında akdedilen sözleşmede öngörülen kredi şartları da, sözleşme süresi içerisinde tüketici aleyhine değiştirilemez. Bu sebeple örneğin faiz oranı sabittir ve müşteri istese de değiştirilemez.

Kanunda belirtilen hükümlere göre ilgili sözleşmede:[15]
§  Tüketici kredisi tutarı,
§  Faiz ve diğer unsurlarla birlikte toplam borç tutarı,
§  Faizin hesaplandığı yıllık oran
§  Ödeme tarihleri, anapara, faiz, fon ve diğer masrafların ayrı ayrı belirtildiği ödeme planı,
§  İstenecek teminatlar,
§  Akdi faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faizi oranı,
§  Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları,
§  Kredinin vadesinden önce kapatılmasına ilişkin şartlar,

Yer almaktadır.

Bu durumda tüketici kredisi sözleşmesi birlikte geri ödeme tablosunu almak tüketicinin en tabii hakkıdır. Aşağıdakine benzer[16] bir mevduat bankası geri ödeme tablosu almış olan bir kişinin yukarıdaki bazı zorunlulukları öğrendiği kabul edilmektedir.

Örnek Geri Ödeme Tablosu

TARİH
TAKSİT
ANAPARA
FAİZ
KKDF
BSMV
KALAN ANAPARA
1
12.10.2006
961,93
733,93
190
28,5
9,5
9.266,07
2
12.11.2006
961,93
750,66
176,06
26,41
8,8
8.515,41
3
12.12.2006
961,93
767,78
161,79
24,27
8,09
7.747,63
4
12.01.2007
961,93
785,29
147,2
22,08
7,36
6.962,34
5
12.02.2007
961,93
803,2
132,28
19,84
6,61
6.159,14
6
12.03.2007
961,93
821,51
117,02
17,55
5,85
5.337,63
7
12.04.2007
961,93
840,24
101,41
15,21
5,07
4.497,39
8
12.05.2007
961,93
859,39
85,45
12,82
4,27
3.638,00
9
12.06.2007
961,93
878,98
69,12
10,37
3,46
2.759,02
10
12.07.2007
961,93
899,03
52,42
7,86
2,62
1.859,99
11
12.08.2007
961,93
919,52
35,34
5,3
1,77
940,47
12
12.09.2007
961,91
940,47
17,87
2,68
0,89
0

TOPLAM:
11.543,14
10.000,00
1.285,96
192,89
64,29
 


Bu tablodan baktığımızda anapara toplamları kullandırılan kredinin 10.000 TL olduğunu, taksit toplamları olan 11.543,14 TL’nin toplam borcu gösterdiğini, toplam faiz yükünün 1.285,96 TL olduğunu ve bunun üzerinden toplam 257,18 TL vergi ödeneceğini ve toplam 12 ay vadeli bir tüketici kredisi olduğunu rahatlıkla anlayabilmekteyiz.

Bunun yanında ayrıca kanunun ilgili maddesinin devamında “kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir. Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez”[18] hükmü ile müşterinin gecikmesi hakkındaki durumlardan bahsedilmiştir. Böylece müşteri en az iki taksidini ödemez ise banka tarafından kendisine bir ihtarname çekilecektir. Bunun akabinde verilen sürenin bitimi ile birlikte kanuni işlemler başlayabilecektir. Eğer bu süre içinde müşteri gelip tüm borcunu kapatırsa süreç kesilecek ve kredi standart nitelikte bir kredi olarak izlemeden çıkartılacaktır.

Bu maddenin devamında da “tüketici, kredi verene borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi aynı zamanda vadesi gelmemiş bir ya da birden çok taksit ödemesinde de bulunabilir. Her iki durumda da kredi veren, ödenen miktara göre gerekli faiz ve komisyon indirimini yapmakla yükümlüdür”[19] diye başka bir hüküm bulunmaktadır. Bu hüküm erken kapamayı ve taksitlerin erken ödenmesini ifade etmektedir. Daha sonra ifade edilen “bakanlık ödenen miktara göre gerekli faiz ve komisyon indiriminin ne oranda yapılacağının usul ve esaslarını belirler”[20] hükmü ile de T.C.Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın koşulları belirleyeceği bildirilmiştir. Buna göre ilgili bakanlık çıkardığı yönetmelik ile hem erken tahsilatın (bir veya birkaç taksidin erken ödenmesi) hem de erken kapamanın (kredinin tamamen erken kapanması):
§  Vadeden önce ödenecek bir veya birden fazla taksit söz konusu olduğunda, erken ödenen taksit tutarı içinde yer alan anapara tutarı üzerinden akdi faiz oranı ve erken ödenen gün sayısı dikkate alınarak bulunacak faiz, faiz üzerinde hesaplanacak kamusal yükümlülükler toplamı ve komisyon  tutarı kadar indirim yapılır. [21]
§  Erken ödeme, taksit tarihinde yapılıyorsa; vadesi gelen taksit ödemesi, geriye kalan taksit tutarları içerisindeki anapara borcu ve varsa o tarihe kadar tahsil edilmemiş faiz ve kamusal yükümlülükler tahsil edilir. Erken ödeme, iki taksit tarihi arasında yapılıyorsa; ödeme planında yer alan en son ödenmiş taksit tarihiyle, erken kapatma işleminin gerçekleştiği tarih arasında, anaparaya işleyen faiz tutarı, en son ödenmiş taksit tarihi itibariyle geriye kalan taksit tutarları içerisindeki anapara borcu ve varsa o tarihe kadar tahsil edilmemiş faiz ve kamusal yükümlülükler tahsil edilir.[22]

Bu açıklamalardan da anlaşıldığı gibi eğer müşteri taksitlerini zamanında ödüyor ve bankaya olan borcunu tek bir ödemede kapatmak istiyorsa bu durumda kalmış anaparasını ve en son taksitten kapatılan güne kadar olan borcunu getirmesi durumunda işlemi tamamlayabilecektir.

Kredi kartları ile ilgili hükümler

Kredi kartları ile ilgili ayrı bir mevzuat yokken tüketici koruma kanunu ile getirilen  “kredi veren faiz artırımını otuz gün önceden tüketiciye bildirmek zorundadır. Kredi veren tarafından artırılan faiz oranı geriye dönük olarak uygulanamaz. Tüketici bildirim tarihinden itibaren  en geç altmış gün içinde tüm borcu ödeyip kredi kullanmaya son verdiği takdirde faiz artışından etkilenmez. Mal veya hizmetin kredi kartı ile satın alındığı durumlarda, satıcı veya sağlayıcı, tüketiciden komisyon veya benzeri bir isim altında ilave ödemede bulunmasını isteyemez”[23] hükümleri ile kredi kartlarının kullanımına bir düzen getirilmeye çalışılmaktadır. Daha sonra kredi kartları kanunu ile getirilen “kart çıkaran kuruluşlar, talepte bulunmayan veya sözleşme imzalamayan kişiler adına hiçbir şekil ve surette kart veremezler“ ile “asgari tutarın son ödeme tarihini takip eden üç ay içinde ödenmemesi durumunda kart çıkaran kuruluşça kart hamiline yapılacak bildirimden itibaren bir aylık süre içerisinde bu tutarın ödenmemesi yada banka kartı ile kredi kartı kullanımından dolayı adli cezaların uygulanması halinde, ilgili kart çıkaran kuruluşça kart hamiline verilen kredi kartları iptal edilir ve borcun tamamı ödeninceye kadar yeni kredi kartı düzenlenemez”[24] hükümleri ile hem bankalar hem de tüketiciler korunmaya çalışılmıştır. Ayrıca yine aynı kanunda geçen “kart çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri arasındaki ilişkiler, bu Kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde en az oniki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı sözleşme ile düzenlenir. Sözleşmenin bir örneği, kart hamiline ve varsa kefile verilir. Sözleşme hükümleri ve kartın kullanımı hakkında kart hamiline ayrıntılı bilgi verilmesi zorunludur”[25] hükümleri ile de sözleşmenin genel çerçevesi ortaya konulmuştur.

Diğer hükümler

Yukarıda anlatılanlara ilave olarak aşağıdaki hükümler ile de tüketicilerin bir çok konuda korunması amaçlanmıştır. Bunlar aşağıda belirtilmiştir:
§  Perakende satışa arz edilen malların veya ambalajlarının yahut kaplarının üzerine kolaylıkla görülebilir, okunabilir şekilde o malla ilgili tüm vergiler dahil fiyat, üretim yeri ve ayırıcı özelliklerini içeren etiket konulması, etiket konulması mümkün olmayan hallerde aynı bilgileri kapsayan listelerin görülebilecek şekilde uygun yerlere asılması zorunludur.[26]
§  İmalatçı veya ithalatçılar ithal ettikleri veya ürettikleri sanayi malları için Bakanlıkça onaylı garanti belgesi düzenlemek zorundadır. Mala ilişkin faturanın tarih ve sayısını içeren garanti belgesinin tekemmül ettirilerek tüketiciye verilmesi sorumluluğu satıcı, bayi veya acenteye aittir. Garanti süresi malın teslim tarihinden itibaren başlar ve asgari iki yıldır. Ancak, özelliği nedeniyle bazı malların garanti şartları, Bakanlıkça başka bir ölçü birimi ile belirlenebilir.[27]
§  Yurt içinde üretilen veya ithal edilen sanayi mallarının tanıtım, kullanım, bakım ve basit onarımına ilişkin Türkçe kılavuzla ve gerektiğinde uluslararası sembol ve işaretleri kapsayan etiketle satılması zorunludur.[28]
§  İmalatçı veya ithalatçılar, sattıkları, ürettikleri veya ithal ettikleri sanayi malları için o malın Bakanlıkça tespit ve ilân edilen kullanım ömrü süresince, yeterli teknik personel ve yedek parça stoku bulundurmak suretiyle bakım ve onarım  hizmetlerini sunmak zorundadırlar.[29]
§  Ticari reklam ve ilânların kanunlara, Reklam Kurulunca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, dürüst ve doğru olmaları esastır.[30]
§  Tüketicinin kullanımına sunulan mal ve hizmetlerin kişi  beden ve ruh sağlığı ile çevreye zararlı veya tehlikeli olabilmesi durumunda, bu malların emniyetle kullanılabilmesi için üzerine veya ekli kullanım kılavuzlarına, bu durumla ilgili açıklayıcı bilgi ve uyarılar, açıkça görülecek ve okunacak şekilde konulur veya yazılır.[31]

Yukarıdaki maddelerden de anlaşılabildiği gibi satıcıların tüketicileri yanıltacak, yanlış yola sevkedecek her türlü yöntemden sakınmaları sağlanmaya çalışılmaktadır. Özellikle bazı hükümler ile (garanti süresinin 2 yıl oluşu) daha kaliteli malların üretilmesini sağlayacaktır.


[1] “Tüketici Rehberi”, http://www.tuketiciler.org/tr.asp, 20 Eylül 2006.
[2] 1982 tarihli T.C. Anayasası, m. 172.
[3] “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”, http://www.ikev.org/docs/tr/TuketicininKorunmasihkkanun.htm, 20 Eylül 2006.
[4] 4822 Sayılı Kanun ile Değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
[5] A.e., m.4/A.
[6] A.e.
[7] A.e.
[8] A.e., m.5.
[9] A.e.
[12] 4822 Sayılı Kanun ile Değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m.6/A
[13] A.e.
[14] Murabaha: Faizsiz bankacılıkta sıklıkla uygulanan karlı satış adı verilen bir metottur. Burada mal alıcı için satıcıdan alınır ve alıcıya vadeli ve karlı olarak satılır.
[15] 4822 Sayılı Kanun ile Değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m.10/A
[18] 4822 Sayılı Kanun ile Değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m.10/A
[19] A.e.
[20] A.e.
[21] Erken Kapama ve Erken Ödemeler Hakkindaki Yönetmeliği, m.6.
[22] A.e., m.7.
[23] 4822 Sayılı Kanun ile Değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m.10/A
[24] 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu, m. 8.
[25] A.e.,m. 24.
[26] 4822 Sayılı Kanun ile Değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m.12.
[27] A.e., m.13.
[28] A.e., m. 14.
[29] A.e.,m. 15.
[30] A.e.,m. 16.
[31] A.e.,m. 17.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder