12 Kasım 2012 Pazartesi

Kalkınma Kavramı ve Kalkınma Bankacılığı

Kalkınma bankacılığına değinmeden önce kalkınma kavramının tanımlanmasında fayda bulunmaktadır. Türk Dil Kurumu’nun sözlüğüne göre kalkınma; “ Durumunu düzeltmek, aşamalı bir biçimde gelişmek, ilerlemek” veya ekonomik manada “zenginleşmek” anlamlarına gelmektedir.[1] Görüldüğü gibi bu anlamdaki kalkınma kavramının kökleri, sermaye ve teknolojinin kalkınma için gerekliliği açısından, bir yönüyle ekonomik alanın içindedir. Fakat diğer bir yönüyle bu alanın dışında; eğitimde, örgütlenmede, disiplinde ve bunlarında ötesinde siyasal bağımsızlıkta ve ulusal bir kendine güvenme bilincinde yatmaktadır. Çünkü kalkınma, yabancı teknisyenlerin ya da sıradan insanlarla ilişiğini yitirmiş yerli bir seçkinler topluluğunun becerikli aşılama operasyonları ile yaratılamaz. Ancak teker teker herkesin işgücünün, zekasının, heyecanının ve azminin seferber edilerek; geniş kapsamlı bir imar hareketi olarak sürdürülürse başarı kazanılır. Bu da nüfusun tamamının eğitimini, örgütlenmesini ve disipline sokulmasını içeren bir süreci gerekli kılmaktadır. Günümüz geri kalmış toplumlarının birbirinden kopmuş ve birbirine ilgisizliği artmış sınıflardan oluşması, dolayısıyla toplumsal bütünlüğü zedelenmiş bir yapıya dönüşmüş olması, bu tanımı daha da önemli hale getirmektedir.[2]

Genellikle kalkınma tanımı yapılırken, büyüme ile karıştırılarak tanımlama yoluna gidilmektedir. Bu yolla hem büyüme ile farkı anlatılmakta hem de böylece ayrıntılı olarak kalkınma kavramı ortaya koyulmaktadır. Kalkınma büyümeden temelde nitelik bakımından farklıdır. Bu yönünü belirtmek için kalkınma, ekonomik ve sosyal kalkınma olarak tanımlanmalıdır.

Ekonomik kalkınma, belli bir dönem zarfında üretim faktörleri birimleri başına verimliliğin devamlı artması dolayısıyla bir ülkenin kişi başına gerçek gayri safi milli
hasıla veya gelirinde artış olduğu bir olaydır. Kalkınmanın, büyümeden temel farkı sosyal yönüdür. Makineleşme ve sanayileşmenin gelişmesi ile birlikte ortaya sosyal olaylar ve sosyal değişmeler çıkmıştır. Bu sosyal olay ve değişmeler her yerde aynı zamanda ortaya çıkmamış ve aynı etkiyi yapmamıştır. Sanayileşme, toplumda yeni yapılanmalara (işçi sınıfı gibi), bu yeni yapılanmaların sebep olduğu dengesizliklere (gelir dağılımı dengesizliği gibi) sebep olmuştur.[3]

Kalkınma kavramına değindikten sonra kalkınma bankalarının tanımından da bahsedebiliriz. Kalkınma bankaları savaş sonrası ekonomilerin toparlanmasında aktif rol almış olan ve hemen hemen her ülkede özellikle de gelişmekte olan ülkelerde örneklerine rastlanan bir tür finansal organizasyon olarak tanımlanabilecektir.[4] Özellikle savaş sonrasında yıpranmış ve tükenmiş ekonomik durumdan kurtulmak isteyen ülkeler kendilerine finansal açıdan yol gösterecek ve kalkınma hamlelerini destekleyecek bazı finansal aracılar aramaktaydılar. Bu arayış da kalkınma bankalarının kurulması ile sonuçlanmıştır.

Kalkınma bankacılığı için bir çok insan bir çok tanım getirmiştir. Bunlardan bazıları ve sektörde söz sahibi olmuş değişik insanların ilgili bankacılık türü hakkındaki görüşleri aşağıda verilmektedir:[5]
·         William Diamond: Kalkınma bankaları bir ekonomi içerisindeki girişimci faaliyetleri tanıtan, destekleyen ve geliştirilmesine aracılık eden bir çeşit promosyon ajansıdır.
·         A.G. Kheradjou: Kalkınma bankaları kendi sosyo ekonomik çevresine tepki gösterip aksiyon alabilen bir canlı organizma gibidir.
·         Hans Erich Bachem: Kalkınma bankası kurmak bir çok ülkedeki sinai ve tarımsal problemlerin çözümünde kullanılan en geçerli ve yaygın yollardan biri olarak kullanılagelmiştir. Bunlar ekonomiye oldukça önemli katkılarda bulunmuşlardır.
·         C.D.Khanna: Bir kalkınma bankasının çalışması; finans, muhasebe, hukuk gibi bir çok disiplinin aynı anda ve uyumlu olarak çalışması ile mümkündür.

Kalkınma bankacılığı sadece ülkelerin kendileri için kurdukları birer organizasyon  olmayıp zaman zaman ülkeler üstü şeklinde de kalkınma bankalarının kurulduğu gözlemlenmiştir. Bunlara örnek olarak:[6]
·         Asya Kalkınma Bankası
·         Afrika Kalkınma Bankası
·         Inter Amerikan Kalkınma Bankası
·         Avrupa Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Bankası
·         Islam Kalkınma Bankası

Verilebilir.

5411 sayılı bankacılık kanununa göre kalkınma ve yatırım bankaları “Bu Kanuna göre mevduat veya katılım fonu kabul etme dışında; kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren ve/veya özel kanunlarla kendilerine verilen görevleri yerine getiren kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki şubelerini ifade eder[7] şeklinde tanımlanmaktadırlar. Elbette bu açık bir tanım değildir. Fakat bankacılık mevzuatımızda bu şekilde yer almaktadır. 

Kalkınma bankacılığı, yatırım bankacılığına çok benzemekle birlikte bazı noktalarda bu bankalardan ayrılmaktadır. Yatırım bankacılığı gelişmiş ülkelerde ortaya çıkmasına karşın kalkınma bankacılığı daha çok sermaye piyasası gelişmemiş, sermayenin kıt olduğu ülkelerde ortaya çıkmıştır. Kalkınma bankaları amaç olarak marjinal tasarruf ve yatırımın düşük olması nedeniyle tasarrufları ve yatırımları mutlak olarak ayırmaya yönelik politikayı benimsemişlerdir.[8]


[2] Cengiz Yavilioğlu, “Ekonomik Kalkınma ve Motivasyon Arasındaki İlişki”, Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt.2, Sayı.2, s.111.
[3] Hatice Yanık, “Bankacılık Sektörünün Ekonomik Kalkınmaya Etkileri”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü, 2008, s.3.
[4] Kalpana Vaish, Entrepreneurial Role of Development Banks in Backward Areas, ABD: Concept Publishing Company, 1993, s.1.
[5] Pawan Kumar Sharma, Development Banks and Entrepreneurship Promotion in India, Hindistan: Mittal Publications, 1991, s.2.
[6] Anne O. Krueger, Economic Policies at Cross-Purposes: the United States and Developing Countries, ABD: Brookings Institution Press, 1993, s.76.
[7] 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, m.3.
[8] Alptuğ Bacak, “Türkiye’de Kalkınma ve Yatırım Bankacılığı ve Finansal Performanslarının Değerlendirilmesi (Türkiye Kalkınma Bankası - TKB - İncelemesi)”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Muğla Üniversitesi SBE, 2007, s.51.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder