12 Kasım 2012 Pazartesi

Türkiye'de Kalkınma Bankaları ve Hukuki Çerçeve

Ülkemizde kalkınma bankacılığı çeşitli kanunlarda ele alınmıştır. Bunlardan en önemlisi bankacılık kanunudur. 5411 sayılı kanunda sadece kalkınma bankaları değil diğer tüm bankalar da ele alınmış ve faaliyetlerinin çerçevesi çizilmiştir. Bu genel kanun dışında özellikle ülkemizdeki kalkınma bankalarının kuruluşları ile ilgili kanunlar ve şirket ana sözleşmeleri göze çarpmaktadır. Bu kanunlardan bu yazıda bahsedilecektir.

Türkiye Sınai ve Kalkınma Bankası evvelki bölümlerde de belirtildiği gibi II.Dünya Savaşı’nın hemen ardından ekonomik olarak yıpranmış ülkemizde aşağıdaki amaçları gütmek için yapılanmıştır:[1]
  • “Türkiye’de öncelikle sanayi sektöründe olmak üzere bütün ekonomik sektörlerdeki girişimlere ait yeni tesislerin kurulmasına, varolan tesislerin genişletilmesine ve modernleştirilmesine, çalışmalarının geliştirilmesine yardımcı olmak, Yurt dışında girişimciler tarafından doğrudan veya ortaklıklar halinde yürütülecek projelerin ve çalışmaların gerçekleştirilmesine, para ve sermaye piyasalarının geliştirilmesine yardımcı olmak,
  • Yabancı ve yerli sermayenin Türkiye’de yatırım yapmasına, kurulu veya kurulacak şirketlere katılmasına yardım etmek ve katılmayı özendirmek,
  • Türkiye’de sermaye piyasasının gelişmesine yardım etmek ve şirketlere ilişkin menkul kıymetlerin özel mülkiyete geçirilmesine ve özel mülkiyette kalmasına çaba göstermek,”    
Diğer önemli bir kalkınma bankası olan Türkiye Kalkınma Bankasının kuruluşuna dair kanunda da aşağıdaki amacı güttüğü görülmektedir:

“Bankanın amacı; Türkiye'nin kalkınması için, anonim şirket statüsündeki teşebbüslere kârlılık ve verimlilik anlayışı içinde kredi vermek, iştirak etmek suretiyle finansman ve işletme desteği sağlamak, yurtiçi ve yurtdışı tasarrufları kalkınmaya dönük yatırımlara yöneltmek, sermaye piyasasının gelişmesine katkıda bulunmak, yurtiçi, yurtdışı ve uluslararası ortak yatırımları finanse etmek ve her türlü kalkınma ve yatırım bankacılığı işlevlerini yapmaktır.”[2]

Yukarıdaki maddelerden anlaşıldığı gibi hem TSKB hem de TKB, hem yerli hem de yabancı projeler ekseninde ülkemizdeki kalkınmaya ülke çapında destek vermektedir. Bunun yanında diğer bir kalkınma bankası olan İller Bankası da diğer bankalardan aşağıdaki maddelerde belirtilen amaçları itibari ile ayrılmaktadır:
“A) Birinci maddede gösterilen idare ve kurumların yapacakları mahalli kamu hizmetleriyle ilgili tesisler, yapılar ve diğer işler vücude getirmelerini kolaylaş- tırmak; şehir, kasaba ve köylerin kuruluş ve imarı yolundaki plan ve programla- rın gerçekleştirilmesini desteklemek amaciyle bunlara, kendi tüzüğünde yazılı esas ve şartlara göre kredi sağlamak;    
B) (Değişik: 14/10/1983-2921/2 md.) 13/7/1972 tarihli 1609 sayılı Kanun hü- kümleri saklı kalmak şartıyla, bu idare ve kurumların istemleri üzerine harita, plan, proje, keşif ve etütleri yapmak veya yaptırmak, idare ve kurumların vücuda getirecekleri tesis ve yapılardan mahallince yaptırılmasına imkan olmayan veya Banka tarafından toplu olarak yapılmasında fayda bulunanları, yatırım programları içinde meydana getirmek, idare ve kurumların istemleri aranmaksızın bunların Banka yatırım programında yer alan işlerinden hibe veya fon yardımlarının katkı- sıyla gerçekleştirecek olanları Banka eliyle yapmak veya yaptırmak;    
C) (Değişik: 14/10/1983-2921/2 md.) Bankadan alınan kredilerle yapılan iş- lerden 13/7/1972 tarihli 1609 sayılı Kanunla yapım ve denetlemeleri Bayındırlık Bakanlığına verilenler dışında kalanların isteme ve imkana göre fenni nezaret ve denetlenmesini üzerine almak;    
D) Birinci maddede gösterilen idare ve kurumlara gerekli olacak makine, aletler ve edevat, gereç ve eşyadan temin edebileceklerini bu idare ve kurumlara satmak veya kiralamak;    
E) Bu idare ve kurumların banka araciyle sigorta ettirmek isteyecekleri men- kul ve gayrimenkul malları sigorta ettirmek;    
F) Tüzüğünde izin verilecek banka işlerini yapmak;    
G) Yukarda yazılı ödevleri yapmak üzere her türlü araç ve malzeme temin et- mek ve bu işler için gerekli tesisleri doğrudan doğruya veya ortaklık suretiyle vücude getirmek, bu konuda yapılacak işlere, gerekli görülürse, ortaklık etmek.  

Görüldüğü gibi ilk iki bankaya göre daha yerel bazlı projeler desteklenmekte gibi görünmektedir. Fakat bu yerel projelerin daha yakın ilgi ile daha kapsamlı değerlendirildiği anlamına gelebileceği düşünülebilir.

İller Bankası’nın öneminden bahsetmeye devam edersek; öncelikle Cumhuriyet yönetiminin Osmanlı yönetiminden 389 belediye devraldığını söylemekle başlayabiliriz. Söz konusu belediyelerin 20’sinde düzenli içmesuyu, 4'ünde elektrik tesisatı, 17'sinde mezbaha, 7'sinde spor alanı, 29'unda park ve bahçe, 90'ında düzenli pazar yeri saptanabilmiştir.[3] Bu durum, Cumhuriyetin ilk yıllarında belediyelerin hemen tamamında kentsel altyapının olmadığını göstermekte ve İller Bankası’nın kurulması fikrinin ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Bir diğer kalkınma bankası statüsünde olduğu düşünülen Eximbank (Türk İhracat ve Kredi Bankası A.Ş.) da yine ülkemizin kalkınmasına özellikle ihracatın desteklenmesi kanalı ile destek vermektedir. Bankanın ana sözleşmesinde bankanın amacı “ihracatın geliştirilmesi, ihraç edilen mal ve hizmetlerin çeşitlendirilmesi, ihraç mallarına yeni pazarlar kazandırılması, ihracatçıların uluslararası ticarette paylarının artırılması, girişimlerinde gerekli desteğin sağlanması, ihracatçılar ve yurt dışında faaliyet .gösteren müteahhitler ve yatırımcılara uluslararası piyasalarda rekabet gücü ve güvence sağlanması, yurt dışında yapılacak yatırımlar ile ihracat veya döviz kazandırma maksadına yönelik yatırım malları üretim ve satışının desteklenerek teşvik edilmesi”[4] şeklinde gösterilmektedir.

Kalkınma ile ilgili bankalar dışında bir de devlet planlama teşkilatı mevcut olup bu durum da ülkemizin kalınma planlarının hazırlanması konusunda gayret göstermektedir. Kalkınma planlarının hazırlanması konusunda DPT’nin kuruluşuna dair KHK’da “Başbakan veya ilgili Bakan, Bakanlar Kurulunun onayladığı esaslar ve hedefler çerçevesinde kalkınma planı ve yıllık programların hazırlanması konusunda Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına direktif verir”[5] denmektedir. Bunu takip eden maddede ise kalkınma planının kabulü ile ilgili “Kalkınma planının Başbakanlığa sunulmasından itibaren bir hafta içinde Yüksek Planlama Kurulu toplanır. Kurul bu planı inceleyerek, planın kabul edilmiş bulunan ana hedeflere uygun olup olmadığını bir raporla Bakanlar Kuruluna bildirir. Plan Bakanlar Kurulunda incelenerek kabul edildikten sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onayına arz olunur[6] denmektedir.


[1] TSKB Ana Sözleşmesi, m.2.
[2] 4456 Sayılı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketinin Kuruluşu Hakkında Kanun, m.3.
[3] Sedat Çelik, Belediye Hizmetlerinin Karşılanması ve Finansmanında İller Bankasının Rolü, Ankara: Sosyal planlama Genel Müdürlüğü, 1993, s.4.
[4] Türk İhracat ve Kredi Bankası A.Ş., “Ana Sözleşme”, m.7.
[5] 540 Sayılı DPT Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, m.26.
[6] 540 Sayılı DPT Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, m.27.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder