8 Ocak 2013 Salı

Varlık Yönetim Şirketleri: İsveç Uygulaması

Politik anlamda tarafsızlığı ile bilinen ve bir çok ülkeler arası politik kuruluşa üye olmayan İsveç’in son 25 yılına baktığımızda; 1980’ler boyunca pek çok ülkeyle kıyaslandığında yüksek enflasyon oranları yaşadığı görülmüştür. Döviz kuru reel olarak değerlenmiş, 1973 ile 1980 arasında yapılan altı devalüasyon ile geçici olarak kurun değeri düşmüş, sonraki yıllarda yeniden yükselmiştir.[1] Daha sonra finansal serbestleşmeyi takip eder şekilde kredilerde önemli bir büyüme yaşanmıştır. 1983 – 1987 döneminde ortalama kredi büyümesi yıllık %8 olurken 1987 – 1990 aralığında ise bu rakam %16’lara kadar çıkmıştır. 1992 yılından 1995 yılına kadar ise bankacılık sektöründe yaşanan krize paralel olarak verilen kredilerde yıllık %5 gibi bir düşüş yaşanmıştır.[2]

Eylül 1990’da şirket yatırım sertifikaları çıkaran bir finans firması olan Nyckeln’in vadesi gelmiş sertifikalarını ödeyemez hale gelmesi bu piyasanın tamamına yayılan bir kriz başlatmıştır. Bu şirket özellikle ticari gayrimenkul finansmanı ile 1989 yılında elde ettiği %37,5’luk özkaynak karlılığı oranını koruyamamış ve gayrimenkul sektöründe yaşanan daralma ile kredilerin geri ödenmemesi problemleri karşısında teminatların değerlerini kaybetmesi sonucunda büyük zararlarla karşılaşmıştır.[3]

Bankacılık sektörüne de hızla yayılan bu kriz ile birlikte gecikmiş alacaklarda önemli artışlar meydana gelmiştir. Bu gelişmeler üzerine İsveç hükümetince kurulan Securum ve Retriva adlı şirketler birbirlerinden ayrı tüzel kişiliğe sahip olan kamu kuruluşlarıdır. Her iki kuruluş da aslında, devlet tarafından devralınan iki banka (Nordbanken ve Gotha Bank) için birer tasfiye fonu (ya da kötü banka)[4] olarak işlemiştir. Gayrimenkul piyasasının 10 ile 15 yıl arasında tekrar toparlanacağı beklentisi ile bu süre zarfında faaliyet göstermek[5] üzere 1992 yılında kurulan Securum 1997 yılında faaliyetlerini sona erdirmiştir. Retriva ise 1993 yılında faaliyetlerine başlamış ve 1995 yılında Securum’a devredilmiştir.

Securum Nordbanken’in 8,67 milyar dolarlık varlığını satın aldığında Atlanta’daki ofis yerlerinden Birleşik Krallık’taki otellere kadar bir çok gayrimenkulün sahibi haline gelmiş ve bu alanda Avrupa’nın en büyüğü olmuştur.[6]

Securum ve Retriva varlıkları defter değerleri üzerinden devralmışlardır. Devredilecek varlıklar belirlenirken temel olarak 15 milyon kronun (1,5 milyon dolar) üzerindeki krediler seçilmiştir. Bir diğer kriter de devredilen kredilerin değişik ülkelerde faaliyet gösteren firmaların kredileri olmasıdır. İki kurum da menkul kıymetleştirilebilecek türde kredi devralmamıştır.

Securum ve Retriva’nın ellerindeki varlıkları kısa bir sürede tasfiye etmekte başarılı oldukları görülmektedir. Buna bağlı olarak iki kurum da başlangıçta öngörülen süreden daha kısa bir süre faaliyet göstermiştir. Ayrıca, Securum ve Retriva’nın kuruluş nedeni olan iki banka başarılı biçimde yeniden yapılandırılmışlardır. Yönetiminde değişiklik yapılan bu bankalar operasyonel olarak yeniden yapılandırılmışlar ve özel sektördeki yatırımcılara satılmışlardır.


[1] Aydan Aydın, “İsveç  Bankacılık  Sistemi Kriz, Krizde Yapılanlar ve Kriz Sonrası”, Bankacılar Dergisi, 2002, No: 40, s. 13-14.
[2] Jan Hansen , “Financial Instability and Monetary Policy: The Swedish Example”, http://www.bcb.gov.br/htms/Seminarios/estabilidadeFinanceira/speaking_notesJan%20Hansen.pdf.
[3] Moody’s Investors Service, “The Swedish Commercial Paper Market”, http://www.moodyskmv.com/research/files/wp/sf2639.pdf.

[4] “Securum – Bad Bank of Sweden”,  http://www.onemint.com/2009/02/27/securum-bad-bank-of-sweden/

[5] Clas Bergström, Peter Englund ve Per Thorell, “Securum and the Way out of the Swedish Banking Crisis”, Studieförbundet Näringsliv och Samhälle’ye Sunulan Rapor Özeti, Mayıs 2003, s.6.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder