12 Eylül 2012 Çarşamba

Finans Bilimi ve Finansal Sistem

Finans; bir işletmenin servetini veya değerini maksimum kılmak için bir dizi finansal veya ekonomik prensibin uygulanması anlamına gelmektedir. Bir diğer önemli kavram olan finansal yönetim ise işletme sahiplerinin servetini maksimum kılmaya yarayan planlama kararlarının alındığı bir süreç olup; para, sermaye piyasaları ve yatırımlar ile birlikte finans sektöründe çalışanların en önemli kariyer yolları arasında yer almaktadır.

Ekonomik anlamda piyasalar, mal ve faktör piyasaları olarak ikiye ayrılabilir. Faktör piyasası; işgücü, sermaye ve doğal kaynaklardan oluşur. Bu nedenle, finansal piyasa, faktör piyasasının önemli bir kısmını oluşturur. Finansal piyasalar, tasarruf fazlası olan kişilerin, tasarruflarını, tasarruf açığı olan kişilerin kullanımına sundukları piyasalardır. Bu piyasalarda fonların el değiştirmesi, fon talep edenlerin fon arz edenlere bir belge vermesi ile olmaktadır. Bu nedenle, finansal piyasalar, finansal varlık olarak ifade edilen kıymetli evrak niteliğindeki bu belgelerin alınıp satıldığı piyasalardır.
           
Finansal piyasalar, finansal varlıklara fiyat oluşturma, varlıkların likiditesini artırma ve el değiştirme maliyetlerini düşürme gibi fonksiyonlara sahiptirler. Bu maliyetler, işlem, araştırma ve bilgi edinme maliyetleridir. Finansal piyasalara fon sunan yatırımcılar, fon talep eden bireyler ve işletmeler, bunların piyasaya sundukları finansal varlıklar ve aracı kurumlar, bir bütün olarak "Finansal Sistemi" oluştururlar. Finansal sistem, yazılı veya teamül halindeki kurallar doğrultusunda çalışmaktadır. Hükümetler, hazırlayacakları yasa ve yönetmeliklerle piyasaların hukuksal çerçevesini belirler, işleyişini düzenler ve denetim kurumları aracılığıyla piyasaları denetim altında tutarlar.

Finansal piyasaları, çeşitli ölçütlere göre sınıflandırmak mümkündür. Fon arz ve talebinin vadesi bir yıla kadar olan piyasalara para piyasası, bir yıldan uzun olan piyasalara ise sermaye piyasası denmektedir. Finansal varlıkların alım satımının yapılacağı belirli bir yerin veya yasa ve kuralların uygulanıp uygulanmamasına göre de bir ayırım yapmak mümkündür. Bu durumda, organize olmuş veya organize olmamış piyasalar olarak bir ayırım yapılabilir. Piyasanın yöresel olup olmamasına göre de bir sınıflandırma yapmak mümkündür. Başka bir sınıflama da birincil piyasa, ikincil piyasa, nakit ve türev piyasalar şeklinde yapılabilir.

Para piyasası ile sermaye piyasası arasında çok yakın bir ilişki vardır. Uygulamada para ve sermaye piyasaları iç içe geçmiş durumdadır. Çünkü, ekonomide fon arz ve talep edenler, her iki piyasada da faaliyet gösterirler. Yatırımcılar, ellerindeki fonları, en az risk ile en yüksek verimi sağlayacak şekilde yatırıma aktarmak isterler. Bu nedenle, yatırımların para piyasasında veya sermaye piyasasında değerlendirilmesi çok önemli değildir. Bunun için, finansal piyasalara aktarılan fonlar, para piyasalarından sermaye piyasalarına veya sermaye piyasalarından para piyasalarına doğru olabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder