9 Eylül 2012 Pazar

İşletme Değeri Kavramı ve Değeri Etkileyen Nitel Faktörler


İşletme değeri konusu, günümüz finans dünyasının en önemli konularından bir tanesini oluşturmaktadır. Finans bilimi özgün bir bilim dalı olarak anılmaya başladığı zamandan günümüze kadar geçen sure içerisinde finans yazınında en çok tartışılan konulardan bir tanesi işletme değerinin hesaplanması konusu olmuştur. Bu kavramı kısaca tanımlarsak, işletme değerinin “işletmenin varlıkları ve yükümlülüklerinin; ilerleyen dönemlerde elde edilmesi beklenen tüm gelirlerinin ve bunlar dışında nicel olarak hesaplanamayan çalışanları, müşterileri, tedarikçileri ve  hissedarlar ile olan ilişkileri” kapsamında hesaplanan bir değer olduğundan bahsedilebilir.


İşletme değeri birçok farklı durumdan veya faktörden etkilenmektedir. Buna göre işletme değerini etkileyen başlıca faktörler aşağıda belirtilmektedir. Bu faktörler aşağıda da görülebildiği gibi nicel (sayısal olarak ölçülebilen) ve nitel (sayısal olarak ölçülemeyen) faktörlerden oluşmaktadır:
Nitel Faktörler
İşletmenin kuruluş yeri seçimindeki uygunluk: İşletmenin kuruluş veya faaliyet yeri işletme değerinde oldukça etkilidir. Buna göre insan ve malzeme kaynağına yakınlık, lojistik imkânlarının elverişli oluşu, hava şartları ve içinde bulunulan sosyo-kültürel faktörler işletmenin değerinde etkili olacaktır. Örneğin dış ticaret yapan bir işletmenin limanlara yakın oluşu işletmenin kara yolu taşımacılığına gerek duymamasına sebep olacak bu da işletmenin değerini yükseltebilecektir.
Üstün bir yönetici kadrosu ve işletme yönetiminin başarı derecesi: İşletmenin kaynaklarının yanında bu kaynakların nasıl etkili ve düzenli planlanacağına karar veren bir yönetici kadrosu bulunmaktadır. Babadan oğla geçen yöneticilik yerine profesyonel yöneticiliğe önem veren; yetenekli, bilgili ve tecrübeli insanları yönetime getiren işletmelerin değeri elbette diğerlerine göre farklı ve yüksek olacaktır.
Üretilen mal ve hizmetlerin kalitesi ve başarılı bir satış örgütünün varlığı: Üretilen mal ve hizmetin kalitesi, etkin bir organizasyon ve işleyen süreçler dizisinin bir sonucudur. Fakat bunun yanında üretilen mal ve hizmetlerin etkin şekilde müşterilere ulaştırılması gerekmektedir. Bu da başarılı bir satış örgütü ile mümkün olabilmektedir. Bilindiği gibi etkin bir satış için gerekli olan bu konuda deneyimli, belirli bir müşteri portföyü olan bir satış takımıdır. Bir işletmenin değeri de belirtilen bu unsurların sağlandığı işletmelerde daha fazla olacaktır.
Maliyet giderlerinin ve sürümün iyi organize edilmesi: İşletmeler sadece daha fazla fiyata satış yapmayı değil, maliyetlerini kontrol ederek hatta aşağı çekecek önlemleri alarak (bunu yaparken kalitenin azalmamasına dikkat etmelidirler) zaman zaman fiyatlarında indirime gidip satışlarını arttırmaya gayret etmektedirler. Bu durum her işletme için geçerli olamamaktadır. Bunun sebebi, maliyetlerini azaltmak isteyen işletmelerde etkin bir sistemsel yapı ile bu konuda duyarlı insan kaynağının var olma zorunluluğudur. Ayrıca işletmeler müşteri portföylerini genişletip daha fazla üretmeye ve birim başına karlılığı azaltarak daha rekabetçi olmaya gayret etmektedirler. Bunları başarabilen işletmeler daha değerli hale gelmektedir.
Verimli çalışmayı mümkün kılan bütün imkanların mevcut olması: İşletmenin kaynaklarının yanı sıra bu kaynakların etkin şekilde bir araya getirilmesi de önemlidir. Ayrıca bu kaynakların doğru ve optimum şekilde planlanması da verimliliği arttırıcı bir etkide bulunacaktır. Belirtilen bu hususların sağlanabilmesi için çeşitli yazılımlar geliştirilmiştir. Günümüzde sıklıkla kullanılan KKP (Kurumsal Kaynak Planlama) sistemleri bir işletmenin tüm bölümlerini tek bir bilgisayar sistemi altında toplayarak değişik departmanların ortaklaşa veri paylaşımını sağlamaktadır. Bu ortak bilgi sistemi sayesinde, ihtiyaç duyulan tüm bilgiler bir veritabanında kurumsal çalışanların hizmetine sunulmaktadır. Bu ve buna benzer aktiviteleri geliştiren işletmelerin değeri diğerlerine göre daha yüksek olacaktır.
Monopol avantajları: Monopol piyasasında fiyatları tek başına etkileyemeyecek kadar çok sayıda alıcı ve bunların karşısında tek bir satıcı vardır. Bu durumda fiyatı belirleyen, tek firmanın arzı ile piyasa talebi ya da toplam taleptir. Monopolcü firmanın karını maksimize eden üretim ya da arz miktarı ile piyasa talebinin eşitlendiği noktada, piyasa denge fiyatı oluşmaktadır. İşte bu durumda bulunan işletmelerin değeri oldukça yüksek olacaktır.
Müşterilerin işletmeye verdikleri değer: İşletmenin maddi veya manevi tüm varlıkları düşünüldüğünde ortaya çıkan değerden faklı olarak müşterilerin işletmede gördükleri subjektif bazı unsurlar olabilir ve bu işletmenin değerinin fazlalaşmasına veya müşteriden müşteriye farklılaşmasına sebep olabilir. Örneğin, bir işletme sadece manevi nedenlerden dolayı başka kişiler tarafından talep edilebilir.
Üretim safhası sırlarının varlığı: Üretim veya ürün sırrı kavramı işletmenin temel yetenekleri ile yakından ilgilidir. Buna göre temel yetenek, bir işletmeyi başka işletmelerden ayıran, işletmenin vizyonunu gerçekleştirmesinde rol oynayan, rakipler tarafından kolayca taklit edilemeyen bilgi, beceri ve yeteneği ifade etmektedir. Bir faaliyetin işletmenin temel yeteneği olabilmesi için; işletmenin kısa ve uzun vadeli yaşamı için temel sayılmalı, rakipleri tarafından kolayca görülememeli, işletme vizyonunda vazgeçilmez olmalı, belirli bilgiler kaynaklar ile süreçlerden oluşmalı ve ürünlerin meydana gelişinde etkili olmalıdır. Bu yetenekler işletmelere yeni ürünler veya süreçler geliştirmelerini sağlamakta ve böylece farklılaşmalarını sağlamaktadır. Bu da işletmenin değerliliğini olumlu etkilemektedir.
Çalışanlara yüksek düzeyde özel çalışma programlarının uygulanması: Çalışanların kalitesinin yüksek olması işletmenin değerini olumlu etkileyecektir. Fakat çalışanların kalitesi sadece yeni işe alımlarda uygun eleman seçmekle değil var olan personelin yetiştirilmesi ile de mümkün olabilecektir. O sebeple, eğitim ve geliştirme programlarına önem veren, bu konuda faaliyet göstermek amacıyla kurulmuş ayrı eğitim departmanları olan işletmelerin değeri daha yüksek olacaktır.
İşçi ve işveren ilişkilerinin uyumu: İşverenler İş Kanunu’nun ilgili maddesi gereği çalışanlarına eşit davranmakla yükümlüdürler. Bu şekilde faaliyetlerine devam eden işverenlerin ne yargı ne de işçileri ile bir sorunu olmayacaktır. Bu durumda işçilerin motivasyonu artacak ve daha üretken olacaklardır. Ayrıca çalışanların işletmeyi sadece para kazanılan bir yer olarak değil duygusal bağlarının da olduğu bir mekan olarak görmeleri işletmenin performansını olumlu etkileyecektir. Bu da işletmenin değerini olumlu etkileyecektir.
Uluslararası ilişkilerinin iyi olması: İşletmelerin ulusal itibarı yanında uluslararası saygınlığı ve tanınırlığı da işletme değerini olumlu etkileyecektir. Evvelce uluslarası bağlantılarını gerçekleştirmiş yabancı piyasalarda belli bir piyasa edinmiş olan işletmelerin hem karlılığı hem de satışları daha iyi olacaktır. Bu durumda işletmenin değeri artacaktır.
İşletme dışı ilgi gruplarıyla iyi ilişkilerin olması ve söz konusu grupların subjektif değerlendirme kriterleri: İşletmenin değerini etkileyen sadece müşterileri, tedarikçileri veya yurtdışı bağlantıları olmamaktadır. Bunun yanında devletle olan ilişkileri, bankalar ile olan bağlantıları, finansal kurumların işletmeye tahsis ettiği kredi limitleri vb. faktörler de oldukça önemli hale gelmektedir.

Yararlanılan Kaynaklar:
TSPAKB (Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kurumlar Birliği), (2007), Analiz Yöntemleri
İş Kanunu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder