31 Ekim 2012 Çarşamba

Karşılıklar Kararnamesi ve Bankalar İçin Önemi

Vadesi geldiği halde ödenmemiş bir alacak, gecikmiş alacak[1] olup sorunlu bir kredi oluşumu bu noktada önem kazanmaktadır. BDDK’nın yayınlamış olduğu 1 Kasım 2006 tarihli “Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar için Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”te (Bankacılar arasında bilinen adıyla Karşılıklar Yönetmeliği) kredilerin sınıflandırması gerçekleştirilmiştir. Buna göre;[2]
Birinci Grup - Standart Nitelikli Krediler ve Diğer Alacaklar: Bu grupta;
1)       Kredilendirilebilir nitelikte finansman yapısına sahip gerçek ve tüzel kişilere kullandırılan,
2)       Anapara ve faiz ödemeleri, borçlusunun ödeme gücüne ve nakit akımına göre yapılandırılan,
3)       Ödemeleri süresinde yapılan, gelecekte de geri ödeme sorunları beklenmeyen, tamamen tahsil edilebilecek nitelikte olan,
4)       Borçlusunun kredi değerliliğinde zayıflama tespit edilmemiş olan ve zafiyet belirtisi bulunmayan, krediler ve diğer alacaklar sınıflandırılır.

İkinci Grup - Yakın İzlemedeki Krediler ve Diğer Alacaklar: Bu grupta;
1)       Kredilendirilebilir nitelikte finansman yapısına sahip gerçek ve tüzel kişilere kullandırılmış olan ve anapara veya faiz ödemelerinde halihazırda herhangi bir sorun bulunmayan, ancak, borçlunun ödeme gücünde veya nakit akımında olumsuz gelismeler gözlenmesi ya da bunun gerçekleşeceğinin tahmin edilmesi veya krediyi kullananın önemli ölçüde finansal risk tasıması gibi nedenlerle yakından izlenmesi gereken veya,
2)       Anapara veya faiz ödemelerinin kredi sözlesmesinde yeralan sartlara uygun olarak yapılmasında sorunlar doğması muhtemel olan ve bu sorunların giderilmemesi durumunda borcun tamamının veya bir kısmının geri ödenmeme riski bulunan veya,
3)       (Değisik alt bend: RG-23/1/2009-27119) Geri ödenmesi kuvvetle muhtemel bulunmakla beraber, mazur görülecek çeşitli nedenlerle anapara veya faiz ödemelerinin tahsili, vadelerinden veya ödenmesi gereken tarihlerden itibaren otuz günden fazla geciken ancak Üçüncü Grupta sınıflandırılma için gerekli gecikme süresi koşulunu taşımayan veya,
4)       Borçlusunun kredi değerliliği zayıflamamış olmakla birlikte düzensiz ve kontrolü güç bir nakit akımı yapısına sahip olması nedeniyle zafiyete uğrama ihtimali yüksek olan, krediler ve diğer alacaklar sınıflandırılır.

Üçüncü Grup - Tahsil İmkânı Sınırlı Krediler ve Diğer Alacaklar: Bu grupta;
1)       Borçlusunun özkaynaklarının veya verdiği teminatların borcun vadesinde ödenmesini karsılamada yetersiz bulunması nedeniyle tamamının tahsil imkanı sınırlı olan ve gözlenen sorunların düzeltilmemesi durumunda zarara yol açması muhtemel olan veya,
2)       Borçlusunun kredi değerliliği zayıflamış olan ve kredinin zafiyete uğramış olduğu kabul edilen veya,
3)       Anaparanın, faizin veya her ikisinin tahsili vadesinden veya ödenmesi gereken tarihlerden itibaren doksan günden fazla geciken ancak yüz seksen günü geçmeyen veya, 
4)       Borçlusunun işletme sermayesi finansmanında veya ilave likidite yaratmada sıkıntılar yaşaması gibi nedenlerle anaparanın veya faizin veya her ikisinin bankaca tahsilinin vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren doksan günden fazla gecikeceğine kanaat getirilen, krediler ve diğer alacaklar sınıflandırılır.

Dördüncü Grup - Tahsili Şüpheli Krediler ve Diğer Alacaklar: Bu grupta;
1)       Mevcut koşullarda geri ödenmesi veya tasfiyesi muhtemel görünmeyen veya,
2)       Vadesi gelen veya ödenmesi gereken kredi tutarlarının tamamının kredi sözleşmesinde yer alan hususlar çerçevesinde banka tarafından tahsilinin sağlanamayacağı kuvvetle muhtemel olan veya,
3)       Borçlusunun kredi değerliliğinin önemli ölçüde zayıfladığı ve zafiyete uğradığı kabul edilen, ancak birleşme, yeni finansman bulma imkanı veya sermaye artırımı gibi olanakların borçlunun kredi değerliliğine ve kredinin tahsil kabiliyetine yapması beklenen katkı nedeniyle henüz tam anlamıyla zarar niteliği taşımadığı düşünülen veya,
4)       Anapara veya faizin ya da her ikisinin vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren tahsilinin gecikmesi yüz seksen günü geçen, ancak bir yılı geçmeyen, krediler ve diğer alacaklar sınıflandırılır.

Beşinci Grup - Zarar Niteliğindeki Krediler ve Diğer Alacaklar: Bu grupta;
a)      Tahsilinin mümkün olmadığına kanaat getirilen veya,
b)      Ana paranın veya faizin veya her ikisinin vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren tahsili bir yıldan fazla gecikmiş olan veya,
c)      Üçüncü ve Dördüncü Gruplarda belirtilen özellikleri taşımakla birlikte, vadesi gelen ve ödenmesi gereken alacak tutarlarının tamamının bir yılı aşacak bir sürede tahsilinin sağlanamayacağının kuvvetle muhtemel olması nedeniyle zafiyete uğramış olduğuna ve borçlusunun kredi değerliliğini tam anlamıyla yitirdiğine banka tarafından kanaat getirilen, krediler ve diğer alacaklar sınıflandırılır.”

Görüldüğü gibi krediler beş grup altında sınıflandırılmakta ve bu sınıflandırmada yer alan temel prensipler yukarıdaki gibi belirtilmektedir. Bu yönetmelikte sorunlu krediler, “donuk alacaklar” şeklinde belirtilmekte ve “4 üncü madde uyarınca, Üçüncü, Dördüncü ve Besinci Gruplarda sınıflandırılan tüm alacaklar, tahakkuk ettirilen faizlerin ve borçlu üzerindeki faiz benzeri yüklerin ana paraya ilave edilip edilmediğine veya yeniden finanse edilip edilmediğine bakılmaksızın, bu Yönetmeliğin uygulanmasında donuk alacak olarak kabul edilir[3] denmektedir. Görüldüğü gibi söz konusu yönetmelik 1 ve 2. grup kredileri değil; 3.,4. ve 5. grup kredileri donuk alacaklar veya sorunlu krediler olarak görmektedir.


[1] Garanti Eğitim, Sorunlu Krediler ve Risk Yönetimi, İstanbul: Garanti Eğitim Yayınları, 2008, s.19.
[2] 1 Kasım 2006 tarih ve 26333 sayılı Resmi Gazete, Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar için Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, m.4.
[3] 1 Kasım 2006 tarih ve 26333 sayılı Resmi Gazete, Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar için Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, m.5.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder