9 Ekim 2012 Salı

Kıyı Bankacılığı ve Kara Para Aklama

Gelir Vergisi Kanunu’nun 1’nci maddesine göre; "Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği, tasarruf ve harcamasına kaynak teşkil eden her türlü kazanç ve iratların safi tutarıdır. Yurt dışındaki off-shore merkezlerde açılan şubelerde elde edilen kazançlar Türkiye’de toplanmakta ve bu kazançlar üzerinden bankalar tarafından kurumlar vergisi ödenmektedir. Fakat yurt dışında açılan off-shore hesaplarına yatırılan mevduatlara ödenen faizler üzerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’ncü maddesi uyarınca vergi tevkifatı yapılmamaktadır. Bu noktada söz konusu tevkifatın olmaması banka müşterilerinin ilgili kazançlar için hiçbir vergi mükellefiyetinin bulunmadığı kanısını uyandırmış bir nevi vergisiz olarak elde edilmiş kazanç olduğu kanısına varılmıştır.[1]

Kıyı bankacılığının etkileri ele alındığında daha çok vergi cenneti ülkelerde bir araç olarak kullanıldığı gözükmektedir. Bütün dünyada genel bir sorun olarak görülen kara para aklama işlemleri vergi cenneti ülkelerde kıyı bankaları aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Kara paranın nakit formundan kurtulması için vergi cennetlerinde mevcut finans kurumları aracı olarak kullanılabilmektedir. Buna örnek olarak kişilerin, oto finans borç yöntemini kullanarak kıyı bölgesi finans merkezlerinde mevcut kıyı bankaları aracılığı ile kara para aklama eylemini gerçekleştirirken yaptıkları işlemler aşağıdaki gibi sıralanabilir:[2]
·         Kara para aklayacak kişi, kıyı bölgesi finans merkezine giderek parayı burada faaliyet gösteren (A) Bankasına yatırır. (Daha sonra bu parayı başka bir ülkedeki (B) Bankasına da aktarabilir.)
·         Kendi ülkesindeki (C) Bankasına başvurarak (A) Bankasındaki hesabını teminat göstermek suretiyle kredi talebinde bulunur. (C) Bankası da bu krediyi kendisine verir.
·         Kişi, aldığı kredi ile istediği yatırımı yapar.
·         Kredi (C) Bankasına geri ödenmez. (C) Bankası da bu kişinin teminat gösterdiği A Bankasındaki parasını haciz eder.
·         Böylece kişinin parası, yaptığı yatırım şeklinde aklanmış olarak ortaya çıkar.


[1] Ercan Alptürk ve Ayfer Kayacan, Gelirler Kontrolörleri, “Off-Shore Hesaplarının Finansal Ve Vergisel Boyutu İle Ortaya Çıkan Sorunların Değerlendirilmesi” , http://www.bilgininadresi.net/Madde/31455/Off-Shore-Hesaplarının-Finansal-Ve-Vergisel-Boyutu-İle-Ortaya-Çıkan-Sorunların-Değerlendirilmesi
[2] Semih Öz, “Zarar Verici Vergi Rekabetine Karşı Yapılan Uluslararası Çalışmalar”,
Vergi Sorunları, Vergi Sorunları Dergisi, Sayı 143, Ağustos 2000, s. 34- 35.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder